Tuğçe göz yaşlarıyla toprağa verildi

01tugce 

15 Kasım’da Offenbach’ta iki genç kızın taciz edilmesine karşı çıkan 23 yaşındaki Tuğçe Albayrak’ın aldığı darbe sonucunda hayatını kaybetmesi üçerine  3 Aralık’da cenaze töreni yapıldı. Törene yüzlerce kişi katıldı.

Almanya’da doğmuş, büyümüş ve okumuş Türkiyeli Tuğçe Albayrak iki genç kızın çığlıklarına kulak verdi. İki insan yardım istiyordu.. O küçücük bedeni ama kocaman yüreğiyle saldırganlara, tacizcilere “Ne yapıyorsunuz, utanmıyor musunuz” diye öfkeyle seslendi. Saldırganlar güçlü idi! Ve bir yumrukla kendini yerde buldu. Tuğçe daha yerde yatarken saldırganların tehditleri devam ediyordu.

Kısa bir süre sonra hastaneye kaldırılan, Tuğçe Albayrak artık komadadır. Beyin kanaması geçirdiği anlaşılınca kurtarmak mümkün olmadı.

Binlerin katıldığı yaş günü kutlaması

Tuğçe yaşasın diye dilekler tutulur. Işıklarla “seni seviyoruz, ne olur yaşa” yazıları yazıldı. Binlerce insan hastane önünde toplanıp, doğum gününü kutlayarak ailesinin acısını bir nebze de olsa paylaşıtı.

Tuğçe’nin cesurca tutumu ve olay bir anda Almanya’nın gündemine oturttu. Her biri en ağır yıllara eş değer günler geçer ancak yüreklere su serpecek haber bir türlü gelmez. Tuğçe’nin annesi, babası, kardeşleri, yakınları ve tüm sevenleri acılar içinde bozuşan insan ilişkilerine kahrederler.

Ve sonunda Tuğçe, doğum günü olan 28 Kasım‘da daha henüz 23 yaşında gün almadan hayata gözlerini kapayarak ebediyete erişti. “18 yaşıma bastığımda organlarımı bağışlayacağım” sözüne derin acılar içindeki ailesi sadık kaldı.

Seslerin sessizliğinde sade bir tören

3 Aralık günü öğlen saatlerinde Wachtersbach’da törenin yapılacağı, DİTİB camisinin önündeki alandayız. Almanya’nın birçok şehrinde, hatta Avusturya, Fransa ve İsviçre den gelenler var. Yürekler acı içinde kıvranıp kan ağlamasına rağmen herkes suskun. Alevi-Sünni-Hiristiyan ve Alman, Türk, Kürt her yaştan insan büyük bir saygı içinde törende saf tutmaya gelmişti. Aile gösterişten özellikle kaçınmış, İki bine yakın kişinin hazır bulunduğu tören de çok sade ve Tuğçe’ye yaraşır oldu. Başkonsolos Hüseyin Avni Karslıoğlu, Hessen Eyaleti Başbakanı Volker Bouffer, Offenbach Belediye Başkanı Horst Schneider ve birçok tanınmış politikacılarda törende yer aldılar.

Hıçkırıklarını tutamayanlar, gözyaşlarına hakim olmayanlar, omuzlarda taşınan çocuklar, o gün, o an orada İnsani bir davranışın ağır bedeline hepimiz yürekler dolusu için için ağladık. Daha sonra ailesi tarafında yemek verildi. Sessizce yapılan sohbetlerde Tuğce’nin dikkat çeken özellikleri konuşuldu. Gencecik bir insan o kocaman yüreği ve tutumuyla bütün insanlığa ders vermişti. Unutulmaya yüz tutmuş insani değerlere sahip çıkmanın önemine vurgu yapmıştı. Tuğce‘nin böyle bir tutum alacağı tesadüfü bir davranış değildi. Şöyle ki o daha çok önceleri ‚‘İnsan yaşamında önemli olan şeyler için mücadele etmeli. Sonra mücadele etmediğin için pişman olmak, mücadeleyi kaybetmekten daha kötü‘ diyecek kadar bilgeliğe ermişti.

Gönüllerde devam edecek bir yaşam

Tuğçe’nin babası Ali Albayrak yapmış olduğu açıklamada,‘Ne yaparsak yapalım, kızımı geri getiremeyiz. Kızım kimi görse elini uzatır, yardım ederdi. O iki kıza sataşıldığını görünce de yardım etmek iştemiş. O saldırgan dışarıda kızımı beklemiş ve ona vurmuş‘.

İnsanın insana ve insani değerlere yabancılaştırıldığı günümüz toplumunda hangi koşullarda olunursa olunsun insana ve doğruya sahip çıkmanın bedeli ağır oluyor. Acıda olsa, buna bir kez tanık olduk. Ölümüyle öğrenmesini bilen herkese çok şeyler öğreten cesaret abidesi Tuğçe Albayrak şimdi binlerin gönlünde yaşamaya devam ediyor.

Ali Çarman