Küresel işverenler: Ya asker ol ya işçi

Dünyanın en yüksek geliri, süpermarketler zinciri Walmart’ınki. Walmart’ı petrol şirketleri (sırasıyla, Royal Dutch Shell, Sinopec, China National Petroleum Corporation, ExxonMobil ve BP) izliyor. En yüksek gelirli on şirket içinde 3 Çinli, 2 ABD’li, 1 İngiliz, 1 Hollandalı/İngiliz, 1 Alman, 1 Japon ve 1 İsviçre şirketi var. Bu durum, küresel ekonominin haritasını ortaya çıkarıyor:

 

Dünyanın en yüksek geliri, süpermarketler zinciri Walmart’ınki. Walmart’ı petrol şirketleri (sırasıyla, Royal Dutch Shell, Sinopec, China National Petroleum Corporation, ExxonMobil ve BP) izliyor. En yüksek gelirli on şirket içinde 3 Çinli, 2 ABD’li, 1 İngiliz, 1 Hollandalı/İngiliz, 1 Alman, 1 Japon ve 1 İsviçre şirketi var. Bu durum, küresel ekonominin haritasını ortaya çıkarıyor: Uluslararası ekonomide ‘üçgen’ diye anılan Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya’nın yanına Çin de eklemlenmiş durumda. İlk 500 şirket içerisinde ise, 128 ABD’li, 95 Çinli, 57 Japon, 31 Fransız, 28 Alman, 27-28 İngiliz, 17 Güney Koreli, 13 İsviçreli, 12-13 Hollandalı ve 10 Kanadalı şirket var. Başka bir sıralamaya göre ise en üstteki şirket ExxonMobile, onu yukarıda anılan şirketler izliyor. Buna göre, ilk onda yer alan Saudi Aramco ve Volkswagen’ı not edelim. Samsung ve Apple, 15. ve 16. sıralarda;  Çin Demiryolları Şirketi’ni, 18. ve Rus petrol ve gaz şirketini 21. sırada görüyoruz. Brezilya petrol ve gaz şirketi, Petrobras, 29.; Rus petrol ve gaz şirketi, Lukoil, 30.; Kuveyt’in petrol şirketi, 31., Venezuela’nın petrol ve gaz şirketi (PDVSA), 34.; Meksika’nın petrol ve gaz şirleti, 39.; Japon Telecom’u, 49.; İran’ın petrol ve gaz şirketi, 55.; Norveç’in petrol ve gaz şirketi, 57. ve Rusya’nın bir diğer petrol ve gaz şirketi 61. sıradayken, Nestle 62 sırada.

EMEK-YOĞUN ÜRETİMİ

En fazla çalışanı olan şirketlere/kuruluşlara bakıldığında ise, kimi noktalarda farklı bir sonuç çıkıyor. Bu, çok doğal; çünkü “çok çalışanı olmak” demek, emek-yoğun üretim anlamına geliyor; oysa en yüksek gelirli şirketlerin çoğu, sermaye-yoğun üretim yapıyor. Diğer bir deyişle, daha az çalışanın yüksek teknolojili makinelerle (örneğin, petrol, gaz, yazılım, otomobil vb.) gerçekleştirdiği üretim, sözkonusu. Dünyanın en fazla çalışanı olan şirketleri/kuruluşları içinde 3 ordu var: 3.2 milyonla ABD ordusu, 2.3 milyonla Çin ordusu ve 1.3 milyonla Hindistan ordusu. Aslında bu rakamlar, ABD’de yaygın olan, işsizlerin orduya katılıp Irak’a (ve diğer ülkelere) gönderilmesi olgusuna destek de veriyor. Çin ve Hindistan ordusu mensupları, 1 milyarı aşan nüfuslarıyla sayıca tutarlılık gösteriyorlar; ancak daha küçük nüfusu olan ABD’nin bu kadar çok askeri personelinin olması, onun emperyal planlarının ve uygulamalarının net bir göstergesi olarak okunabilir. Bu durum, kapitalistlerle ordunun içiçe geçtiği ve bir blok olarak kendi çıkarlarını halkın ve dünya halklarının çıkarınaymış gibi gösteren ‘askeri-endüstriyel kompleks’in özçekimi… Savaş makinesi “ya asker ol ya da vasıfsız işçi ol” diyor…
ABD ve Çin ordusundan sonra, en fazla çalışanı olan şirketin 2.1 milyonla Walmart olması da, anlamlı bir veri. Toptancı şirketi olan Walmart’ın 27 ülkede 11 bin marketi/süpermarketi bulunuyor. Emek-yoğun bir şirket olduğu anlaşılan Walmart’ın bize söylediği şu: Dünya lojistik sektörü, ulaşımdaki ve yazılımlardaki tüm gelişmelere karşın, çoğul insan emeğine dayanıyor. Birilerinin, malları yerleşimlerdeki tüketicilere ulaştırması gerekiyor. Bu kârlı iş, yüksek teknolojiden pek yararlanabilmiş değil. 4. ise, 1.9 milyon çalışanıyla McDonalds! 119 ülkede 35 bin şubesinde her gün yaklaşık 68 milyon müşteriye sahip olduğu söylenen şirket (buradan çalışan başı müşteri oranının yüksekliğini görüyoruz), birçoklarınca ABD’nin ve genel olarak Batılı yaşamın küresel bir simgesi olarak görülüyor. Bu simgesellik, Temmuz 2014’te İsrail’in Filistinlilere bombalı saldırıları sırasında çeşitli Müslüman çoğunluklu ülkelerde McDonalds’lara saldırılmasında da kendini gösteriyor. McDonalds, hem yağlı yemekleriyle sağlığa zararlı olması hem de gençleri kısa sürelerle güvencesiz bir biçimde sömürmesiyle şimşekleri üstüne çekiyor. McDonalds’a yönelik anti-emperyalist eksenli protestoların ne kadar doğru olduğu tartışmalı olmakla birlikte (Hrant’ın katiliyle ilgili örnek de yanı başımızda duruyor), bu sağlık ve emek eksenine daha çok dikkat çekmek gerekiyor.

5., 1.7 milyon çalışanıyla İngiltere’nin Sağlık Bakanlığı. Tüm neo-liberal saldırılara karşın, ilk 5’te tek insana yaraşır kuruluşun sosyalist kazanımların ve mücadelelerin coğrafyası Avrupa’dan çıkmasını not edelim. Belki kuyrukluyıldıza uydu konduranın ABD değil de Avrupa olması, bilime kamusal destek üzerinden buraya bağlanabilir.  6. sırada, 1.6 milyon çalışanıyla, Çin ulusal petrol şirketi var. Bu, hem bir KİT olmasından hem de ülke nüfusundan kaynaklanıyor; yoksa, petrol sektörü, emek-yoğun değil sermaye-yoğun bir sektör. 7. sırada, yine aynı gerekçeyle, 1.5 milyon çalışanıyla Çin’in TEDAŞ’ı var. 8. sırada ise, nüfus ve emek-yoğunluk dolayısıyla, 1.4 milyon çalışanıyla, Hint Demiryolları var. Başka kaynaklarda, 900 bin çalışanıyla, Çin PTT’si, 600 bin çalışanıyla Amerikan PTT’si ve yine 600 bin çalışanıyla Walmart’ın İngiliz karşılığı olan Tesco da listede yer alıyor. Tüm listelerde her zaman anılan, oldukça tartışmalı bir şirket daha var: 1.2 milyon çalışanıyla Foxconn. Black Berry, iPad, iPhone, Kindle vb. gibi ürünleri olan ve üretimini büyük oranda Çin’de gerçekleştiren elektronik şirketi, vahşi çalışma koşullarıyla kötü bir üne sahip. Yazımızı genç yaşında yitirdiğimiz Foxconn emekçisi Xu Linzi’nin (1990-2014) bir şiiriyle tamamlayalım (diğer şiirleri ve yaşam öyküsü için bkz. http://devrimciproletarya.net/intihar-eden-bir-iscinin-siirleri/ ):

Demirden Yapılmış bir Mehtabı Yuttum
Demirden yapılmış bir mehtabı çiğneyip yuttum
Onlar buna bir çivi diyorlar
Bu endüstriyel lağım pisliğini, işsizlik istatistiklerini çiğneyip yuttum
Makinelerde kamburu çıkmış gençlik vaktinden önce ölüyor
İtişip kakışmayı ve mahrumiyeti çiğneyip yuttum
Yaya köprülerini, pasla kaplanmış hayatı çiğneyip yuttum
Daha fazlasını çiğneyip yutamaz hale geldim
Tüm çiğneyip yuttuklarım şimdi gırtlağımdan geri fışkırıyor
Atalarımın toprağında saçılıyor
Utanç verici bir şiire karışıyor