Mücadeleci işçiler boyun eğmiyor!

DPD Duisburg yönetimi, işyerinde hakları korumak isteyen, haksızlığa karşı çıkan mücadeleci işçileri istemiyor ve işten atıyor. Fakat işten atma gerekçelerine mahkeme bile inanmıyor ve atılanların yeniden işe alınmasına karar veriyor. En son olarak 37 yaşındaki Şahin Ç. mahkemeyi kazandı ve yeniden işbaşı yaptı.

 

AHMET BAŞIDİK

 

İşten atmalar, zorunlu izinler, ihtarlar, DPD’nin Duisburg’daki deposunda sürekli gündemde. Bu saldırılara maruz kalanlar ise işyerindeki haksızlığa boyun eğmeyenler, işçilerin hepsine eşit davranılmasını talep edenler oluyor.

DPD, İKİNCİ DAVAYI DA KAYBETTİ

En son olarak Ekim ayında DPD yönetimi tarafından işten atılan işyeri temsilcisi Nico K.mahkemeyi kazanarak yeniden işinin başına dönmeye hak etmişti. Dava hakimi söz konusu davada şirketin personel müdürünü uyarmış ve “Sanki siz, işyeri temsilciliği içindeki muhalif konumunda olan temsilcileri ve bunlara yakın olan işçileri işten atmaya çalışıyorsunuz gibi bir izlenim edinmemek elde değil. Bu tutumunuzu değiştirmeniz gerekiyor” demişti.

Her ne kadar personel müdürü o gün bunun “yanlış bir izlenim” olduğunu ileri sürse de, benzeri bir durum 25 Kasım günü tekrarlandı. Bu kez mahkeme tim başı (“Teamleiter”) Şahin Ç.’nin işten atılmaya itirazını değerlendirdi.

Şahin Ç’nin davasında da mahkeme hakimi, DPD yönetiminin bu kez de haksız yere ihtar verdiğini ve buna bağlı olarak işten çıkarma kararının da haksız olduğuna karar verdi. Böylece daha önce Nico. K’da olduğu gibi Şahin Ç’de yeniden işinin başına dönecek.

Şahin Ç’ye DPD tarafından verilen ikinci bir çıkış ise mahkeme başlamadan önce DPD’nin avukatı tarafından “biçimsel hatalar” nedeniyle geri çekildi. DPD, kısa süre içinde bu hataları bertaraf edip Şahin Ç’ye bir kez daha çıkış vermeye hazırlanıyor.

 

TEMSİLCİLİK ÇIKIŞLARI ONAYLAMIŞTI…

Normal olarak iş mahkemesine çıkan bir işçinin davayı kazanması için işyeri temsilciliğinin tutumu çok önemli. Eğer temsilcilik çıkışa onay vermişse, işçinin bu davayı kazanması neredeyse imkânsız. Nitekim davaya bakan hakim her ne kadar iki tarafın gerekçelerini dinlese de, eğer temsilcilik işten çıkartılmaya (veya ihtar verilmesine) onay vermişse, o zaman bunun “bir nedeni” olduğunu varsayarak işçinin aleyhine karar vermesi işten bile değil.

DPD’de verilen ihtarlara ve işten atmalara da temsilcilik onay vermişti. Yani işten atılan Nico ve Şahin’in şansları neredeyse yok gibiydi. Ancak işverenin bu saldırılarına onay veren temsilciliğin bunu kendi çıkarı için yaptığı çok açık olması ve bunun mahkeme tarafından da görülmesi, her iki davanın da gidişatını belirlemişti.

 

“ŞAİBELİ SEÇİMLERE” İTİRAZ

Bu kadar ihtar, işten atmalar, kaybedilen davalara rağmen DPD’nin söz konusu işçileri işten çıkarmak için fırsat kollaması, Şahin Ç’nin örneğinde görüldüğü gibi ikinci bir çıkışı hazırlaması bütün bu gelişmelerin sıradan bir olay olmadığını gösteriyor.

İşten atılmak istenen iki işçi özellikle son seçimlere hile karıştığı şüphesiyle itiraz etmişlerdi. Nitekim seçimlerde mektupla oy kullananların sayısı normalin çok üzerinde olduğu gibi, firmada kiralık işçi olarak çalışanların da seçimlere neredeyse tam tekmil katılmaları da pek sık rastlanan bir durum değil. Özellikle mektupla verilen oylarda hile yapılma olasılığı yüksek olduğu için, kiralık işçilere değişik vaatler verilerek seçimlerde verecekleri oyları yönlendirme yöntemi bu tür işletmelerde çok sık gündeme geliyor.

Ayrıca DPD Duisburg’da, ihtarların ve işten atmaların, işyeri temsilciliğinde çoğunluğa sahip olan ve işveren yanlısı çizgisiyle bilinen grubun talebi üzerine yapıldığı söylentileri bütün işçiler tarafından konuşuluyor.

 

MÜCADELEYE DEVAM!

Şahin Ç’nin davasını izlemeye gelen bir DPD işçisi gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Nico’dan sonra Şahin arkadaşın da davayı kazanması ve yeniden işbaşı yapmaları bizim için büyük bir moral kaynağı oldu. Bence iş burada bitmeyecek, asıl işimiz bundan sonra başlıyor. Çünkü bu işten atmalar artık buz dağının görünen tarafını yok etmek içindi. Ama bunda başarılı olamadılar. Depoda hala birçok konuda haksızlık, kurallara uymama ve keyfi uygulama gündemde. Biz bütün baskılar son bulana ve herkese eşit muamele yapılıncaya kadar, herkes bütün haklardan faydalanıncaya kadar mücadele edeceğiz. Biz sabırlı ama başını dik taşıyan insanlarız. Uzun solukluyuz, bugün önemli bir adım attık, önemli bir kazanım elde ettik. Çıkışlara onay verenler, arkadaşlarımız hakkında söylenti çıkaranlar işçilerin yüzüne nasıl yüzleri kızarmadan bakacaklar merak ediyorum. Ama biz ne olursa olsun DPD’deki çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizim mücadelemiz DPD yönetimine karşıdır. Eğer temsilcilik içindeki çoğunluk grubu işveren yanlısı tutumunu sürdürürse, işçilerin haklarının gasp edilmesine, işçiler üzerindeki baskının artırılmasına göz yummayı, bunlara destek vermeyi sürdürürse o zaman onlarda nasiplerine düşeni alırlar.”