Mücadeleyi ilerletmenin adımları

Metal ve otomobil sektörünün önde gelen işletmelerinin bulunduğu Stuttgart ve çevresindeki birçok fabrikadan işçilerin katılımıyla yapılan toplantıda, toplusözleşme süreci ve işçilerin talepleri tartışıldı.

 

Almanya’da metal işçilerinin TİS süreci başlamış bulunuyor. 2,7 milyon üyesi adına görüşmelere katılan IG Metall Sendikası yöneticileri güçlerinin farkında hareket etmek yerine, yalvar yakar bir tutum içindeler. Böyle olunca da, her TİS döneminde ileri sürülen taleplerin çok altındaki talepleri içeren TİS’lere imza atılmakta. Bu tutum, haklı olarak işçilerin sendikalarına olan güvenini olumsuz etkiliyor.

 

İşçi sınıfının ileri  unsurları ve işçiden yana sendikacılar bu yanılsamayı ve sendikal bürokrasinin etkisini kırabilmek için TİS sürecinde daha fazla avantaja sahipler. Sendikalar işçi sınıfının hak mücadelesi içinde doğdular. Ve buna bağlı kaldıkları sürece de kapitalist sömürüyü temelden sarstılar. İşçi hareketinin kitleselliği ve sosyalizm mücadelesinin başarıları ile birlikte sendikalar da bir çok ülkede küçümsenemeyecek mevziler elde ettiler. Ancak egemen sınıflar yılların tercübesi ile sendikaları bir yanıyla evcilleştirip kendi çizgilerine çektiler.

 

İŞÇİLERİ GERÇEKLER TEMELİNDE BİLGİLENDİRME

 

Baden Württemberg, metal sendikasının en çok üyesinin (800 bin) bulunduğu eyalet. Stuttgart ise Mercedes, Porsche, Bosch gibi Alman ‘devleri’nin merkezi. İster istemez ülkenin dikkatleri buradaki görüşmelerde oluyor.

 

Stuttgart Dostluk ve Dayanışma Derneği, geçtiğimiz günlerde işçileri bilgilendirmek ve tercübelerinden öğrenmek için „TİS süreci ve yapılabilecekler“ başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi. Önce hep birlikte metal işçilerinin fotoğrafları çerçevelere yerleştirilip duvara aıldı. Birçok fotoğraf üzerine konuşmalar yapıldı. Geçmiş eylemlerin olumlu tecrübeleri üzerine sohbetler yapıldı.

 

Belli başlı fabrikalardan kırk kişinin katıldığı toplantı oldukça canlı geçti. Dost-Der adına bir Mercedes işçisi açılış konuşmasında, dernek olarak işçilerin hak alma mücadelerinin yanında olduklarını ve işçilerin birliğine dikkat çekti.

 

Bölgenin önemli fabrikalarından biri olan Geislingen WMF’te İşyeri Temsilcisi ve Toplusözleşme Komisyonu Üyesi Hüseyin Öncü de, bugüne kadar yapılan toplantılardaki gelişmeleri aktardı.

 

Öncü, „Bize ulaşan bilgiler göre, bazı fabrikalardan yüzde 6, yüzde 8 ücret zammı talebi işçilerce ileri sürüldü. Yoğun tartışmalardan sonra TİS Komisyonu taleplerini açıkladı. Bunları hepimiz biliyoruz. Bütün eksikliklerine rağmen sendikanın ileri sürdüğü talepleri işçiler arasında yaygın bir biçimde anlatmalıyız, fabrikalarda yapılacak toplantılarda sendikamızın taleplerinin arkasında durmalıyız ki, taleplerimiz tavizsiz yerine gelsin. İşçilerin birliğini sağlayıp mücadele edersek başarı elde etme şansımız çok yüksek olur. Bizler bunu fabrikamızda gördük. Birlik olduk ve kısmen kazandık“ diye konuştu.

 

Uzun bir dönemdir Feurbach Bosch’ta işyeri temsilciliği yapan Mesut Ulutaş ise, „Her şeye rağmen sendikamızın ileri sürdüğü talepleri gerçekçi buluyorum. Almanya’da temel sorunlardan biri asgari ücret meselesi idi ve kısmen olumlu bir gelişme var. Mücadelemiz sonucu bizde taşaronlaştırma yasak. Mesleki/kalifiye eğitim önemli ama bunu tamamen işverenler karşılamalı. Hayat koşullarındaki zorluklardan dolayı, erken emekilik tam ücret karşılığında olmalı. Bu olmadığı için Alterteilzeit’e kimse yanaşmıyor.“ dedi.

 

Kimi zaman Almanca kimi zaman Türkçe devam eden toplantıda, Untertürkheim Mercedes İşyeri  Temsilcisi Serkan Şenol da, genç işçilerin sorunlarına değinerek, „Genç işçileri mücadelenin önlerine çekmeliyiz. Zira asıl geleceği belirsiz olan gençliktir. Bu temelde sendikamızın yapmış gençlik eylemler (Esslingen-Köln mitingleri) olumlu örneklerdir. Bugün geçmiş yıllara göre daha avantajlıyız. İşyerimizde mücadeleci temsilcilerin sayısı az değil.“ şeklinde görüşlerini dile getirdi.

 

Konuşmacıların sunumlarının ardında bu kez katılımcılar söz alarak konuşmalar yaptılar. Firma Grüner BR Başkanı konuşmasında, sendikalarda örgütlenmenin zorluklarını ve mücadeleci sendikacıların önemine dikkat çekti.

 

İŞÇİLERİN OLDUĞU YERDE MÜCADELE VARDIR

 

Waiblingen Bosch İşyeri Temsilciliği Başkanı Gürhan Ay ise konuşmasında; „İşletmelerde mücadeleci sendikacılara büyük sorumluluklar düşüyor. Keskin lafların hiç bir yararı yok. Yılların alışkanlıklarını aşmaya çalışıyoruz. Biz, fabrikamızda BR’daki 24 yıllık saltanatını yıktık. Attığımız her adımda işyeri temsilciliğini, sendika temsilcilerini ve işçileri bilgilendiriyoruz“ diyerek, bu türden topantıların yararına dikkat çekti.

 

Firma Lapp ve Mahle’den katılımcılar da özetle şu görüşleri dile getirdiler: „İşçiler arasında ‚bunlar sarı sendikalardır, Allah bunların belasını versin‘ deyip, daha sonra da ’sendikaya üye olun‘ demek inandırıcı olmaz. Sendikal bürokrasiyi eleştireceğiz ancak sendikalar bizimdir, işçilerindir. İşçi yüreğinin attığı, alınterinin aktığı her yerde kavganın bitmesi mümkün değil.“

Katılanların soru ve görüşleriyel canlı bir şekilde süren toplantı, mücadele alanlarında buluşma dileğiyle sona erdi.

 

Ali Çarman