NSU Davası: Zschaepe’nin parmak izi tespit edildi

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen NSU Davası’nda 170’ten fazla duruşma geride kaldı. Beate Zschaepe’nin cinayetlerden haberdar olduğuna dair önemli iki parlak izi tespit edildi. Davada kilit role sahip istihbarat elemanı “Piatto” suskunluğunu koruyor.

 

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen ırkçı terör örgütü NSU Davası’nda baş sanık Beate Zschaepe’nin cinayet haberlerinin olduğu gazetelerde parmak izini olduğu tespit edildi.

4 Kasım 2011’de Zchaepe tarafından ateşe verilen evde bulunan Münih’te yayınlanan “Tageszeitung-TZ” ve Köln’de yayınlanan “Express” gazeteler üzerinde kriminal dairesi tarafından yapılan incelemede, cinayetlere karışıp karışmadığı henüz kesin olarak ispatlanamayan baş sanık Beate Zschaepe’nin parmak izi bulundu. Parmak izinin bulunduğu TZ gazetesinde Türkiye kökenli esnaf Habib Kılıç’ın öldürülme haberi, Express gazetesinde ise Köln’de yapılan bombalamanın haberi bulunuyordu.

Federal Savcılık tarafından daha önce gündeme getirilen Zschaepe’nin söz konusu gazetelerdeki parmak izi için inceleme yapılması talep edilmişti. Bunun üzerine yapılan laboratuar analizinde, her iki gazetenin üzerinde de Zschaepe’nin parmak izinin olduğu kesinleşmiş oldu.

Zschaepe’nin avukatı Wolfgang Stahl, duruşmada yaptığı savunmada müvekkilinin tesadüf sonucunda her iki gazeteye eline almış olabileceğini ileri sürerek, cinayetlerde rolünün olmadığını ileri sürdü. Ancak Federal Savcılık ve müdahil avukatlar, cinayetle ilgili her iki gazetede Zschaepe’nin parmak izinin olmasının tesadüf değil olmadığını savunundu. Parmak izleri, Zschaepe’nin cinayetlerin ve bombalamanın planlanması ve işlenmesinden haberdar olduğu konusunda önem taşıyor.

 

KEUP CADDESİ SALDIRISI OCAK AYINDA

Öte yandan ırkçı terör örgütü tarafından 9 Haziran 2004’de Köln’de Türkiye kökenli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesi’ne yönelik yapılan ve 22 kişinin yaralandığı bombalı saldırı önümüzdeki Ocak ayında görülmeye başlanacak.

Noel Bayramı nedeniyle ara verilecek olan NSU Davası, 12 Ocak’ta yeniden görülmeye başlanacak. Keup Caddesi’ne yönelik saldırı 20 Ocak’taki 177. duruşmada ele alınmaya başlanacak. Mağdurlar ve tanıkların dinleneceği duruşmaların Ocak sonuna kadar sürmesi bekleniyor.

8 Mayıs 2013’te başlayan NSU Davası’nın önümüzdeki Mayıs ayında bitmesi planlanıyor. Ancak, bu sürenin yıl sonuna kadar uzayabileceği tahmin ediliyor. (YH)

 

İstihbarat elemanı ifade everdi

NSU’nun davasının 167. duruşmasında, örgütle istihbarat arasındaki bağlantı açısından kilit öneme sahip eski istihbarat elemanı dinlendi. Cinayetin işlendiği yıllarda Brandenburg Eyaleti Anayasayı Koruma Örgütü hesabına çalışan ve kod adı “Piatto” olan Carsten Szczepanski, itirafçılık programı kapsamında koruma altında bulunuyor. Bu nedenle Brandenburg İçişleri Bakanlığı uzun süre “Piatto”nun davanın görüldüğü Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinde tanık olarak dinlenmesine karşı çıkmıştı.

Ancak Mahkeme Başkanı Manfred Götzl’in bu talebi reddederek, Szczepanski’nin dinlenmesinde ısrar etti. Bunun Szczepanski 167. duruşmada tanık olarak dinlendi. Tanınmak için yüzünü kapatan, güneş gözlükleri ve peruk takan Szczepanski, 1990’dan itibaren Brandenburg eyaletinde neonaziler arasında istihbarat elemanı olarak görev yapıyordu.

 

SORULARI YANITSIZ BIRAKTI

Göçmen esnafları katleden NSU’lu sanıklar hakkında yöneltilen pek çok soruyu yanıtsız bırakan Szczepanski’nin davanın başsanığı Beate Zschaepe ve hayatta olmayan Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın yeraltına çekilmesinden sonra pek çok kez bağlı bulunduğu istihbarat örgütüne bu kişiler hakkında bilgi servis ettiği iddianamede ileri sürülüyor. Ayrıca Szczepanski üçlüye silah temin ettiği belirtilen Chemnizli Neonazi Jan W. hakkında da bilgi sahibi olduğu iddia ediliyordu. Ancak, Szczepanski, Federal Savcılık tarafından yazılan bu iddialar konusunda mahkemeye hiç bir şey söylemedi. Soruları “Hatırlamıyorum” diyerek geçiştirdi.

Başsanık Zschaepe ve Mundlos ve Böhnhardt’ı kişisel olarak tanımadığını, Jan W.’yi ise tanıdığını ancak silah konusunda hiç bir şey anımsamadığını söyledi.

Szczepanski, 1990’lı yıllarda Nijeryalı bir sığınmacıyı öldürdüğü için 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevinde istihbaratla çalışmaya başlayan Szczepanski, çıktıktan sonra sorunsuz bir şekilde neonazilerin içinde yer almaya başlamıştı. Göçmen esnafları öldürenlere yardım eden kişilerle yakın bağlantı içindeydi. Bu nedenle pek çok önemli soruya “hatırlamıyorum” diye yanıtlaması inandırıcı bulunmadı.

İlk ifadesinde bağlantılar hakkında hiç bir soruya yanıt vermeyen Szczepanski, Ocak ayında yeniden mahkeme karşısına çıkacak. Szczepanski’nin avukatının masraflarını Brandenburg eyaleti karşılıyor. (YH)