Artık yeter, hakkımız olanı istiyoruz!

igmetall

Metal işçileri, Almanya’da metal ve elektronik dalında toplusözleşme dönemine girer girmez ne kadar güçlü olduklarını dost düşman herkese bir kez daha gösterdi. Leipzig’den Hamburg’a, Köln’den Münih’e, Nürnberg, Heilbronn, Mannheim, Esslingen, Stuttgart’a kadar birçok yerde işçiler, büyük bir disiplin içinde sendikanın çağrısına uyarak coşkuyla eylemler gerçekleştiriyor. İrili ufaklı yüzlerce fabrikada uyarı grevlerine katılıyorlar.

Eğitimin ve sağlığın paralı hale getirildiği, uzun yıllardır ücretlerde ciddi bir artışın söz konusu olmadığı dikkate alındığında IG Metall’in ileri sürdüğü talepler yetersiz görülebilir. Ancak bu taleplerin elde edilmesi dahi öyle bir çırpıda olmayacak. Sermaye temsilcilerinin görüşmelerde ileri sürdüğü yüzde 2,2 talebi bunun en açık göstergesi. Patronların işçilerle alay edercesine önerilerle gelmeleri uyarı grevlerinde en çok tepki çeken neden oldu.

İşçilerin mücadele tarihinde hiç bir hak kendiliğinden verilmedi. En basit haktan en zoruna kadar tüm haklar uzun yıllar mücadele edilerek kazanıldı. Bugün de aynı şekilde işçilerin talepleri ancak mücadele ile elde edilecek. İşçiler bu yola çoktan girdiler. Şurası bir gerçektir; grev sendikanın ve işçilerin elinde güçlü bir silahtır. Şimdi gözler sendikanın taleplerinde ne kadar ısrar edeceğinde.

 ‘ES GEHT LOS’

Kitleselliği ve coşkusuyla gıpta ile izlenen Porsche, Bosch ve Mercedes işçilerinin uyarı grevleri ve mitingleri bir başka güzellikte geçiyor. Atılan sloganlar, yapılan konuşmalar hepsi birbiri ile uyum içinde tetiklemekte. İşçinin her eylemi birleştirici oluyor. Bir anda herkes birlik, dayanışma ve mücadele temelinde havanın dondurucu soğukluğuna aldırmadan; ‚Es geht los!‘ diye haykırıyor. Kahveler ve sıcak şaraplar içilerek eylemde saf tutuluyor.

Esslingen’deki uyarı grevi mitinginde konuşan sendika sekreteri Max Czipf’in; ‚Türkiye’de metal işçileri grevinin yasaklanmasını protesto ediyoruz. Buradan Türkiye’deki işçi arkadaşlarımızın haklı mücadelelerinin yanında olduğumuzu belirtiyoruz!‘ sözleri alkışlarla desteklendi.

‘GREVİN NE OLDUĞUNU GÖSTERELİM ONLARA’

Sabah vardiyasında saat 10.30 da başlayan Sindelfingen Mercedes uyarı grevinde üretim tamamen durdu. Yedi bin işçi bölük bölük fabrikadan dışarıya miting alanına aktı. İşçi temsilciliği başkanı Ergün Lümali’nin konuşmasında; ‚İşveren temsilcileri uyarı grevleri bizi etkilemiyor diye adeta bize meydan okumaktalar. Onlar grevin ne olduğunu unutmuşlar. Bizler gerekirse grevin ne demek olduğunu onlara gösteririz!‘ demesi yoğun alkışlar ve sloganlarla karşılandı. Binlerce işçi bugün yeteri kadar ürettik soğuk bir havada sıcak bir eylem gerçekleştirdik diyerek evlerinin yolunu tuttular.

En genç yıllarını, sağlıklarını ve ömürlerini fabrikada tüketen işçiler nasıl normal dönemlerde büyük bir disiplin içinde üretiyorlarsa bu alışkanlık aynı biçimde eylemlerine de yansıyor. En küçük bir taşkınlık, kendini bilmezlikten uzak emin adımlarla hareket ediyorlar. Böyle olunca işçi eylemleri ta başından itibaren toplumun diğer kesimlerince sempatiyle karşılanıyor. Eylemlerde dikkat çeken diğer bir olgu ise Türkiyeli işçilerin en önlerde sınıf kardeşleriyle kol kola saf tutarak yürümeleri.

BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELENİN ZAMANI

Hep birlikte gururla izliyor ve görüyoruz ki, hiçbir şey işçilerin mücadele ruhunu yok edemiyor. Kendimizi gönüllü olarak hizmetine verdiğimiz işçi sınıfı ve insanlığın davası bizlerden böylesi dönemlerde daha çok fedakârlık yapmamızı zorunlu kılmakta.   Emek-sermaye çelişkisini, bunun yaratmış olduğu büyük haksızlıkları ve gerçekleri zorlanmadan emekçilere, gençlere ve kadınlara anlatabiliriz.

Böylesi günlerde birlik, dayanışma ve mücadele duygularını geliştirmenin, örgütlenmenin tam da zamanı…

Dünyanın dört bir yanında devam eden işçi sınıfı mücadelesinin iç içe geçtiği koşullarda yenilenmenin, güçlenmenin ve ilerlemenin yolu her fırsatta, her koşulda işçilerin yanında olmaktan geçer. Birbirini izleyen uyarı grevleri önümüzdeki günlerde devam edecek. İşçilerin isteklerini sonuna kadar götürmeleri ve başarı ile taçlandırmaları için bütün olanaklarımızla yanlarında olalım.

 Ali Çarman

 

DAYANIŞMAMIZ GÜÇLENİYOR

Özcan Nar (Still Hamburg, İşyeri İşçi Temsilcisi): Yaklaşık 2 bin işçinin çalıştığı fabrikamızda portatif taşıyıcı üretiyoruz. Günümüzde işverenler büyük karlar yaparlarken her şey pahalılaşıyor. Başta ev kiraları olmak üzere her şeye zam geliyor.

İş, işçi ücretlerinin artmasına gelince işverenler direnişe geçiyorlar. Biz işçiler olarak taleplerimizin karşılanmasını istiyoruz.

Sendikamızın çağrılarına ve uyarı grevlerine güçlü katılımlar oldu. Biz işçiler olarak sonuna kadar kararlıyız, aramızda çok iyi bir dayanışma var. Sendikamızın yöneticileri de kararlı davranırsa kazanacağımıza eminim. Bu süreçte diğer fabrikalardan arkadaşlarla ilişkilerimizi ve dayanışmamızı da güçlendiriyoruz.