Beyaz Kitap’ın karanlık sayfaları

01

Bundeswehr’in silahlanma stratejileri, hedefleri ve yönelimlerini belirleyen “Beyaz Kitap” Federal Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’in önerisi üzerine yenileniyor. En son 2006’da güncellenen kitabın yeni hali son bir kaç yıldır Almanya’nın daha etkili dış politika izlemesi gerektiği yönünde yapılan açıklamalarla uyumlu olacak. Rusya politikası değişecek.

Son yıllarda Almanya’nın dünya genelinde daha etkili bir dış politika izlemesi, önemli gelişmelerde etkili bir aktör olarak ortaya çıkması gerektiğine dair bolca açıklama yapılmıştı. Bu açıklamalar Şubat 2013’te Münih’te yapılan NATO Güvenlik Konferansı’na devletin en üst düzeydeki yetkilileri tarafından da sık sık dile getirilmişti. O günden bu yana elbette Almanya’nın dünya politikasındaki ağırlığında kimi değişiklikler oldu. Öncelikli olarak, ekonomik durum ve borç krizinin etkisiyle Alman sermayesi, AB üzerindeki ağırlığını önemli ölçüde artırdı. Daha önce daha çok Almanya-Fransa ekseni olarak tarif edilen “denge terazisi”nde ibre şimdi Almanya’dan yana. Bu nedenle Almanya’nın “olur”unu vermediği hiç bir politikanın bugün AB içerisinde hayat bulma şansı epey zor görünmekte.

Diğer önemli bir hamle de elbette Ukrayna’da atıldı. ABD ile ittifak içerisinde Rusya’nın etkisini kırmak için başlatılan süreç, gelinen aşamada bir yönüyle kanlı bir iç savaşa dönüşmüş, diğer yanıyla da Almanya’nın Rusya ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeyi zorunlu hale getirmiştir.

SİLAHLARIN KONUŞTUĞU BİR DÜNYA

Hiç şüphe yok ki, günümüz dünyasında emperyalist devletler sözlerini daha çok askeri yöntemlerle hayata geçiriyorlar. Bu nedenle güçlü ve modern orduları, silahları olan ülkeler daha fazla söz sahibi olabilmekteler. Zira, emperyalistler arası çatışmaların ürünü olarak ortaya çıkan bölgesel ‘vekalet savaşları’nda da bunun etkisi gözlenebilmektedir.

Bunun bilincinde olan Alman sermayesi, Bundeswehr’in (Federal Ordu) bundan sonra dünya çapında nasıl bir rol oynayacağını belirleyen stratejileri içeren “Beyaz Kitap”ı (Weißbuch) yeni dönemin ihtiyaçlarına göre gözden geçiriyor.

İlki 1969’da yazılan ve en son 2006’da güncelleştirilen “Beyaz Kitap”, Savunma Bakanlığı’nın yanı sıra, dışişleri, içişleri ve kalkınma bakanlıkları ile konunun uzmanlarının katılımıyla oluşturulan bir komisyon tarafından 2016’ya kadar yıl yeniden formüle edilecek. Daha sonra da Başbakan Angela Merkel’e ve Bakanlar Kurulu’na sunulacak.

Afganistan işgalinden sonra oluşan yeni durumun ihtiyaçları gözetilerek 2006’da güncellenen kitapta açık olarak Alman ordusunun asıl görevinin Alman sermayesinin çıkarlarına göre dünyanın çeşitli bölgelerinde hammadde ve enerji yollarının güvence altına alınması olduğu belirtiliyordu.

RUSYA POLİTİKASI NASIL OLACAK?

17 Şubat’ta Berlin’de bir basın toplantısı düzenleyen Savunma Bakanı von der Leyen, yeni “Beyaz Kitap”ta neler olacağının ipuçlarını verdi. Gelecekte Alman ordusunun başlıca misyonunu, Ukrayna başta olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinde Rusya’nın etki alanını azaltmak olarak tarif etti. Bakan bunu şu şekilde ifade etti: “Yeni düzenlemelerin merkezinde Rusya ile ilişkiler olacak. Çünkü, Rusya’nın Ukrayna’da izlediği politika genel olarak Avrupa’nın güvenlik mimarisini değiştirmiş bulunuyor” (18.01.2015, Süddeutsche Zeitung)

Bakan aynı konuşmasında devamla, “Beyaz Kitap pek çok şeyin yanı sıra Rusya’nın girişimlerine karşı ölçülü tepkiler ortaya koyma, jeo-stratejik güç politikası ve çıkarların korunması için askeri şiddeti bir form olarak kullanmayı yeniden tesis etmek gerekiyor” dedi.

Bu, aynı zamanda sıkça ifade edilen, Almanya’nın dünya genelinde daha etkili dış politika izlemesi yönündeki çağrıların bir de askeri boyutu olması gerektiğinden başka bir şey değildir. Bunun içindir ki, Beyaz Kitap’ın yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmış bulunuyor.

2006’da yenilenen Beyaz Kitap’ta Rusya’dan, “AB ve NATO’nun yakın işbirliği içinde olması gereken partneri” olarak söz ediliyordu. Yeni kitapta ise “partner”den çok “karşı güç” olarak bahsedilmesi bekleniyor.

Kitapta ayrıca İslam Devleti, siber saldırılar ve diğer konuların da yeniden ele alınarak ordunun bunlar karşısında nasıl tutum belirlemesi gerektiği konularına açıklık getirilecek.

Bir diğer önemli konu da, askeri harcamaların arttırılması olacak. Ordunun dünyanın değişik bölgelerindeki çatışmalar konusunda daha fazla sorumluluk yüklenmesinin aynı zamanda daha fazla bütçeyle mümkün olacağına işaret eden bakan von der Leyen, yeni dönemin stratejisini şu şekilde özetledi: “Kendimizi olduğumuzdan büyük de küçük de göstermeyeceğiz.” Bu ise, askeri gücün ekonomik güç düzeyine çıkarılması ve dünya genelinde askeri olarak buna göre davranılmasından başka bir anlam içermiyor.

Bu arada muhalefet partileri Yeşiller ve Sol Parti, hükümetin “Beyaz Kitap”ta yapmayı planladığı değişikliklere tepki gösterdiler.

Sonuçta şuna dikkat çekmekte yarar var: Alman sermayesinin kendi çıkarlarını korumak için Bundeswehr’i daha etkili kullanması, tarihte genellikle büyük savaşlara kapı açmıştır. Bu nedenle, ordunun temel stratejik yaklaşımlarını içeren “Beyaz Kitap”ın düzenlenmesi, bir bakıma kitaba yeni kara sayfaların eklenmesi riskini de içermektedir. Bu nedenle, hükümetin militarist dış politikaya verdiği ağırlık ölçüsünde, buna karşı etkili bir barış mücadelesi de, kendini o oranda ihtiyaç olarak dayatmaktadır.

Halktan kesilen para silahlanmaya harcanıyor

Son yıllarda eğitimden, sağlıktan ve sosyal alanlardan “bütçe açığı” gerekçesiyle kısıtlamalara gidilirken, askeri harcamalar için ise kesenin ağzı sonuna kadar açılmış durumda. Federal Hükümet tarafından Airbus firmasından satın alınması planlanan 168 savaş ve nakliye helikopterinin toplam 8.7 milyar Euro’ya mal olduğu açıklandı. Bu miktar 2013’te Federal Parlamento Bütçe Komisyonu’na sunulandan 340 milyon Euro daha fazla.

Airbus tekeli Federal orduya 168 adet “Tiger”, “MH90” ve “Sea Lion” tipi panzer satacak. Bunların NATO operasyonları kapsamında kullanılması da planlanıyor.

Basında yer alan haberlerde, MH90 helikopterlerinin ‚denize dayanıklı olmadığı‘ iddia edilmişti. (YH)

YÜCEL ÖZDEMİR