Kadın dayanışmasını güçlendirelim!

kadinresim1

Göçmen Kadınlar Birliği Almanya’nın birçok şehrinde 8 Mart kutlamaları için hazırlıklarını yoğunlaştırdı. Bu yıl 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü ‚Irkçılığa ve ayrımcılığa hep birlikte karşı duralım! Ücret eşitliği ve güvenli iş için kadın dayanışmasını güçlendirelim!‘ sloganıyla kutlanacak. Sokak eylemleri, toplantı ve şenliklerde eşit işe eşit ücret, kazanılan ilk Euro’dan itibaren sigorta ve asgari ücret talep edecek. Kadınlara sendikalı olma, şiddete, yoksulluğa ve düşük ücretli işlere karşı mücadele için örgütlenme çağrısı yapılacak.
Göçmen Kadınlar Birliği tarafından 8 Mart dolayısıyla yapılan açıklamada,‘ Bütün kadınları eşitlik ve adalet için, ayrımcılığın olmadığı, şiddetin tacizin ve kadın katliamının son bulduğu bir dünya için mücadelemizi güçlendirmeye çağırıyoruz.‘ denildi.

Geleceğimizi kendimiz biçimlendirelim

Kadınların büyük çoğunluğu düşük ücretli, yarı zamanlı işlerde çalışıyor. Kadın işçilerin önemli bölümünü, esnek çalışma koşullarında, „Minijob“ gibi güvencesiz işlerde, kiralık veya sözleşmeli olarak çalışanlar oluşturuyor. Türkiye kökenli göçmen kadınların üçte birinden daha azı, sosyal güvenceli işlerde çalışıyor. Almanya’da düşük ücretli işlerde çalışan kadınların sayısı, Avrupa ortalamasının üzerinde.
Bir işte çalışmasına rağmen yoksul olan insanların sayısı giderek artıyor. Bu durumdan etkilenen kadınların oranı da giderek yükseliyor. İşsiz kalma riski, göçmenler açısından Alman işçilere göre 1.5 kat daha yüksek. Kazancı yaşamını sürdürmeye yetmeyen düşük ücretlilerin sayısı artıyor. Duisburg-Essen Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre, bir işte çalışmasına rağmen Hartz IV yardımına muhtaç olanların sayısı 1,3 milyon. Dolayısıyla talebimiz hala güncelliğinden birşey yitirmedi: Bir işte çalışanların aldıkları ücret, yaşamlarını sürdürmeye yetmeli. Tabii ki, göçmenler için de! Bu gelişmeden özellikle kadınlar etkileniyor. Kadınlar sadece düşük ücretlilerin dörtte üçünü oluşturmuyor. Aynı işi yapsalar bile, ortalama olarak erkek işçilerden yüzde 23 oranında daha düşük ücret alıyorlar. Bizim hayalimizdeki çalışma yaşamı, böyle bir yaşam değil. Arzuladığımız gelecek, böyle bir gelecek değil. Bu yüzden yaşamını sürdürmeye yetecek düzeyde ücret ve adil çalışma koşulları için verilen mücadele, aynı zamanda kadınların eşitlik ve kendi yaşamlarını belirleme hakkı için verdikleri mücadeledir!
Irkçılığa ve ayrımcılığa karşı el ele!

Geçtiğimiz haftalarda Almanya’nın birçok kentinde, Pegida adındaki hareket tarafından gösteri ve yürüyüşler gerçekleştirildi. Ama aynı zamanda; binlerin, onbinlerin katıldığı, ortak yaşamı savunan ırkçılık karşıtı eylemler de düzenlendi (…) İster Pegida olsun, isterse başka ırkçı gruplar veya gerici, dinci ve milliyetçi çevreler; hepsi farklı köken ve inançlara sahip insanları bölmek, birbirine karşı kışkırtmak için çabalıyor. Bu yüzden bütün kadınları ortak yönlerimizi öne çıkarmaya ve hep birlikte daha iyi bir yaşam ve gelecek için çaba harcamaya çağırıyoruz.

Şiddete Hayır!

Kadına yönelik şiddet, dünyanın bir çok bölgesinde devam eden savaşlarda, artan yoksullukta, doğurganlığa yapılan müdahalelerde, kadın ticaretinde, taciz ve tecavüzlerde, aile içinde ve namus, gelenek adına yapılan bir çok uygulamada açığa çıkıyor. Artık yeter! Bütün kadınları eşitlik ve adalet için, ayrımcılığın olmadığı, şiddetin tacizin ve kadın katliamının son bulduğu bir dünya için mücadelemizi güçlendirmeye çağırıyoruz.