Metalde sancılı bir uzlaşma

igmetall1
Almanya metal işkolunda 2015 TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlandı. Ülkenin binlerce fabrikasında yüzbinlerce metal işçisi uyarı grevlerine katılarak ücretlerinin yüzde 3,4 artmasını sağladı. Aynı zamanda “Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik” (ATZ) sözleşmesi devam edecek. “Kısmi Eğitim Süresi” (BTZ) ile ilgili de sözleşme imzalandı. Önümüzdeki iki, üç hafta içinde bütün TİS bölgelerinde uzlaşmanın imzalanması ve yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Sağlanan uzlaşmayı ne abartarak ne de yerin dibine batırarak değerlendirmek doğru olmayacağı açık. Uzlaşmanın değişik yönleriyle, artısı ve eksisiyle değerlendirilmesi önümüzdeki süreçte hem IG Metall içindeki tartışmaları olumlu yönde etkileyecektir hem de genel olarak bir işkoluna yönelik TİS dönemlerinde ileri sürülecek taleplerle toplumsal talepler için mücadele edilmesini ayrıştırma konusuna katkı sunacaktır.

REEL ÜCRETLER ARTACAK
Dünya piyasalarında petrol fiyatlarının düşmesi gelişmiş kapitalist ülkelerde genel olarak enflasyon artışını yavaşlattı. Birçok AB ülkesinde olduğu gibi Almanya’da ise enflasyon son derece düştü. 2014 yılı ortalamasında yüzde 0,9 olarak gerçekleşen enflasyon artışı 2015’in ilk ayında eksi yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Yani fiyatlar da cüzi bir gerileme yaşandı.
Nelerin ucuzladığı, emekçilerin bu eksi enflasyondan ne kadar faydalandıkları her zaman olduğu gibi yine tartışmalı. Ancak sendikalar ücret taleplerini belirlerken dikkate aldıkları resmi genel enflasyon olduğu için bizim değerlendirmemizde de bunu dikkate almamız gerekiyor.
Buradan bakıldığında Ocak ayında reel ücretlerin bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 0,4 arttığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki aylarda bu gidişatın çok özel olarak değişeceğine ilişkin resmi veriler yok. Enflasyon beklentisi, çok özel bir gelişme olmadığı durumda, sıfırın altında (eksi) ile yüzde 0,8 arasında bir oranda gerçekleşmesi bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası’nın yüzde 2’lik enflasyon hedefi gerçekleşse dahi metal işkolunda reel ücretler yüzde 1,4 artmış olacak.

SİPARİŞ DEFTERLERİ DOLU
Metal patronları daha görüşmeler başlamadan, “ücret zammı sorun değil” demişlerdi. Bunun nedeni ise otomobil sanayisi olduğu gibi makine sanayisinde de sipariş defterlerinin dolu olmasıdır. Özellikle Euro’nun Dolar karşısındaki değer kaybı Euro bölgesindeki ihracat ağırlıklı sanayisinin işine yaradı. Geçen sene kısa çalışma, Noel ve yılbaşı tatilinin uzatılmasını tartışan yüzlerce metal işletmesinde şimdi günlük fazla mesailer, hafta sonu çalışma gündemde. Öyle fabrikalar var ki bir yıl içinde 36 Cumartesi çalışılacak.
Kısacası metal patronları ücret zammı nedeniyle süresiz grevi göze alacak durumda değillerdi. Belki bu konuda IG Metall biraz daha ücret zammının yüzde 4’e yaklaşması için çaba harcayabilirdi.

TOPLUMSAL TALEPLER KİMİ KAPSIYOR?!
Ücret talebinin yanı sıra IG Metall, “toplumsal talepler” başlığı altında “Yaşlılıkta Kısmi Emeklilik” (ATZ) ve “Kısmi Eğitim Süresi” (BTZ) ile ilgili talepleri de ileri sürmüştü. Uzlaşmanın “sancılı” kısmı da tam burada da yatıyor.
Bu taleplerle ilgili elde edilen ve edilemeyen önümüzdeki haftalarda tartışılacak. Ki şunu hemen belirterek geçelim; ATZ ile ilgili yürürlükte olan sözleşme özünde korundu ve kısmen olumlu yönde geliştirildi. BTZ ile ilgili ise aslında çok büyük bir değişiklik olmayacak. Aksine ATZ ile BTZ’in kesiştiği noktalar (“Sözleşme taslağı neyi içeriyor” yazısına bkz.) göz önüne alındığında bu konuda kısmi bir gerilemeden de söz edilebilir.
Ama işin özüne bakıldığında IG Metall’in ileri sürdüğü taleplerle, hükümetin bütün bir işçi sınıfına yönelik saldırılarını kısmen iyileştirmeye çalıştığı görülecek. Yasal emeklilik yaşının 67’e çıkartıldığı, sermaye ve hükümetinin 70 yaşında emekliliği tartıştığı bir dönem, metal işkolunda 58/61 yaşını doldurmuşların çok sınırlı sayıdaki kesiminin kısmi emekliliğini başarı olarak lanse etmek aslında içler acısı bir durumda olunduğunu gösteriyor.
DGB ve ona bağlı işkolu sendikaları, göbekten bağlı oldukları sosyal demokratların “emeklilik reformu” adı altında “mezarda emeklilik” dayatmalarına ciddi bir mücadele vermediler. Hafta sonu eylemleriyle bir yere varılmayacağı biliniyordu. Daha öncesinden yapılan emeklilik reformları sayesinde emeklilik maaşlarının düzeyi düşürülmüştü. Sendikaların buna yanıtı ne olmuştu? Özel emeklilik sigortası (“MetallRente”)!
Kısacası metalde ATZ sözleşmesinden faydalananların oranı yüzde 10 olsa bile bu gerçek anlamda bir işe yaramıyor. Bu olanaktan faydalanan metal işçilerine bunu çok gördüğümüzden değil şüphesiz; ama kabul etmek gerekir ki sermayenin yasal değişikliklerle milyonlarca işçi ve emekçiye dayattığı saldırılar, bir işkolunda sınırlı bir kesime uygulanan kısmi olumlu bir sözleşmeyle ortadan kalkmıyor. Aksine işçilerin bölünmesini bile güçlendiriyor.
Sosyal güvenlik haklarının geliştirilmesi, son yıllarda gerçekleşen saldırıların geri alınması vb. için başta IG Metall, Ver.di ve IG BCE gibi büyük ve güçlü sendikalar birlikte hareket etmeleriyle, sermaye ve hükümetlerinin saldırılarına karşı siyasi bir mücadele de vermeleriyle gerçekleşebilir.
İşkolu temelinde sosyal güvenlik adına imzalanan sözleşmeler ne kadar iyi olsalar da bütün işçi ve emekçileri kapsayan yasal düzenlemelerin yerini alamazlar.
Buradan bakıldığında sağlanan uzlaşma sancılıdır.

 

SERDAR DERVENTLİ