İstihbarat – NSU bağlantısında yeni bir halka

137Kiesewetter

Irkçı terör örgütü NSU’nun 9 göçmen esnafı ve Alman polis memuru Micheala Kieserwetter’i öldürmesinde istihbarat örgütünün rolü hakkında önemli gelişmeler yaşanıyor. 6 Nisan 2006’da Kassel’de Halit Yozgat’ın öldürülmesi sırasında istihbarat örgütü elemanı Andrean T.’nin olay mahallinde geçmemesi için önceden uyarıldığının ortaya çıkmasının ardında gözler Stuttgart’ta 21 yaşındaki Florian H.’nin “intihar olayına çevrildi.

Polis memuru 25 Nisan 2007’de Micheale Kieserwetter’in öldürülmesiyle ilgili ifade vermeye çağrılan Florian H., 16 Eylül 2013’te Stuttgart yakınlarındaki Cannstatter Wasen’i arabasının içinde ölü olarak bulunmuştu. Polis, Florian H.’nın okuldaki notlarının kötü olduğu ve ‘aşk komasına’ girmesi nedeniyle intihar ettiğini ailesine bildirmişti. Ancak, Heilborn’de yaşayan H.’nin ailesi oğullarının notlarının kötü olmadığını bildiği için gerekçeyi inandırıcı bulmadı.

Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu tarafından kurulan NSU Araştırma Komisyonu’na tanık olarak davet edilen baba Gerhard F. polisin başından itibaren oğlunun intihar ettiğini söylediğini belirterek, arabasının da yakıldığını söyledi.

Ne var ki, Florian H.’nin Kieserwetter’in kim tarafından öldürüldüğünü bildiği için intihar süsüyle öldürülmüş olabileceği yönünde şüpheler çok daha güçlü. 2012’nin başında polise telefon eden bir kişi, aşırı sağcı çevreler içerisinde yer alan Florian H.’nin Kieserwetter’in kim tarafından öldürüldüğü bilgisine sahip olduğu ihbarında bulunmuştu. İfadeye çağrılan Florian H. Kieserwetter’in kim tarafından öldürüldüğünü bilmediği, ancak “NSS” adlı bir örgütten söz etmişti. NSU’yu çağrıştıran bu isimin arkasında NSU olduğu tahmin ediliyor. Federal Savcılık, hazırladığı iddianamede Kieserwetter’in NSU üyeleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos tarafından öldürüldüğünü ileri sürmüştü.

GÖRÜŞMEYE SAATLER KALA ÖLÜ BULUNDU

Kieserwetter’in öldürülmesinde kimlerin rolünün bulunduğu bilgisine sahip olan Florian H.’yi 16 Eylül 2013’te yeniden ifadeye çağıran Eyalet Kriminal Dairesi, bu görüşmeyi gerçekleştiremedi. Çünkü görüşmeye az bir zaman kala Florian H. bir vatandaş tarafından polise yapılan bir ihbar üzerine arabasında ölü olarak bulundu. Kızının da ırkçı çevreler içerisinde yer aldığını kabul eden baba, cinayetlerin NSU tarafından işlendiğinin ortaya çıkmasından sonra oğlunun NSU’dan söz ettiğini söyledi.

Araştırma Komisyonu önünde açık olarak ifade ederek: “NSU adı daha basında yer almadan ben duymuştum. Bundan yüzde 100 eminim. Gerhard F. yaptığı açıklamada devamla şu açıklamada bulundu: “Münih’teki NSU Davası başladıktan sonra Florian bana ‘orada yargılananlar aslında başkaları olması gerekiyor’ dedi.”

Irkçı eylemlere katılan Florian H. babasının yardımıyla “İtirafçılık Programı”ndan yararlanarak ayrıldı. Ancak babasının anlatımlarına göre son zamanlarda her iki taraftan da büyük baskı görmüş. Polis Naziler hakkında daha fazla bilgi vermesini isterken Naziler de kendisini ihanetçi olarak suçlamış, sık sık tehdit edilmiş.

Babası ve kız kardeşinin Araştırma Komisyonu’na yaptığı açıklamalara göre Florian H. korkudan eve silah getirmiş ve uyuşturucu işlerine de karışmış. Polis aileye Florian H.’nin inithar ettiğini açıklamış. Ancak intihar ettiğine dair inandırıcı deliller ortaya koymamış. Tersine önceden yapılan tehditler konusunda ailenin uyarıları polis tarafından dikkate alınmamış. Ailenin iki arabasında dışarıdan müdahalelerle arıza çıkmış. Birinin fren balataları gevşetilmiş, diğerinin ise teker bujonları çıkarılmış.

Ayrıca Florian H.’nin ölümünden hemen sonra Facebook’taki hesabı hemen kapatılmış. Kız kardeşi şimdi soruyor: “Kim bunu yaptı?”

Yanan arabanın içinde bulunan Florian H.’nin cep telefonu ve bilgisayarının polis tarafından alınıp incelenmemesi kuşkuları daha da artırıyor. Buna rağmen polis ve savcılık halen intiharda ısrar ediyor. Aile ise buna karşı çıkıyor. Çünkü adli tıp tarafından verilen raporda Florian H., araba yanmaya başlarken ölmemiş yani yaşıyordu.

Bütün bunlar, daha önce ırkçı çevreler içerisinde yer alan Florian H.’nin ölümünde “intihar” iddialarının oldukça kuşkulu olduğunu yeterince ortaya koyuyor. (YH)

 

 NSU polis memuru Kieserwetter’i neden öldürdüler?

NSU tarafından 2000’den itibaren göçmen esnafların aynı silahla öldürülmesinden sonra polis memuru Michaele Kieserwetter öldürülmüştü. Federal Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede Kieserwetter’in öldürülmesini “sırf devleti temsil eden kişi” olması nedeniyle “güç gösterisinde bulunma” olarak gerekçelendiriliyor.

NSU’lu teröristlerin doğup büyüdüğü Thrüngen Eyaleti’nin Oberweissbach/Thüringer Wald kasabasında 10 Ekim 1984’te doğan Kieserwetter, daha sonra öldürüldüğü Heilbornn kentine taşınmıştı. Her ne kadar iddianamede Kieserwetter’in tesadüfen NSU tarafından seçildiği ifade edilse de, o da Thüringen Eyaleti’nden geliyor ve aralarında bir bağlantının olup olmadığı yönünde şüpheler bulunuyor.

Kieserwetter’in tesadüfen seçilmesi ihtimali oldukça düşük. Her iki polisin NSU’lu teröristlerle randevulaştığı, bunun için olay yerine (öldürüldükleri yer) gittikleri ileri sürülüyor. Bu konuda en somut bilgilerin Kieserwetter’in telefon ve e-mail görüşmeleri olabileceği dile getirilirken, bu görüşmeler hakkında savcılık tarafından bir açıklama yapılmış değil. Kieserwetter’in sorumlusu olan polislerin Ku Klux Klan adlı ırkçı örgüte mensup olduğu ortaya çıkmıştı. (YH)