Neonazi örgütlerde kadınlar

NSU davası başlayalı beri davanın baş zanlısı Beate Zschaepe susuyor. Davanın ölü iki zanlısı  Uwe Mundlos ve  Uwe Böhnhardt erkek oldukları için tehlikeli ve şiddet yanlısı gösterilir ve kamuoyunda da öyle değerlendirilirken Zschaepe, ’sevgili‘, ‚kedilerin annesi‘ sıfatlarıyla önemsizleştirilmeye, pasifleştirilmeye çalışıldı. Gelinen yerde Zschaepe göreli ciddiye alınarak ‚vicdansız, buz gibi‘ gibi tanımlamalara eriştiyse de bu rütbe ona yaptığı işlerden dolayı değil duygularını belli etmemesi veya hala konuşmaması nedeniyle verildi.

Kadın Neonazilere yönelik genel bakış da böyle zaten.  Neonazi harekete dışardan bakanlar kadınları görmezden geliyorlar veya fonksiyonlarını önemsemiyorlar. Anayasayı Koruma Kurumu, polis ve adliye bu kadınların en büyük fonksiyonunun ‚yataklık yapmak‘ olduğuna dikkat çekerek rahatça at oynatmalarına olanak sağlıyor.

KADINLARIN ROLÜ KÜÇÜMSENİYOR

Cinsler ve Aşırı Sağ uzmanlarından Heike Radvan, kadın Neonazilerin erkek arkadaşları /eşleri/partnerleri vesilesiyle bu çevreye katıldıkları genel kabulünden yola çıkılarak kendi başlarına düşünme,  örgütleme, karar verme, şiddete başvurma yeteneğine sahip olmadıkları fikrinin yaygın olduğundan söz ediyor.  Aslında NSU içindeki kadınların faaliyetleri ciddiye alınıp takip edilseydi çetenin bu kadar katliam yapmadan çökertilmiş olacağını belirten Radvan, Nürnberg’de Mandy S.’in sadece erkek Naziler arandığı için yakalanamadığını bildiriyor.

NSU davasında davacılardan birinin avukatı olan Antonia von der Behrens, Neonazi kadın tanıkların bu klişelere uygun davranarak soruşturmadan kurtulduğuna dikkat çekiyor. Örneğin aptal sarışını oynayarak veya arada bir iki damla gözyaşı dökerek daha fazla soru sorulmasını engelliyorlar.

Aşıır sağ çevrelerde kadınların sayısı da üstlendikleri fonksiyonlar da giderek artıyor. Örneğin örgütün internet sayfasının düzenlenip yenilenmesinden, banka hesapları açılmasından,  miting ve yürüyüşler için izin alınmasına ve standlarda propaganda yapılmasına,  parti kadrosu olarak toplantılara katılmaya kadar birçok görev yapıyorlar.

‚İYİ KOMŞU, FEDAKAR ANNE‘ NEONAZİ KADINLAR

En fazla ise poliitk düşüncelerini belli etmeden iyi komşu, anne, semt sakini olarak insanlar arasında Nazi propagandasını yaygınlaştırmalarıyla dikkat çekiyorlar. Bu kadınların, Nazi örgütleri yaygınlaştırmak için okul aile birliklerinde, semt, mahalle toplantılarında ailesini ve çocuklarını korumak isteyen bir kadın olarak ajite yapmaları, korolar, halk dansları grupları oluşturmaları ya da var olanlara katılarak sempati toplamaları çok kolay. Sosyal alanlarda görev resmi görevler alma yanında gönüllü çalışmalarda da kadınların başarı oranı oldukça yüksek.

Nazi çevrelerde kadınların oranı seçimlerde oy verenler yüzde 33, örgütlerde üye oranı  yüzde 10-33 arası, parti kadroları arasında yüzde 7-20 arası, parti üyeliğinde yüzde 7-27 arası, eylemlere katılımda ise yüzde 10’a kadar yükselebiliyor. (YH)