NSU’da tanıklar ortadan kaldırılıyor mu?

DORTMUND72000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye, biri Yunanistan kökenli olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı ve bir Alman polisi katleden ırkçı terör örgütü NSU’nın arkasında kimlerin olduğu konusunda yapılan soruşturmalar sürerken, bir tanık daha şüpheli şekilde öldü.

27 Nisan 2007’de Baden-Württemberg eyaletinde bulunan Heilbronn’da polis memuru Michele Kieserwetter’i öldüren NSU’lu teröristlerin kimlerle bağlantılı olduğunu ortaya çıkmak üzere Eyalet NSU Araştırma Komisyonu’na bir süre önce açıklamalarda bulunan 20 yaşındaki Mellsa M., 28 Mart cumartesi gecesi evinde ölü bulundu.

Polis ve savcılık tarafından verilen bilgiye göre, Karlsruhe kentinde yaşayan Mellsa M. adındaki tanığının „kasılma nöbeti“ nedeniyle hayatını kaybettiği ileri sürüldü. Ancak, bu kasılmanın neden kaynaklandığı konusunda bilgi verilmedi. Kriz geçirirken hastaneye kaldırılan Mellsa M. doktorların bütün girişimlerine rağmen kurtarılamadı. Ardından ceset üzerinde yapılan detaylı otopside, kadının ölüm nedenin „akciğer embolisi“ olduğu açıklandı. Heidelberg Üniversitesi’nde yapılan otopside kadının ölümünde dış etken izine rastlanmadığı belirtildi.

ÖLEN TANIĞIN KIZ ARKADAŞIYDI

Kısa bir süre önce Araştırma Komisyonu’na ifade veren Mellsa M.yi önemli kılan, iki yıl önce polise ifadeye çağrıldığı gün arabasının içinde ölü bulunan NSU tanıklarından Florian Heilig’in kız arkadaşı olması.

Irkçı grupların içerisinde yer alan Heilig, bir süre sonra itirafçılık programından yararlanarak ayrılmıştı. Çevresinde Kieserwetter’in kim tarafından öldürüldüğünü bildiğini söylediği ileri sürülüyor. Babası ve kız kardeşi Baden-Württemberg NSU Araştırma Komisyonu’na verdikleri ifadede, Florien Heilig’in NSU hakkında bilgi sahibi olduğunu, polis memuru ve göçmen esnafların kimlerin isteğiyle öldürüldüğünü bildiğini, bu nedenle öldürülmüş olabileceğini söylediler.

21 yaşındaki Florian Heilig, iddialarla ilgili polise ifade vermeye gitmeye gittiği 16 Eylül 2013’te Stuttgart’da arabasının içinde ölü bulunmuştu. Arabanın başka birisi tarafından ateşe verildiği tahmin ediliyor. Bir diğer önemli ayrıntı da Heilig’in intihar ettiği ileri sürülürken, arabasının anahtarı bir türlü bulunamadı. Ailesi, Florian Heilig’in intihar ettiğine inanmıyor.

NSU cinayetlerinin kim ya da kimler tarafından planlandığı konusunda önemli bilgilere sahip olduğu tahmin edilen Heilig’in eski kız arkadaşının ölümü, onun da bazı bilgilere sahip olabileceği, bu nedenle öldürülmüş olabileceği ileri sürülüyor. Bir süre önce NSU Araştırma Komisyonu’nun kamuoyuna kapalı toplantısında ifade veren genç kadının tehdit edildiğini komisyon üyelerine söylediği basında yer aldmıştı.

Baden-Württemberg NSU Araştırma Komisyonu Başkanı Wolfgang Drexler, genç kadının neden öldüğü konusunda şimdiden spekülasyon yapmanın doğru olmadığını belirterek, polis ve savcılık tarafından yürütülen çalışmanın sonucunu beklemek gerektiğini söyledi.

ÜÇÜNCÜ ÖLÜM OLDU

Irkçı terör örgütünün göçmen esnafları ve Alman polisi neden ve kimlerin yardımıyla öldürdüğü konusunda Federal Savcılık tarafından başlatılan soruşturmanın ardından 6 Mayıs 2013’de Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde NSU Davası başlamıştı. Davada bugüne kadar cinayetleri işlediği ileri sürülen Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhard’ın kimler tarafından yönlendirildiği ortaya çıkmış değil. Davanın baş sanığı Beate Zschaepe ise suskunluğunu korumaya devam ediyor.

Ancak bu süre içerisinde cinayetlerin arkasında kimlerin olduğunu bildiği ileri sürülen üç kişi hayatını kaybetti. Önce 21 yaşındaki Florian Heilig, Stuttgart’ta arabasının içinden ölü bulunmuştu. Ardından ırkçılar içerisinde ajanlık yapan „Corelli“ takma isimli Thomas Richter, Paderbon’daki evinde „şeker koması“ndan ölmüştü. Ancak daha sonra cesedi üzerinde yapılan otopside Thomas R.’nin şeker hastası olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu da eski ajanın başkaları tarafından öldürülmüş olabileceği anlamına geliyor.

Şüpheli ölümler halkasına şimdi de 20 yaşındaki genç kadının eklenmesi, göçmen esnafları katleden ırkçı terör örgütünün arkasında önemli bir ağın olduğu konusundaki kuşkuları daha da güçlendiriyor.

GERÇEKLER GİZLENİYOR

Almanya’da „yüzyılın davası“ olarak adlandırılan NSU Davası, 200. duruşmasına yaklaştı. Bugüne kadar göçmen esnafları ve Alman polisi öldüren ırkçı katillerin arkasında kimlerin olduğu konusunda bir ilerleme sağlanamadı. En dikkat çekici olan ise „kilit konumdaki“ tanıkların „şüpheli ölümü“. En son Baden-Württemberg Araştırma Komisyonu’na ifade veren Florian Heilig’in 20 yaşındaki kız arkadaşı evinde ölü bulundu.  (YH)

 

Kubaşık ve Yozgat katledilişlerinin 9. yılında anıldılar

Irkçı terör örgütü NSU tarafından bundan 9 yıl önce öldürülen Mehmet Kubaşık ve Halit Yozgat, Dortmund ve Kassel’de yapılan etkinliklerle anıldı.

4 Nisan 2006’da Dortmund’ta öldürülen Mehmet Kubaşık için Dortmund DİDF’in (Bezent e.V.) çağrısıyla gün boyunca yapılan eylem ve etkinlik, Kubaşık’ın öldürüldüğü büfenin önünde başladı. Kubaşık için burada yapılan anıta çiçekler bırakıldı. Gazme Kubaşık ve kardeşi de anma etkinliğinde en ön sırada yer aldı. Ardından anmaya katılanlar en önde çocuklar ve “Irkçı terör kurbanlarıyla dayanışma günü” pankartını taşıyarak, ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı sloganlar atarak, NSU kurbanları için yapılan anıtın önüne kadar yürüdüler. DİDF, Kubaşık Ailesi, Keup Caddesi Her Yerde İnisiyatifi ve Kassel’den gelen bir grup, Mehmet Kubaşık için yapılan anıta çelenk koydular.

Anıt önünde Bezent e.V. Başkanı Meral Mersin, yaptığı konuşmada üç yıldır düzenli olarak bu anma etkinliğini düzenlediklerini, bundan sonra da yapmaya devam edeceklerini belirterek, daha fazla destek çağrısında bulundu. Mersin, NSU Davası’nda bir ilerleme olmamasını da eleştirerek, bütün soruların aydınlatılması ve sorumlulardan hesap sorulmasını istedi.

Nordstadt Belediye Başkanı Dr. Ludwig Jörder de yaptığı konuşmada DİDF’e anmadan ötürü teşekkür ederek, Mehmet Kubaşık’ın öldürülmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu ifade etti.

Kubaşık Ailesi’nin avukatı Carsten Illius ve Keup Caddesi Her Yerde İnisiyatifi’nin temcilcisi Mithat Özdemir de birer konuşma yaparak ırkçılığa karşı birlikte mücadele etme çağrısında bulundular.

BEZENT’TE TOPLANTI

Aynı günün akşamında ise DİDF’e bağlı Bezent derneğinde bir toplantı düzenlendi. Carsten Illius ve Evrensel Gazetesi adına NSU davasını izleyen Yücel Özdemir’in katıldığı toplantıda, NSU Davası’nın geldiği aşama konusunda toplantıya katılanlar bilgilendirildi.

Çok sayıda Alman ve Türkiyeli’nin katıldığı toplantıda ayrıca Keup Caddesi Her Yerde İnisyatifi adına Mithat Özdemir de bir konuşma yaptı.

Konuşmalarda NSU davasının tanıklarının şüpheli şekilde ölmesinin düşündürücü olduğuna dikkat çekilirken, toplumsal mücadelenin davada çıkacak karar açısından önemli olacağı belirtildi ve ırkçılığa karşı yerli ve göçmenlerin hep birlikte mücadele etmesinin önemine dikkat çekildi.

6 Nisan 2006’da Kassel’de öldürülen Halit Yozgat için de Kassel’de bir anma etkinliği yapıldı. Yozgat için yapılan anıtın önünde gerçekleşen anmaya ailesi, arkadaşları, çok sayıda kurum temsilcisi ve politikacılar katıldı. (YH)