Gerçekler ve Tarihin Önemi

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’na bağlı Ulm ve Stuttgart dernekleri geçtiğimiz günlerde tarihçi-yazar Erdoğan Aydın ile söyleşiler gerçekleştirdi. Soru ve tartışmanın yoğun olduğu söyleşiler ilgiyle takip edildi.

Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğundan bugüne yaşadığı süreci değerlendiren Erdoğan Aydın özetle şu görüşleri dile getirdi; “dünyaya nerden ve nasıl baktığımız önemli. Osmanlı tarihinden günümüz AKP sinin ‘yeni Osmanlıcılık’ anlayışına gelmek istiyorum. Resmi tarih yazımında egemenlerin anlatımında padişahların, kralların, papaların, hocaların ne kadar doğru ve haklı olduğunu ve tarihi bunların yaptığına inanmamızı isterler. Bütün olanaklarını bu yönde seferber ederler.

Bizler ise; tarihe üretenlerin, ezilenlerin, sömürülenlerin, yok sayılanların cephesinde bakarız. Böyle olunca da aynı malzemeden çok çok farklı şeyler görülür. Tarih dedğimiz şey aslında sadece geçmişe bakmak, oraya takılmak demek değildir. Aslında dünle hesaplaşma, bugünü anlama ve yarını kurma bakımında tarih önemlidir.”

“Tarihe doğru yerden bakmak gerekir” diyerek bugüne gelen Erdoğan Aydın daha sonra şu konulara değindi:  “Cumhuriyet’le birlikte Anadolu’yu Türkleştirmek adına milliyetçi bir söylem ile tarih yazımı başladı. Bunun için çok kan akıtıldı. AKP, İslami bir söylem ile Sünni kardeşliği üzerinde Ortadoğu’da emperyal amaçlar peşinde ABD atına binmiş ordan oraya göz dikiyor. Bağdat, Musul, Şam gibi şehirleri ele geçirmeyi hedefliyordu. Strajik derinlik ve tarihsel haklarımız diye diye Suriye kalesini düşürüp yayılmaktı hedefleri yeni Osmanlıcıların. Ancak olmadı. Arap coğrafyasında Osmanlıcılık tepki görmekte. Midyata pirince giderlerken evdeki bulgurdan oldu AKP. Bugün Türkiye’de 2 milyonu aşkın mülteci en ağır koşullarda yaşam kavgası vermekte. Kısa zamanda düşecek denilen Suriye düşmedi. İran’ın kuşatılması denilirken oturup anlaşma yapılmak zorunda kalındı.”

Dinleyiciler; Ermeni sorunu, Kürt özgürlük hareketi, Alevilik ve inanç özgürlüğü ile Türkiye’deki seçimler vb. konularında sorular sordular.

Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılı nedeniyle gelen sorular uzunca cevaplanırken, yazar Aydın, kendi yaşamından şöyle bir örnek de verdi: “Sevgili Hrant Dink 2006’da AGOS için benle bir röportaj yapmıştı. Ben o zaman ‘Ermeni katliamı’ diyordum. Daha sonraları bu konuyu daha derinlikli araştırdım ve tartışmasız bir biçimde soykırım olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Ermeni soykırımı her defasında gerçek insanları derinden yaralamaya devam etmekte.

Türkiye’de söylem olarak laiklikten söz edilmekte ama gerçek yaşamda böyle olmadı. Devletin adeta resmi bir mezhebi var sayılarak katliamlar dahi yapıldı. Çorum, Maraş, Sivas, Gazi… sadece bu katliamlardan ilk elde akla gelenler.”

7 Haziranda Türkiye ve dolayısıyla Avrupayı da kapsayan seçim sürecini ilişkin ise; “HDP tüm partiler içinde bileşimi ve açıklamış olduğu programı ile en güvenilir ve yeni bir yaşam umut eden bir partidir bunun içinde desteklenmelidir” şeklinde konuşan yazar, HDP’nin barajı aşacağına inandığını açıkladı.

Tarihçi Erdoğan Aydın daha sonra okurları için kitaplarını imzaladı. DİDF derneklerinde söyleşiler önümüzdeki dönemde değişik konular üzerinde devam edecek.