Giesecke ve Devrient de işten çıkartılmalar – Bir aile karar alır, 800 aile azap çeker

 

Dünyaca tanınmış kağıt para ve banka kartları üreten teknoloji firması “Giesecke ve Devrient”in 800 işçiyi işten atma kararı tepkilere neden oldu. İşçiler hakları ve gelecekleri için bir aydır grevdeler.

Aziz Aslan
Kendi alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan “Giesecke ve Devrient”in, Münih’teki işletmesinde 300’ü üretim 500’ü de büro bölümünde olmak üzere 800 çalışanını işten atma kararı alması üzerine başlayan eylemler devam ediyor.
Firma yönetiminin, 2015 yılının sonuna kadar üretime bütünüyle son vererek, büro hizmetlerini de Münih’ten Coburg’a taşıma planı, işçiler arasında büyük psikolojik baskıya neden olurken, işyerinde yaklaşık bir ay önce başlayan grev çeşitli eylemlerle devam ediyor.
Firma yönetimi, arsa sahibinin, fabrikanın kurulu olduğu alanı satışa çıkarması nedeniyle böyle bir karar aldığını öne sürüyor. İşçilerse öncelikle olarak işyerlerinin korunması; bu olmadığı takdirde bütün haklarının ödenmesi için mücadele ediyorlar
Ver.di sendikasının örgütlü olduğu işyerinde ikinci işyeri temsilcisi Peter Stark, ‘Bize göre büro hizmetlerinin taşınması bu bölümün firmadan çıkarılıp yeni bir isim ile tekrar açılmaya çalışılmasının basamağını yaratmaktır. Bu adımın asıl amacı yeni işçilerin TİS kapsamı dışında tutularak daha ucuza çalıştırılmak istenmesidir’ diyor.
Arsa satışı gerekçesine sığınan işverenin, ortaya çıkan bu durumdan yararlanmak istemesine tepki gösteren işçiler de, “bir ailenin kazancı için 800 aile feda edilmek isteniyor. Ama buna izin vermeyeceğiz” diyorlar.
Ver.di sendikası çalışanların mağdur edilmemesi talepleriyle, işvereni pazarlık masasına oturmaya çağırdı. Ancak Ver.di’nin üretime yönelik sunduğu verimliliği arttıracak alternatif önerilerine rağmen, işveren tarafı pazarlıklara tamamen kapalı davranıyor.
Ocak ayından itibaren farklı eylemlerle seslerini duyurmaya çalışan “Giesecke ve Devrient” işçileri yaklaşık bir aydır da üretimi durdurdular ve fabrika önünde bekleyişlerini sürdürüyorlar. Fabrika girişi önünde toplanan işçiler elele tutuşarak bir zincir oluşturuyorlar. İşverenin grevi kırmak için dışardan işçi getirmek istemesi ise fabrika önünde yer yer tartışma ve gerginliklere yol açıyor.
Kendisiyle görüştüğümüz 20 yıllık bir işçi, eylemler üzerine işverenin kendilerine bir teklif getirdiğini söyleyerek şunları söyledi: ‘Bu teklifler ahlaki olarak kabul edilebilir değildi. İşveren bizlerden ne bekliyor? Biz, bize sunulan bu yasal tazminat sınırının altındaki tekliften memnun değiliz. 59 yaşındayım. Bu yaştan sonra ben nasıl yeni bir iş bulabilirim?’
İşveren her gün özel arabalar ile grev kırıcı işçileri fabrikaya sokmaya çalışıyor. Buna engel olmakta kararlı olan çekirdek bir grup işçi her sabah saat altıda fabrikanın kapıları önünde toplanıp nöbet tutuyorlar. Ellerindeki bildiri ve broşürler ile arkadaşlarını patronların uzlaşmaz tavırına karşı arkadaşlarını bilgilendirmeye çalışıyorlar. İşçilerin bu kararlı tutumu üzerine işverenin, greve bırakacak işçilere ekstra 10 Euro saat ücerti vermeyi vaat etmesi de büyük tepki yarattı.
Münih’deki birçok işletmeden işçilerin de fabrikaya gelerek grevdeki “Giesecke ve Devrient” işçilerine destek vermesi de işçilere moral veriyor. Gece vardiyasından çıkıp fabrikaya gelen metal sektöründen 70 kadar Epcos AG işçisinin dayanışması da bunun bir örneğiydi.
Birlikte halay çeken, bildiri dağıtan ve grev kırıcılarına karşı giriş kapılarının bloke eden IG Metall ve Ver.di üyesi işçiler, böylece birlikte hareket edince neler başarabileceklerinin farkına varmış oldular.
Taleplerinde kararlı olduklarını söyleyen işçiler, Bavyera Eyalet Meclisi’ne de yürümeyi planlıyorlar. İşyeri temsilcilerinden Ferhat Kırmızı’nın sözleri de işçilerin kararlılığını ortaya koyuyor: ‘Bütün arkadaşlara söylemek isterim ki, bir ve beraber olursak elde edemeyeceğimiz şey yoktur’