Her gelişi olaylı

0101Erdogan

AKP’ye destek amacıyla Karlsruhe ve Brüksel’de kapalı salon toplantıları düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine Alevileri, Kürtleri ve HDP’yi hedef aldı.

Türkiye’de 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde Avrupa’da kullanılan oyların kilit önemde olduğunu fark eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim mitinglerini Avrupa’ya kadar taşıdı.

10 Mayıs’ta Karlsruhe ve Brüksel’de AKP taraftarlarınca düzenlenen kapalı salon toplantılarında konuşan Erdoğan, muhalefet partilerini hedef alırken, güya isim vermeden AKP’ye oy istedi. AKP Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan bir hafta sonra Almanya’ya gelen Erdoğan’ın gündeminde yine „tek bayrak“, „tek millet“ vardı.

Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez AKP’nin Avrupa’daki uzantısı durumundaki Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin (UETD) davetlisi olarak Almanya’nın Karlsruhe kentine gelen Erdoğan’ın bu ziyaretini kamuoyu, Ak Saray’daki Basın Dairesi’nden değil UETD’den öğrendi. 6 Mayıs günü basına bir açıklama yapan UETD Başkanı Süleyman Çelik, Erdoğan’ın „Gençlik Buluşması“ adı altında düzenleyecekleri etkinliğe katılacağını açıkladı. Erdoğan geçen yıl da UETD’nin kuruluş yıl dönümü nedeniyle Köln Arena’da yapılan toplantıya katılmış ve cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını buradan başlatmıştı. Her ne kadar Çelik, Erdoğan’ın Karlsruhe ve Brüksel toplantılarını, „Vatandaşlarımıza teşekkür mahiyetindeki ziyaretler“ olarak tanımlasa da gerçekte, AKP’nin seçim kampanasına destek sağlamaktan başka bir şey değildir. Zaten Çelik de açıklamasının devamında, „Umuyoruz ki Cumhurbaşkanımızın gelişi buradaki vatandaşlarımızın seçimlere duyarlılığını ve katılımını arttıracaktır. Zira oy bir mühürdür, mühür kimdeyse sultan odur. Hepimiz görüyoruz ki ne zaman buradaki vatandaşlara seçme hakkı verildi, buraya siyasi partilerin de ilgisi arttı. 2019 yılında seçilme hakkı da uygulandığı takdirde buradaki sorunların daha kolay çözüleceğini şimdiden söyleyebiliriz.“ diyor.

Bunun açık ifadesi, Erdoğan’ın AKP’nin seçim kampanyasına destek vermek üzere Avrupa’ya geldiği, toplantılar düzenlediği ve kendi taraftarlarına moral verdiğidir.

Dolayısıyla geçen yıldan bu yana ne UETD ne de Erdoğan cephesinden değişen bir şey yok. „Tarafsızlık“, „bütün partilere“ ve onların uzantılarına eşit mesafede durma hak getire!

 

ALEVİLERE VE HDP’YE YÜKLENDİ

Erdoğan Karlsruhe ve Brüksel’deki konuşmalarında asıl olarak Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Avrupa’daki çalışmalarını ve Avrupa Alevilerini hedef gösterdi. Karlsruhe’de binlerce Alevi’nin, Kürdün, devrimcinin, ilericinin kendisini dışarıda protesto etmesini içine sindiremeyen Erdoğan, „Eğer siz bu oy gücünüzü kullanmazsanız, bugüne kadar sizi görmezden gelenler aynı tavrı gösterirler. Ancak tersini yaparsanız kimse sizin sesinize kulak tıkama cesaretini kendisinde bulamaz. Siz milli bir sessiniz, onun için buna ihtiyacımız var. Siz alanları boş bırakırsanız, birileri gelip dolduracak. Gurbetçi değil, yurtdışındaki gücümüz olarak görülüyoruz sizleri“ dedi.

Kendi taraftarlarını harekete geçirmek için gerilim politikasını olduğu gibi Avrupa’ya da taşıyan Erdoğan, açık bir şekilde HDP’yi hedef gösterirken, yine „tek“lik üzerinden mesaj vardı.

 

YİNE ALİSİZ ALEVİLER

Başbakanlığı döneminde Avrupa’daki Alevi örgütlenmesini açık bir şekilde hedef gösteren Erdoğan, Karlsruhe’deki konuşmasında aynı tutumunu sürdürdü. Konuşmasında, „Alisiz Alevilerin birisini milletvekili adayı yaptılar. Alevilik Hazreti Ali’yi sevmekse benden daha iyi Alevi olamaz. Ama Alevilik bir dinse orada Tayyip Erdoğan yok. Onu Alisiz Aleviler düşünsün. Bunlara gerekli cevabı vereceğinizi biliyorum“ diyerek açık bir şekilde Avrupa’daki Alevileri ve onların örgütlenmesini hedef gösterdi.

İslam, ecdat, Fatih, Yavuz gibi kavramları bolca kullanarak taraftarlarını karşıt görüşte olanlara karşı kışkırtan Erdoğan, bununla elbette Avrupa’daki oyları AKP’nin hesabına yazmayı hedefliyor.

Avrupa ülkelerinde HDP’yi desteklemek için çok sayıda örgütün bir araya gelmesinden rahatsız olan Erdoğan, seçimlerde HDP’nin Avrupa’dan istediği oyu almamasını amaçlıyor. Bunun için de HDP’ye karşı karalama kampanyasını Avrupa’da taşıdı. Ancak, seçim çalışmaları Erdoğan’ın bu hesabının tutmayacağını gösteriyor. Zira, Erdoğan’ın Alevi ve Kürtleri açık bir şekilde hedefe koyması, demokratik güçlerin seçim çalışmasını daha da yoğunlaştırmasını beraberinde getiriyor. (YH)

 

 YÜCEL ÖZDEMİR

 


 

Arka fonda örgüt logoları!

Erdoğan, Karlsruhe’deki DM Arena’da konuşma yaparken en çok dikkat çeken noktalardan birisi arka fondaki örgüt logoları oldu. UETD, MÜSIAD, DİTİB, ATİB, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) logolarının arka fonda kullanılması tartışmalara neden oldu. Diyanetin Avrupa’daki uzantısı olan DİTİB’e bağlı camilerde AKP lehine yoğun çalışmalar yapılırken, sözde bağımsız ’sivil toplum örgütü‘ olan bu kuruluşun seçim kampanyası sırasında AKP’ye destek verdiği Erdoğan’ın ziyaretiyle bir kez daha görüldü. Ancak buna rağmen DİTİB yetkilileri açık destek vermek yerine, logonun kendilerinden habersiz kullandığını ileri sürdü. Dış ilişkiler Müdürü Zekeriya Altug tarafından yapılan açıklamada, logonun kullanılması yönünde kendilerine bir başvuru olmadığını, ancak ziyaret cumhurbaşkanı tarafından yapıldığı için fazla sorun olmayacağını söyledi.

ATİB ve IGMG yöneticileri de sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarda logolarının kendilerinden habersiz kullanıldığını ifade ettiler.

UETD tarafından örgütlerin logosunun izinsiz konulduğu tahmin ediliyor. Avrupa’da 60 kadar örgüt ve kurumun HDP’ye destek vermesinden hareket eden UETD, diğer örgütlerin ismini desteğin genişliğini ifade etmek için kullandığı tahmin ediliyor. Ancak bunu da yüzüne gözüne bulaştırdığı anlaşılıyor. (YH)


AKP’nin yurtdışı vaatleri: 13 yıllık soygunun itirafıdır!

7 Haziran seçimlerinde Avrupa’dan kullanılacak oyların önemi, bütün partiler tarafından fark ediliyor. Bu da haliyle partileri, burada yaşayan seçmenleri etkilemek için özel bir çaba sarfetmeye yöneltiyor.

Bunlar arasında en cazip vaatleri sıralayan parti olmakla övünen AKP’nin durumu ise dikkat çekiyor. Gerçekten de 7 Haziran seçimlerinde Avrupa’da yaşayan seçmene yönelik en cazip görünen vaatler AKP’den geldi; bizzat Başbakan tarafından Dusseldorf mitinginde açıklanan 10 vaat arasında dövizli askerliğin bin Euro’ya düşürülmesi; pasaport harçlarının 217’den 100 Euro’ya indirilmesi; THY’den alınan biletlerde indirim uygulanması; Türkiye’ye götürülen araç ve telefonlarla ilgili kolaylık vb. gibi etkileyici vaatler sıralandı.

İktidarda kalmak adına bütün kozlarını ortaya koyan AKP’nin bu vaatleri aslında bir gerçeği de açıkça ortaya koydu: 13 yıldır hükümette olan AKP, demek ki, bunca yıldır Avrupa’daki vatandaşları zarara uğratmaktaydı! Öyle ya, dövizli askerliği önce 10 bin, sonra 6 bin Euro yapan AKP’nin kendisiydi. Demek ki, bin Euro’ya da indirmek mümkünmüş!

Peki bunun için seçim olmasını mı bekliyordunuz? Pasaport harçları için DİDF gibi birçok dernek ve örgüt kampanyalar düzenledi, yapılan zamların geri alınmasını istediğinde, hükümetin yanıtı “bu zamlar mecburiyetten yapılıyor” deniyordu.

Bu durumda ya o zaman yalan söyleniyordu ya da şimdi yapılması mümkün olmayan bir şey vaat ediliyor!

AKP’nin 10 maddelik vaat listesi, aslında 13 yıllık AKP hükümetinin tekzibinden öte anlam taşımıyor. 13 yıldır kendi sorumluluklarında olan askerlik, konsolosluk harçları vb. konularda vatandaşı nasıl döviz makinesi olarak görüp soyduklarının bir itirafı demek olan bu vaatlerin göz boyamaya yetip yetmeyeceğini yakında hep beraber göreceğiz.