Onbinler alanlara çıktı

144 verdi köln

Alman Sendikalar Birliği (DGB)’nin çağrısıyla 13 Haziranda Almanya’nın dört şehrinde 26 500 insan sokağa çıktı. Köln’de 15 000, Hannover’de 4500, Dresden’de 2500 ve Nürnberg’de de 4500 emekçinin katıldığı yürüyüş ve mitinglerde konuşan sendikacılar ve siyasetçiler insanlarla çalışanlara da makinelerle çalışanlar kadar ücret verilmesini istediler.

Kamuya ait Çocuk Yuvalarında çalışan eğitmenlerin, Gençlik Dairelerinde çalışan sosyal hizmet uzmanlarının, engellilerle çalışan pedagogların, okullardaki sosyal hizmet uzmanlarının grevi Yerel Yönetim İşverenleri Birliği VKA’nın son görüşmede arabulucuların” devreye girmesini istemesi üzerine geçici olarak durdurulmuştu. Yaklaşık 240 bin eğitim ve sosyal hizmet çalışanlarının gözleri böylece Haziran ayı sonunda açıklanacak arabulucu teklifine kilitlendi. Yasalar gereği bu süre içinde grev yapılamıyor. Arabulucular tekliflerini sunup, iki tarafın komisyonları bunu gözden geçirdikten sonra kararlarını verecekler. Birleşik Hizmet Sendikası-Verdi Başkanı Frank Bsirske, Hannover’deki konuşmasında Arabulucuların tekliflerini değerlendirecek olan Grev Delegeleri Konferansı kabul ya da greve devam konusunda karar verecek” dedi. Son yapılan greve 50 000 yuva eğitmeni ve sosyal alanlarda çalışan değişik formasyonlardan pedagog katılmıştı.

Köln’de yapılan ve resmi rakamlara göre 15 000 kişinin katıldığı yürüyüş ve mitingde grevcilerin kararlılığı kadar, onları desteklemeye gelen veliler ve diğer sınıf kardeşlerinin desteği de görkemli bir tablo oluşturuyordu.

SOSYAL HİZMET ALTIN DEĞERİNDEDİR

Aachen’li davulcuların renk kattıkları, Hristiyan Demokrat bir milletvekilinin de katılarak destek verdiği eylemde konuşan DGB Kuzey Ren Vestfalya Başkanı Andreas Meyer-Lauber, metal ve kimya sektörlerindeki iyi ücret artışlarının ses çıkaran uyarı grevleriyle kabul ettirildiğine dikkat çekerek; ‚Duisburg ve Mühlheim’daki işçi arkadaşlarımız Siemens’teki iş yerlerinin korunması için mücadele veriyorlar.. İyi çalışmanın karşılığı iyi ücret olmalıdır. Bir de kadınlarla erkeklerin aldıkları ücretler de eşit olmak zorundadır. Kadınların erkeklerden ortalama olarak %20 daha az ücret alıyor olmaları kabul edilemez!‘ dedi.

GEW KRV Başkanı Dorothea Schaefer ‘’Sosyal hizmet altın değerindedir, o devletin korumak ve bakmakla yükümlü olduğu hazinesidir.’’ derken Ver.di- Federal YK üyesi Achim Meerkamp: İşverenlerin bu grevin nedeninin kısa vadedeki iyileştirmeler olmadığını anlamaları gerektiğini, söz konusu olan çocuk ve torunlarımızın geleceği olduğunu belirterek; çünkü onların da yine kalifiye eğitmenlere gereksinmeleri olacaktır.’ dedi.

Dresden’de yapılan miting ve yürüyüşe Sol Parti Eş Başkanı Katja Kipping katıldı ve Paralarımızı emanet ettiklerimize neden çocuklarımızı emanet ettiklerimizden daha fazla güveniyoruz?” diyerek çoğunluğun kafasından geçen soruyu yöneltti.

MÜCADELEDE SONUNA KADAR VARIZ

Ver.di sendikası başkanı Frank Bsirske Hannover’deki yürüyüşte alkış ve sloganlarla desteklenen konuşmasına ‘’onlar bizim dayanamayacağımızı sanıyorlar, yanılıyorlar’’ diye başladı. Kamuya ait sosyal ve eğitim kurumlarında çalışan 240 000 çalışanı ilgilendiren grevin halk arasında da en az %69 destek bulduğunu açıklayan Bsirske 25 Haziranda arabulucuların tekliflerini beklediklerini ve grevin sonlanmasını istiyorlarsa, işe yarar bir teklif beklediklerini söyledi.Sendika başkanı sözlerine ‚Biz insanlarla çalışanların yaptıkları işe değer verilmesini istiyoruz. Bu meslekler daha çekici hale getirilmelidir. İnsanlarla çalışanların da en az makinelerle çalışanlar kadar ücret almalarını istiyoruz. Tam da tipik kadın meslekleri denilen işlerin hak ettikleri değeri kazanmaları gerekir.‘ diye devam etti.

DGB Başkanı Reiner Hoffmann da Hannover’deki mitingde ‚Arabulucuların tekliflerinden sonra işverenlerden hareket bekliyoruz. Yuvalardaki eğitmenler, Gençlik Dairelerinde çalışan sosyal hizmet uzmanları, engellilerle çalışan pedagoglar, okullardaki sosyal hizmet uzmanları bugün mesleklerinin itibarının yükseltilmesi için sokağa çıktılar. Birçok insan da tüm güçleriyle onları destekledi. Bunu işverenler de duymazlıktan gelemezler. Elle tutulur bir sonuç bekliyoruz. Sorun sadece gelecek kuşakların borçlarının olmaması değil, aynı zamanda da bir geleceklerinin olmasıdır.!’‘

SPD Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Federal Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel de Hannover’deydi ve Berlin’in yerel yönetimlerin yardımına koşması gerektiğini belirtti. ‘Federal hükümetin mültecilere yapılan masraflar için yerel yönetimlere yardıma başladığını, ama bunun ‘’ya mültecilere para ya da eğitmenlere doyurucu ücret’’ alternatifine dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Gabriel konuşurken göstericiler arasından sorumlu olduğu alanlar anımsatılarak ‘yapsana’ ‘yasa çıkarın o zaman’, ‘bunları kime anlatıyorsun, suyun başındasın işte!’’ sesleri yükseldi.

Grev ve 13 Haziran’da yapılan çalışanlar açısından da öğreticiydi. Kassel’den gelen bir genç yuva eğitmeninin İsteksizce başladığım bu grev bana bir okul gibi geldi. Şimdiye kadar hiç duymadığım şeyler öğrendim. İş arkadaşlarımı ve diğer mesleklerden arkadaşlarımı başka bir gözle tanıdım ve neden sendikanın gerekli olduğunu öğrendim! Sonuna kadar varım!” sözleri hem kahkahalar ve hem de alkışlarla yanıtlandı.

YÜKSEL DALYAN