IHG’de hoşnutsuzluk sürüyor

Bu yılın başında IHG’de yürürlüğe giren “İşyeri Toplu Sözleşmesi” (“Haustarifvertrag”) onlarca işçinin ücretlerinin düşmesine neden oldu. İşçiler, IG BAU ve İşyeri Temsilciliği’nin (BR) IHG’nin lehine bir sözleşme imzaladığını söylerken sendika yetkilileri verdikleri demeçlerde, “İşçilerin %85’i bizi destekliyor” iddiasını ileri sürüyorlar. 30’dan fazla işçinin mahkemeye başvurması IG BAU’un doğru söylemediğini ortaya koyuyor. IHG işçilerinin sorunları sadece ücret gruplarıyla sınırlı değil; “adamına göre muamele” IHG’de yaygın bir yöntem.

Geçtiğimiz haftalarda Duisburg İş Mahkemesi’nde görülen davaların hepsi işçilerin aleyhine sonuçlandı. Davalara bakan hakimler, işçilerin, 1 Ocak 2015’de yürürlüğe giren “İşyeri Toplu Sözleşmesi” (“Haustarifvertrag”) itirazlarını asıl olarak, “sözleşmenin meşru TİS tarafları arasında imzalandığı ve dolayısıyla hukuksal olarak geçerli” olduğu gerekçesiyle reddettiler.

HUKUKSAL AMA ADİL DEĞİL!

Davaların ilk aşamada kaybedenlerin hepsi bir üst mahkemeye başvurmakta kararlılar. İşçilere göre itiraz ettikleri sözleşme “hukuksal olarak sağlam temelde olabilir ama kesinlikle adil değil!”

Duisburg şehir merkezindeki kafeteryalardan birinde buluştuğumuz işçiler, önce kime kızacaklarını bilmiyorlar; IHG şeflerine mi, BR’deki ağalara mı yoksa Frankfurt’ta sırça saraydaki sendika yöneticilerine mi? İşçilerin en çok içerlediği mesele ise yıllardır aidat ödedikleri sendikaları IG BAU’un sözleşmeyi bir zorunluluk olarak dayatması. “IG BAU nasıl böyle bir sözleşmeye imza atar?”, “Bize neden danışmadılar? Sözleşmeyi kabul edip etmediğimizi bize neden sormadılar?”

ÜCRET GRUPLARI NEYE GÖRE DÜŞÜRÜLDÜ, NEYE GÖRE YÜKSELTİLDİ?!

Resmi olarak 145 işçinin çalıştığı IHG’de 1 Ocak 2015’den bu yana geçerli olan sözleşmeye bağlı olarak en azından 70 işçinin ücret grubu aşağı çekilmiş. 30-40 arası işçinin ücret grupları aynı kalırken genelde IHG şefi ve BR şefi ile arayı iyi tutan bir grubun ise ücret grupları yükseltilmiş.

Aralarında 25 – 30 sene IHG’de çalışan ve her gün ThyssenKrupp için çalışan işçilerin bazılarının ücret grupları “yeni düzenlemeyle” 2 grup aşağı çekilmiş. 30 yıldan fazla IHG’de çalışan bir işçi, “Ben bütün ağır araçları (kepçe, vinç vb) sürüyorum, en zor olan işleri yapıyorum ama benimle aynı işi yapanın ücret grubu yedi oldu ben hala beş alıyorum” diyor.

Diğer bir işçi ise, “Doğrusunu söylemek gerekirse bizim firmada adamına göre muamele var. Betriebsratın çevresinde bir grup y….a var, bunlar en hafif işleri en yüksek ücret grubuyla yaparlar. Zor ve tehlikeli bir iş çıktığında bizi gönderirler ama nerede hafif bir iş varsa, günün önemli bir bölümü beklemekle geçiyorsa o zaman bunlara o iş verilir” diyor.

İŞÇİLERİ KANDIRDILAR…

Ama siz de IG BAU’un ve BR’nin planına onay vermişsiniz. Yapılan oylamada işçilerin %85’i şimdi geçerli olan planı onaylamış. IG BAU yetkilisi Dieter Wasilewski, bir hafta önce gazetelere verdiği demeçte böyle diyor“ itirazımızı işçiler kabul etmiyor.

Bize bu sözleşmeyi kabul ediyor musunuz diye kimse bir şey sormadı. Çünkü o toplantıda daha sözleşme falan ortada yoktu” diyor 20 senelik bir işçi ve söyle devam ediyor: “Biz neden bile bile lades olmasına göz yumalım ki? Bize söyledikleri şuydu; bir grup arkadaşımızın ücretlerin %10 düşürülmesine onay verilmesini istedikleri ve bunun için imza topladıklarıydı. Toplantıdaki sendika yöneticisi, bize ‘siz ücretlerin %10 düşürülmesini mi istiyorsunuz yoksa hiçbir ücret kaybının olmadığı bir sözleşmemi? Ücret kaybı istemeyen elini kaldırsın’ dedi. E tabi oradaki arkadaşların çoğunluğu ücret kaybı istemediği için elini kaldırdı.”

İmza toplama melesi ise çok farklı bir olaydı” diyor 25 senelik bir işçi. Mektubu kendisinin de imzaladığını söyleyen bu işçi, “Bir grup arkadaşımız sendika genel merkezine 15-20 arkadaşın imzasıyla özel bir mektup göndermişti. Bu mektupta sendika merkezine neden geçerli olan sözleşme yerine yeni bir sözleşme bize dayatılıyor diye soruldu. Çünkü eski sözleşmeye göre eğer işletmenin durumu kötüleşirse o zaman ücretlerin kısmen düşürülmesi dahil bir takım önlemler üzerine sözleşme taraflarının masaya oturması öngörülüyordu. Fakat toplantıda sanki mektubu gönderen arkadaşlar ücretlerimizi %10 düşürün diyorlarmış ve bunun için imza topluyorlarmış gibi bir hava yaratıldı. İşçiler orada kandırıldı” diyor.

İşçilerin %40’ından fazlasının mahkemeye başvurduğunu hatırlatan bir başka işçi ise, “IG BAU’un %85 rakamı doğru değil. Ayrıca imzalanan sözleşmeyi bize aylar sonra gösterdiler. Bunun üzerine oylama falan yapılmadı. Bu doğru değil” diyor.

FEHMİ KİMİN ADAMI?’

Onlarca işçinin mahkemeye başvurması IHG içinde bir hayli toz kaldırmış. İşçilerin aktardıklarına göre firmada temsilci gibi hareket etmek yerine IHG şefinin sağ kolu gibi hareket eden BR Başkanı Fehmi Yüksel ve ekibi şimdi de işçileri korkutuyor ve mahkemeye başvuranlara karşı kışkırtıyor.

Yüksel’in her önüne gelene, “Eğer IHG mahkemeyi kaybederse o zaman kapıya kilidi vuracak” dediğini söyleyen bir işçi, “Mahkemeye başvurmamızdan neden bu kadar rahatsız oluyor, neden korkuyor anlaşılır değil. Fehmi bizim temsilcimiz mi yoksa IHG’nin temsilci mi? Biz haklıysak mahkemeyi kazanırız ve hakkımızı alırız, yok mahkeme bizi haksız bulursa sözleşme yürürlüğe girer. O kadar!” diyor.

Laf Fehmi Yüksel’den açılınca ve “kimin temsilcisi” denince işçiler arasında gülüşmeler başlıyor; “Kimin olacak Deneke’nin adamı o” diyen bir işçi kısa bir süre önce şahit olduğu olayı anlatıyor: “Bir arkadaş herkesin içinde zulageler (ek zam) ile ilgili bir şey sordu. Yüksel aynen şöyle dedi; ‘Bana kalsa ben daha fazla keserim, siz yine Deneke’ye dua edin.’ İşte bizim Yüksel böyle bir temsilci!”

Sözü alan bir diğer işçi ise, “Yüksel geçenlerde Stempelbude de bir grup işçiye söylev çekti. ‘ben şimdiye kadar herkese eşit davrandım, ister bana oy versin ister vermesin. Ama bundan sonra bana oy vermeyenlere haksızlık edeceğim, o zaman görürler haksız davranmak nasıl oluyormuş’ dedi. Arkadaş bu adam kimin kimi seçtiğini, kime oy verdiğini nereden biliyor? Nasıl utanmadan, çekinmeden böyle konuşuyor?

Anlatılanları sessizce dinleyen diğerlerinden daha yaşlı bir işçi ise, “Bu şimdi Fehmi’nin başkan olduğu üçüncü dönem. Daha öncesinde de Betriebsrattaydı. Adam tezgahı kurmuş, bunda anlaşılmayacak ne var? IG BAU’da ona inanıyor bize değil. Suç bizde, onu başımıza biz adam ettik. Onun yandaşlarına Cumartesi/Pazar mesaisi gırla, bize gelince sen istirahat et, hafta sonu dinlen deniyor. Yandaşları hafta içi frei alıyorlar hafta sonu çalışmaya geliyorlar. Fehmi bizim değil, çoktandır Deneke’nin adamı oldu” diyerek taşı gediğine koyuyor.

BİRLİĞİMİZİ SAĞLAMA ALMALIYIZ!

Mahkemeye başvurarak ilk adımı atan IHG işçileri şimdi bir adım daha atarak daha sağlam bir birlik olmanın çabasındalar. Bir süredir dışarıda buluştuklarını, firmadaki sorunları üzerine konuştuklarını anlatan işçiler, “artık oy yaydan çıktı, geri dönmek yok” diyorlar.

Dışarıda buluşmanın ve sorunlar üzerine konuşmanın yeterli olmadığını söyleyen 40-45 yaşlarındaki bir işçi, “Nereye gidersek orada konuşalım, bütün Baustelle’lerde arkadaşlarla tartışalım. Aslında herkes bizim gibi düşünüyor ama cesaret edemiyorlar. Eğer bu korkuyu aşarsak Fehmi’yi de Deneke’yi de aşarız, bütün haklarımızı elde ederiz” diyor.

Kafeteryada başlayan sohbeti firmada sürdürmek üzere vedalaşan işçiler, ertesi gün sabah vardiyası için evin yoluna koyuldular. Görünen o ki mahkemeler nedeniyle havaya kalkan toz bulutu yatıştığında ortaya çıkan tablo da farklı olacak. İşçi arkadaşlara, “kolay gelsin” diyerek biz de Duisburg’dan ayrılıyoruz.

SERDAR DERVENTLİ