Ford’da yeni üretim planı

 

Ford Köln’de 2021 yılına kadar iş güvencesi sözleşmesi geçerli olmasına karşın işyerleri değişik yöntemlerle yok edilecek. Fiesta üretiminin günlük 1850 adetten 1700’e düşürülmesi sadece Ford işçilerini değil aynı zamanda Industriepark’taki taşeron firmaları da etkileyecek. Özellikle Randstand üzerinden Fiesta üretiminde çalışan işçilerin sayısı azalacak. Diğer yanda rapor alan işçiler üzerinde baskı artacak.
Yeni model Fiesta’nın üretimiyle ilgili yeni düzenlemeler Köln/Niehl’deki Ford fabrikasında devam ediyor. Birleşik İşyeri Temsilciliği (GBR) ve Ford yönetimi arasında devam eden görüşmelerde elde edilen ara sonuçlar 14 Eylül günü düzenlenen işyeri toplantısında işçilere anlatıldı.
Buna göre halen günlük 1850 adet üretilen Fiesta’nın sayısı 1700’e düşürülecek. Tekel yönetimi daha önceki planlarına göre bu rakamı 1550’e düşürmeyi planlıyordu. Aradaki fark ise Ocak-Şubat ve Mart aylarında günlük üretim yeniden 1850 adede çıkartılarak kapatılacaktı. Tekel yönetimi ayrıca vardiya sayısını da üçten ikiye düşürmeyi de planlıyordu. Bu planda yapılan görüşmeler üzerine değişti ve üretim 3 vardiya ve altı sistem üzerinden devam edecek. Görüşmeler kapsamında gelecek yılın izin ve köprü günleri de belli oldu.

ÜRETİM DÜŞÜNCE NE OLACAK?
Üretimin günlük 300 adet düşmesi işçilere nasıl yansıyacağı merak konusu. Nitekim bu aynı zamanda yeni Fiesta modelinin üretimine geçildiğinde uygulanması planlanan iki vardiya ve esnek üretim modeline doğru bir atılmış adım olarak değerlendiriliyor.
Üretimin günlük 300 adet düşmesiyle birlikte açığa çıkacak işçilerin önemli bir bölümünün motor bölümüne devredilmesi planlanıyor. Ayrıca bundan sonra emekliye ayrılanların yerine yeni işçi alınmayacağı da kesinleşti. Ford Almanya Şefi Bernhard Mattes, KSTA gazetesiyle yaptığı bir mülakatta üretimin düşürülmesiyle birlikte “fazlalık” hale gelecek olan işçilerin işten çıkartılmayacağını ancak emekliye ayrılanların yerine yenilerin alınmayacağını ve dolayısıyla işyerlerinin bu yoldan yok edileceğini söyledi.
Diğer yandan Fiesta’ta üretimindeki düşüş Ford’un içinde ve dışında bulunan taşeron firmalara da olumsuz yansıyacak. Her ne kadar Ford yönetimi ve GBR tarafından yapılan açıklamalarda, “Randstand üzerinden çalışan personelin sayısı üretimin ihtiyacına göre denkleştirilecek” denildi. Bu ise gerçekte bugün Randstand üzerinden Ford’da çalışan emekçilerin bir bölümünün işten çıkartılacağı anlamına geliyor.

FORD’UN DURUMU NASIL..?!
2015 yılının ilk altı ayında Avrupa’daki Fiesta satışlarının %3,7 artırarak 173 bin adede çıktığını bildiren Mathes, “Yılın ilk iki çeyreği bize doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor” dedi.
GBR ise bu konuda Ford şefleriyle aynı fikirde değil. Özellikle 2017’den itibaren yeni Fiesta modelinin üretimine geçilmesiyle birlikte Köln’de üretilecek sayının yeterli olmayacağını düşünen GBR, Ford yönetiminin ikinci bir modelin daha Köln’de üretilmesini talep ediyorlar.
Bilindiği gibi 2014 ortasında imzalanan işyeri sözleşmesi döneminde Ford yönetimi Köln/Niehl’deki fabrikasıyla Romanya’nın Craiova’daki fabrikayı karşılaştırarak yeni model Fiesta’nın üretiminin nerede yapılacağına karar vermişti. Alınan karara göre Fiesta Köln’de üretilecek Fiesta’nın alt modeli B-Max ise Craiova’da üretilecek.
Anlaşıldığı kadar Köln’deki işyeri temsilciliği Köln’deki işyerlerini koruma adına Craiova’daki üretimin de Almanya’ya kaydırılmasını talep ediyor.

RAPORLULAR SAYISINDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Ford yönetimi yaz tatili öncesi yapılan işyeri toplantısında, rapor alanların arttığına dikkat çekmiş ve, “eğer 2014 başında böyle bir durum olsaydı yeni modelin Köln’e verilip verilmemesi konusunda farklı bir karar verebilirdik” diye ‘aba altında sopayı’ göstermişti.
Ford Şefi Mattes, KSTA gazetesiyle yaptığı mülakatta, “Rapor alanların sayısında ciddi bir değişiklik yok” diyerek sorunun devam ettiğini söyledi. Otomobil endüstrisinde en yüksek rapor alma oranının Ford’da olduğunu bildiren Mattes, “Biz sorunun kaynağını bulmak için işyeri temsilciliği ile her türlü yol ve yöntemi deniyoruz. Rapor alan çalışanlarımız işe döndükten sonra onlarla özel görüşmeler yapıp rapor alma nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Nedenlerini bilsek, sorunların kaynağını bilsek bunların ortadan kaldırılması için hemen harekete geçeriz. Ama ne yazık ki şimdiye kadar somut bir şey tespit edemedik” dedi.
İşin ilginç yanı işyeri temsilciliği işçilerle özel görüşmek ve çalışma koşullarını düzeltmek yerine işveren temsilcileriyle birlikte işçileri görüşmeye çağırıyor olması. Sonuçta bu görüşmelerde işçiler gerçekleri söyleyemedikleri gibi bir daha rapor almamaları ve hasta olsalar da işe gelmeleri gerektiği duygusuna kapılıyorlar. (YH Köln)