Ver.di Sendikası’nın Amazon’a karşı mücadelesi devam ediyor

Ver.di Sendikası 2013 yılından bu yana Amazon’daki tüm çalışanların TİS sözleşmesine dahil olması çabasının yanı sıra şirketin çeşitli nakliye kollarında ücretlerin arttırılması, iş koşullarının düzeltilmesi, süreli iş akitleri ve kiralık işçiliğe karşı aralıksız grev ve kampanyalar yürütüyor. Özellikle son dört yıldan bu yana işletme kollarında üye ve oluşturulan işyeri temsilciliklerinde ver.di üyesi temsilcilerin yer alması için çaba sarf ediyor. Bugün 8 nakliye merkezinde örgütlenmiş olan sendikanın çağrısı ile en son eylül ayı sonunda Rheinberg, Werne, Bad Hersfeld, Leipzig ve Graben kollarında toplam 2 bin 100 çalışan daha fazla ücret talebi ile iş bırakarak greve çıktı. Bugün işçilerin eylemi durulmuş gibi görünse de, işçiler ve Ver.di Sendikası, TİS sözleşmelerini şirkete kabul ettirene kadar mücadelelerinin devam edeceğini açıkladı. Almanya nakliye merkezleri temsilcisi Armin Cossmann yaptığı yazılı açıklamada “Biz TİS’lere dahil olma ve kazancından pay verme niyetinde değiliz”, diyerek Amazon’un inatçı tutumunu sürdüreceğini bir kez daha yineledi.

Ver.di Sendikası’nı ‚esasta işçilerin çıkarını düşünmemekle‘ suçlayan Amazon temsilcileri, ’sendikanın işçiler üzerinden arpalığını doldurmak istediği‘ propagandası yapıyor. İkna ettiği ve satın aldığı bazı çalışanlar üzerinden sendika karşıtı kampanyalar örgütlüyor.

Amazon’un kendisine hiçbir kural koydurmak istemediğini, bilinçli olarak yapısal olarak zayıf bölgelerde nakliye merkezlerini açtığını, buralarda, iş bulmada zorlanan ve yaşlı işçilerin kendileri için bir şans olarak görüp çalıştığını belirten Ver.di Sendikası Sekreteri Hoffmann-Aschenbach, bu durumun sendikanın bazı çalışanlar arasında olumsuz tartışılmalara neden olabildiğini açıkladı.

 

Bir Amerika şirketi olan Amazon’da TİS’lere yanaşılmamasının yanı sıra, şirkette çalışanlar üzerine uygulanan performans baskısı, iş esnasında çalışanların daimi gözetimi, düşük ve keyfi ücretlendirme, süreli iş akti ve kiralık işçilik gibi sorunlar aralıksız yaşanıyor. Her yıl Noel dönemi düşük ve güvencesiz işkoşulları ile binlerce sezon işçisi çalıştıran Amazon, Leipzig, Rheinberg, Werne, Pforzheim, Koblenz, Brieselang ve ikisi Bad Hersfeld’de bulunan nakliye merkezlerinde bu yıl için toplam 10 bin sezon işçisi alınacağını duyurdu. Nakliye ve depo branşında  11,47 Euro ile 11,94 Euro arası başlangıç saat ücreti verilirken, Amazon işçilerinin ücreti 9,65 Euro ile 11,12 Euro arası.

Uzmanlar, e-ticaret, lojistik, çağrı merkezi gibi hizmet sektörlerinde yapılan işin basitleştirilmesi ve standartlaştırılması eğilimi gözetildiği, özellikle Amazon şirketinde yaşanan çalışma koşullarını Neo-Taylorizm olarak adlandıran Kassel Üniversitesi’nden iş organizasyonu uzmanı Jürgen Pfitzman, Taylorizmin gözetim ve kontrol üzerine kurulduğu, çalışanın iş üzerindeki etkisinin çok kısıtlı ya da hiç olmadığını belirterek, bunun zaman ile demotivasyona ve psikolojik sorunlara yol açtığını söyledi. Amazon’da yaşanan iş baskısı ve koşullarının ağırlığı sonucu ortalama her beş kişiden birinin işe gelmediğini, yıllık hastalık oranının çalışanlarda yüzde 15-25 arası olduğunu, benzer iş prosedürü bulunan DHL şirketinde bu oranın yüzde 8,4 ve tüm branşlarda çalışanların ortalamasının ise 3,8 olduğunu belirterek, Amazon’daki baskıcı iş koşullarına son verilmesini talep etti.

 

Eylül sonunda Leipzig’de gerçekleştirilen Ver.di kongresinde, bugüne kadar katılan en büyük delege grubunu ile tüm kollardan bir araya gelen Amazon çalışanları oluşturdu. Ellerinde TİS talebimizden vazgeçmeyeceğiz pankartı ile kongrede yerlerini aldılar. Ver-di Sendikası Başkanı Frank Bsirske yaptığı değerlendirmede, „Amazon karşılaştığımız şey, 19. Yüzyılın Manschester kapitalizmi ve aynı zamanda sömürünün gelecek laboratuarı bundan dolayı Ver.di Sendikası ticaret branşındaki seviyesi olan TİS sözleşmesinin kabulüne kadar grevden vazgeçmeyecektir“ diye konuştu.

 

Almanya’daki Amazon işçileri bugün tam istediklerini gerçekleştirmemiş olsalar da, mücadeleleri ile düşükte olsa Noel parası ve ücret artışı elde ettiler. Kendilerine ‘ben’ değil artık ‚biz‘ diyorlar, Avrupa genelinde Amazon çalışanları ile dayanışma ve paylaşım ağı kurmuş durumdalar ve taleplerinde daha kararlılar.