Haritadan silerek birlik mümkün mü?

İhsan Çaralan

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını kaybedişinin 77. yıl anmalarında Erdoğan, Atatürk’ten nefret eden kültürün en gerici şairi A. Nihat Asya’nın “Bizi vatansız bırakma Allah’ım” dizeleriyle söze başlayıp, Cumhuriyeti “tek millet , tek bayrak, tek vatan, tek devlet” klişesi üstünden kendi 2023 amaçlarına bağlayıp, güllük gülistanlık bir Türkiye ve gelecek tablosu çizdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, önceki gün CNN International’den Christiane Amanpour’a uzun bir röportaj vermiş. Davutoğlu, Amanpour’un, ifade ve basın özgürlüğü ile artan baskılar ve diktatörlük hevesli uygulamalarıyla ilgili “ısıran” sorularına, malum üslubuyla, Türkiye’nin bir özgürlükler ülkesi olduğunu iddia eden yanıtlar veriyor.
Ama bırakalım basın ve ifade özgürlüğünü, ülkenin önemli kesiminde, izinsiz girilip çıkılamayan “özel güvenlik bölgeleri” ilan edildiğinden, her gün bir ilde ya da bir ilçenin birkaç mahallesinde “Sokağa çıkma yasakları” ilan edildiğinden, bu mahallelerin adeta savaş alanına dönüştürüldüğünden hiç söz etmiyor Davutoğlu. Devletin en üst iki makamını işgal eden iki kişi, sanki bu ülke, her gün polis ve askerlerin siyasi amaçlı operasyonlar yaptığı, pek çok sivil kişinin “Sokağa çıktı”, “Terörist kaydı vardı”…  gibi iddialarla devletin güvenlik güçlerinin kurşunlarına hedef olduğu, bu operasyonlara Hava Kuvvetlerinin savaş uçaklarının ağır bombardımanlarının eşlik ettiği bir ülke değilmiş gibi bir Türkiye tablosu çiziyorlar.
Ama ülkede bu konuşmaların yapıldığı günlerde ve saatlerde şu ilden, bu ilçeden gelen operasyon ve çatışma haberlerinden hiç söz etmesek bile, 80 binden fazla nüfusa sahip Silvan’da 9 günden beri sokağa çıkma yasağı vardır. 9 günden beri bu ilçenin dünya ile iletişimi kesiktir ve ilçeden sadece dolaylı biçimde haber alınabilmektedir. Bu ağır kuşatma koşullarının ne kadar süreceği de belli değildir.
Nitekim dün gazetemizin sürmanşetinde yer alan “Bu üç mahalleyi haritadan sileceğiz” haberindeki bilgileri de HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir vermiştir.
Pir’in verdiği bilgilere göre, ilçede ekmek dağıtımı da engellenmektedir. İnsanlar 10-15’erli gruplar halinde evlerinin bodrum, kiler gibi dışarıyla bağlantısı olmayan bölümlerine sığınmıştır ve kimse, yüksek yerlere yerleştirilen “keskin nişancılar”ın hedefi olmak korkusuyla, kapısının önüne bile çıkamamaktadır.İlçe de tanklarla kuşatılmıştır! Ve bütün bunların da ötesinde Vekil Ziya Pir’in belirttiğine göre, bir İçişleri Bakanlığı yetkilisi, “Bu üç mahalleyi haritadan sileceğiz” demiştir!
Bu tablo; daha yakında cumhuriyetin ilanının 92. yılı, dün cumhuriyetin kurulmasında birinci dereceden rol oynayan Mustafa Kemal’in hayatını kaybedişinin 77. yılında oluşmuş bir tablodur ve ülkeyi yönetenler, 2023’te şöyle olunacak, böyle olunacak diye refah ve özgürlükler alanında pembe tablolar çizmektedirler. Ve AKP Hükümeti bu hedeflere tanklarla ilçeleri kuşatarak, mahalleleri haritadan silerek, baskı ve şiddetle halkı hizaya getirerek varacağını ilan etmektedir.
Ve sorunun boyutu hükümetin izlediği politikadan ibaret de değildir.
Silvan’da dokuz gündür hiçbir insan hakkı, hak-hukuk tanımadan bir operasyon sürdürülmektedir. 80 bin nüfus 9 günden beri evlerinde hapsedilmiştir ama buna karşı kamuoyundan herhangi bir ciddi tepki de gösterilmemektedir. Daha doğrusu tepkiler demokrasi güçlerinin kimi çıkışları ve protestolarından ibaret kalmaktadır. Ama, seçimlerde herkese özgürlük vadeden CHP’den, çeşitli aydın çevrelerden, sendikalar, emek örgütleri, özgürlükler için mücadele ettiğini söyleyen çeşitli kitle örgütleri gibi özgürlüklerden yana olması beklenen örgütlerden, çevrelerden, herhangi bir itiraz gelmiş değil. Tersine bu çevrelerde genel hava, hükümetin bu yaptıklarını görmezden gelmek ve onaylamak doğrultusundadır. Ne yazık ki böyledir.
Ama şu da bir gerçektir ki, eğer en zor zamanda dayanışma içinde olmazlarsa halkların kardeşleşmesi, bir arada yaşaması, kıvançta ve tasada birlik olmaları zorlaşır, hatta imkansızlaşır. Bu da bölünmeyi kışkırtır. Çünkü tankların, savaş uçaklarının, silahın, şiddetin birleştirdiği hiçbir birlik kalıcı olmamış, tersine bölünmeyi, parçalanmayı kışkırtmıştır! Üç mahalleyi, bir ilçeyi, beş ilçeyi haritadan silerek birlik sağlayan ülkeler de artık dünyanın gözünde itibarı kalmamış, son çırpınış içindeki ülkelerdir. Onun içindir ki, Türkiye’yi bir arada tutacak olan mahalleleri haritadan silmek değil, eşit hak temelinde halkların kardeşleşmesi ve “gönüllü birliği”dir.