VW ‘skandalı’ bitmiyor

Volkswagen, “Dünyanın en büyük otomobil tekeli mi en büyük suç şebekesi mi” sorusunu artık bütün dünya soruyor… Almanya dışında! Almanya’da VW tekeline neredeyse “mağdur” muamelesi yapılıyor. Diğer yandan ise VW hissedarları tekeldeki hisse paylarını artırmayı sürdürüyorlar.

Dünyanın en büyük üç otomobil tekelinden biri olan Volkswagen’de dizel otomobillerin maniple edilmesiyle ilgili neredeyse her gün yeni bir haber çıkıyor. 480 bin otomobilden 4,5 milyona ardından 11 milyona çıkan maniple edilmiş 1,6-2,0 litre hacimli dizel motorlara şimdi de VW tekelinin aralarından en önemli marka ve modellerinin olduğu 3 litrelik dizel motorlar da eklendi.

HABERİMİZ YOK…

VW tekelinin gün ışığına çıkan her olayla ilgili reaksiyonları hep aynı oluyor. Önce “öyle bir şey yok”, ardından “haberimiz yok” ve sonra “kısmen doğru” ve en sonunda ise, “şirketimiz olayın aydınlığa kavuşması için elindeki bütün olanakları kullanacak ve resmi makamlara her türlü yardımı sunacak” deniliyor.

En son olarak ABD’li çevre yetkililerinin 3 litre hacimli Porsche, Audi ve VW dizel modellerinde de egzoz gazlarının salınımında maniple edildiği şüphesiyle tekel yönetimine başvurmuştu. Tekel yönetimi ise, “söz konusu motorların egzoz gazı salınımını maniple edecek bir yazılım programı kesinlikle kullanılmadı” açıklamasıyla geri çevirdi.

Kısa bir süre sonra VW şefi Matthias Müller yine basının karşısına çıkarak, “ABD’de satılan 85 bin 3 litre hacimli değişik modellerde salınım değerlerini düşük gösterebilecek bir program kullanılmış olabilir” dedi. En sonunda Müller yine “şirket içi araştırmanın başlatıldığı ve en kısa sürede sorumluların tespit edileceğini” ilan etti. Özellikle Müller’in uzun yıllar şefliğini yaptığı Porsche modellerinde de söz konusu maniplasyonun yapılması, olayı aydınlatması için görev başına getirilenin asıl sorumlular arasında olduğunu söylüyor.

Bu arada Audi Şefi Ruppert Stadler, A6, A7, A8, Q5 ve Q7 modellerinde egzoz salınım oranlarını düşük göstermek için özel yazılım programlarının kullanıldığını kabul etti.

VW CİDDİ DEĞİL”

Fakat bu kez de VW yöneticileri geç kalmışlardı. Tekel yönetiminin kendilerine birçok kez “ortak çalışma” vaadinde bulunduğunu belirten bir EPA sözcüsü, “Fakat bugüne kadar yaşananlar VW grubunun ciddi olarak Amerikalı yetkililerle ortak çalışma konusunda ciddi olmadığını gösteriyor. Bizimle ortak çalışma, sorunları gün ışığını çıkarma yerine gazetelere ilanlar veriliyor ve müşterilere 1000 Dolar tazminat teklif ediliyor. Bu çok sempatik bir davranış olarak algılanabilir ama biz bunu böyle değerlendirmiyoruz” dedi.

EPA’nın yüz binlerce aracın VW’nin ileri sürdüğü gibi “çok basit yöntemlerle” tamir edilebileceğini düşünmediğini bildiren sözcü, “Biz söz konusu araçların bir bölümünün VW tarafından geri alınması gerektiğini dahi düşünüyoruz” dedi.

Ayrıca VW’nin diğer araçlarında da (benzinli motorlar) egzoz gazları salınım oranlarının da düşük gösterildiği konusunda şüpheler var” diye açıklamasını sürdüren EPA sözcüsü, “Bu konuda da VW henüz bir reaksiyon göstermedi. VW’nin neyi amaçladığı burada herkes merak ediyor” dedi.

ALMANYA’DA MAĞDUR EDEBİYATI

ABD, yasaların sunduğu bütün olanakları kullanarak VW’yi dize getirmeye, General Motors, Ford ve Fiat/Chrysler’in dünya piyasalarında önemli bir rakibini saf dışı bırakmaya çalışırken Almanya’da ise neredeyse VW tekeli üzerine “mağdur” edebiyatı yapılıyor.

IG Metall ve VW yönetimleri el ele verip “bu zor dönemi birlikte aşacağız” propagandası yaparken Alman yetkililer ise tekele yardım etmenin yol ve yöntemlerini araştırıyorlar. En son olarak basına yansıyan haberlere göre VW tekelinden mühendisler ve Federal Ulaştırma Bakanlığı’ndan uzmanlar söz konusu motorların nasıl kullanımda kalabileceği üzerine özel araştırmalar yapıyorlar. Buna göre şimdiye kadar araç başına 150-200 Euro arası harcama yapılacağından hareket edilirken şimdi bu işin 10 Euro ile çözülebileceği söyleniyor.

Yarı resmi bir kurum olan Teknik Denetleme Derneği – Kuzey (TÜV-Nord) tarafından yapılan bir açıklamada, kurumun uzun bir süredir söz konusu yazılım programı konusunda bakanlığa başvurular yaptığı ancak bu konuda bakanlığın bir adım atmadığı bildirildi.

PİECH HANEDANI HİSSELERİNİ ARTIRDI

Basında tekelin hisse değerinin sürekli düşmesine yönelik haberler bir felaket gibi verilirken tekelin ana hissedarlarından Piech hanedanının tekeldeki hisselerini yükselttiği bildirildi. Böylece tekelin denetimi daha fazla iki aileye geçti.

Böylece tekelin içine girdiği krizden en büyük hissedarların karlı çıkacakları yeniden doğrulandı. En son olarak Handelsblatt gazetesinden yer alan bir habere göre tekel yönetimi yapacağı bütün zararı Almanya’da vergiden düşeceği ve bir süre sonra yeniden güçlenerek piyasadaki yerine döneceği bildirildi. (YH)


VW’ye vergi kaçırma soruşturması

Braunschweig Savcılığı VW tekeli hakkında dizel motorlu otomobillerde emisyon değerlerini maniple ederek “vergi kaçakçılığı yapmak” iddiası ile soruşturma başlattı. Savcılık Sözcüsü, soruşturmanın beş VW çalışanına yönelik olduğunu bildirdi. Düşük emisyon değerlerinin düşük oranda vergi ödenmesine yol açtığı, VW skandalından etkilenen otomobillerin sayısının çok fazla olması nedeniyle oluşan zararın ‚hiç de küçük olmadığı‘ belirtildi. Yetkililer ilk etapta vergi kaçakçılığı üzerinde durduklarını, ancak soruşturmanın kapsamının yolsuzluğa kadar uzanabileceğine dikkat çekti.

İLK SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Diğer yandan dizel motorlu otomobillerdeki emisyon değerlerinin düşük gösterildiğinin ortaya çıkması sonrasında Volkswagen hakkında başlatılan soruşturma devam ediyor. Bu soruşturmada da, tekele karşı soruşturma sürdürmek yerine Volkswagen çalışanlarına karşı soruşturma sürdürülüyor. Savcılığın verdiği bilgilere göre, ‚ikiden fazla fakat ondan az‘ sayıda VW çalışanı hakkında soruşturma sürüyor.

VW, Eylül ayında dünya genelinde 11 milyon dizel motorlu araçta emisyon değerlerini düşük gösteren yazılımın kullanıldığını itiraf etmişti. Şirketin sadece Avrupa’da sekiz milyon aracı geri çağırması bekleniyor. (YH)