NSU Davası: İki numaralı sanık da konuştu

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen ırkçı terör örgütü NSU Davası’nda 2,5 yıldır sessiz kalan tutuklu sanıklar sürpriz şekilde ifade vermeye devam ediyor. Başsanık Beate Zschaepe’den sonra iki numaralı sanık Ralf Wohlleben de ifade verdi. Bugün görülen 251. duruşmada sürpriz bir şekilde söz alan Wohlleben, Zschaepe’nin aksine savunmasını kendisi okudu. 

İki Almanya’nın birleşmesinden sonra pek çok sağcı, ırkçı konsere, gösteriye katıldığını, milliyetçi duygulara sahip olduğunu, Alman olduğundan gurur duyduğunu söyleyen Wohlleben, kendisinin istihbarat elemanı Tino Brandt tarafından NPD’ye üye yapıldığını anlattı. Jena’da sağcı çevreler içinde yer alırken cinayetleri işleyen Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve başsanık Beate Zschaepe ile tanıştığını, Zschaepe ile uzun sohbetler yaptığını, sempatik ve şakacı bulduğunu söyledi. 1990’lı yılların ortasında Frankfurt’a yaptığı bir ziyaret sırasında bazı yerlerin yabancılarla dolu olduğunu, benzer bir görüntüyü yaşadığı Jena’da istemediğini anlatan Wohlleben, bu tarihe kadar yabancılara karşı düşmanlık beslemediğini söyledi. 1998’de yeraltına çekilen Böhnhardt, Mundlos ve Zschaepe ile bir çok kez telefonda görüştüğünü, Chemnitz’de bir evde kendileriyle görüştüğünü, sonra da görüşmelerin olduğunu kabul etti. Wohlleben, Mundlos ve Böhnhardt’ın şiddete yatkın kişiler olduğunu tahmin etmediğini de ileri sürdü.

Kendisinin, cinayetlerde kullanılan Çeska 83 silahını temin ettiği yönündeki diğer sanıkların ifadelerinin doğru olmadığını söyleyerek, silah temini yönündeki suçlamaları kabul etmediğini, ayrıca gruba maddi yardım sağlamadığını söyledi.

Ancak o zaman arkadaş oldukları Böhnhardt’ın kendisinden Alman yapımı bir silah bulmasını istediğini ise doğruladı. Ancak o zaman yeraltında yaşaşan Böhnhard’ın silahı “cezaevine gitmektense kendimi öldüreceğim” diyerek istediğini, buna rağmen kendisinin Böhnhardt’ın ölümüne neden olmak istemediği için silahı temin etmediğini iddia etti.

Wohlleben, Mundlos ya da Böhnhardt’ın silahı sonradan Carsten Schultz’dan aldığını söyleyerek, suçu davada en az cezayı yemesi beklenen, başından itibaren her şeyi anlatan Schulz’a attı.

KİLİT ROLDE Mİ?
NSU Davası’nın iki numaralı sanığı Ralf Wohlleben, geçmen esnafların katledildiği Çeska 83 model silahı gruba temin etmekle suçlanıyor. Bu nedenle de Zschaepe’den sonra en fazla ceza alması beklenen sanık durumunda. 29 Kasım 2011’da tutuklanan, NSU ve ırkçı NPD içerisinde görevler üstlenen, bu nedenle ırkçı görüşlerinden taviz vermemekle övünen Wohlleben, ifadesinde, daha önce ifade veren tutuksuz sanıklar Carsten Schulz, Holger Gerlach ve bazı tanıkların kendisini suçlu göstermesine karşı savunma yaptı.

Carsten Schultz. Dava başladıktan hemen sonra verdiği ifadede, silahın kendisine Wohlleben tarafından verildiğini ayrıntılı olarak anlatarak, kendisinin de “NSU üçlüsüne” teslim ettiğini anlatmıştı. Schulz ayrıca silahın parasını da Wohlleben’in verdiğini söylemişti. Davada tutuksuz yargılanan diğer tanık Holger Gerlach da verdiği ifadede Wohlleben’in kendisine Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos’a iletilmek üzere bir silah verdiğini anlatmıştı. Gruba silah ve para yardımı sağladığı bilinin Wohlleben’in, cinayetleri işlenmesinde kilit rol oynadığı tahmin ediliyor. Wohlleben, bir dönem ırkı NPD’nin eyalet başkan yardımcılığı görevinde de bulunmuştu.

Geçen hafta 53 sayfalık ifade veren Beate Zschaepe’nin, silahı temin eden davanın iki numaralı sanığı hakkında hiç bir şey söylememesi dikkat çekmişti.

MAHKEMEDEN ZSCHAEPE’YE 55 SORU

9 Aralık’ta görülen 249. duruşmada başsanık Beate Zschaepe tarafından hazırlanan 53 sayfalık ifadesi avukatı Mathias Grasel tarafından okunmuştu. İfadenin okunmasından sonra geçen hafta yapılan duruşmalar iptal edilirken, bu hafta yapılan ilk duruşmada Mahkeme Başkanı Manfred Götz, başsanık Zschaepe’ye ne kadar alkol tükettiği konusunda sorular yönelterek sözlü yanıt almaya çalıştı. Ancak, Avukat Grasel devreye girerek müvekkilinin sorulara sözlü yanıt verecek durumda olmadığını, bu nedenle yazılı cevap vermek istediğini söyledi.

Bunun üzerine Avukatın soruları yazılı istemesi mahkeme tarafından kabul edilmeyince Götz, Grasel’e 55 soru dikte ettirdi.

İlk soru, başsanık Beate Zschaepe’nin 2006 yılında da alkol kullanıp kullanmadığı yönündeydi. Zschaepe, geçen haftaki ifadesinde göçmen esnafları katleden Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos ile birlikte evde günde ortalama 4 şişe sekt içtiklerini söylemişti.

Uyuşturucu bağımlısı olup olmadığı, her hangi bir hastalığının bulunup bulunmadığının sorularının ardından politik görüşlerine yönelik sorular sıralandı.

Mahkemenin soruları yazılı yönetmesi konusunda gazetemizin sorularını yanıtlayan NSU Davası Müdahil Avukatı Mustafa Kaplan, Alman Ceza Yasası’nda sanıkların yazılı ifade vermesinin normal, ancak sorulara yazılı yanıt vermesinin ender görülen bir durum olduğunu belirterek, “Esas olan sözlü beyandır. Bu nedenle mahkemenin soruları yazılı yapması, yanıtları kolaylaştırıyor ve istenildiği kadar yanıt verilmesini içeriyor” dedi.

Verilecek yanıtlar üzerinden yeniden soruların sorulup sorulmayacağı ise henüz bilinmiyor.

Yücel ÖZDEMİR