Terör İstanbul’da: 10 Alman turist hayatını kaybetti

12 Ocak günü İstanbul’un en çok turist çeken semti olan Sultanahmet’te terör örgütü IŞİD tarafından yapılan intihar saldırısında 10 Alman vatandaşı hayatını kaybetti. İntihar saldırısında hayatını kaybedenlerin 10’unun da Alman vatandaşı olması doğal olarak, terör örgütünün Alman turist grubunu bilinçli seçip seçmediği sorusunu beraberinde getirdi.

Bu soruya yanıtı İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere İstanbul’da verdi: “Saldırı bilinçli olarak Almanlara yapılmadı.”Başka bir deyişle, İstanbul’daki terör saldırısında 10 Alman’ın ölmesi bir tesadüfmüş!

Açıktır ki, bakan hiç bir somut veriye dayanmadan sadece kendi niyetini ifade etmiş ve bunun üzerinden politika geliştirmiştir. Halbuki, son bir kaç aydır olup bitenleri yan yana koyduğumuzda bakanın dediğinin aksine, Almanların bilinçli seçilme ihtimalinin daha güçlü olduğu görülüyor.

Birincisi: 13 Kasım’da Paris’te yapılan ve 130 insanın canına mal olan terör saldırısı aynı zamanda Almanya-Fransa Milli Maçı’nın olduğu sırada gerçekleştirilmişti. Saldırganlardan ikisi stadyuma girmeye çalışmış, girmeyince dışarıda kendisini patlatmıştı.

İkincisi: Paris Katliamı’ndan bir hafta sonra Hannover’de oynanması planlanan Almanya-Hollanda Milli Maçı, “çok somut tehdit” nedeniyle bugün “Almanlar hedef değildi” diyen de Maiziere tarafından iptal edilmişti.

Üçüncüsü: Ağustos ortasında Almanca bir mesaj yayınlayan terör örgütü, Başbakan Merkel’i ve Almanya’yı Afganistan’da savaşı desteklediği ve Peşmerge’ye silah yardımı yaptığı için intikamla tehdit etmişti.

Bu üç olayın kendisi bile, “Hedef Almanlar değildi” deyip işin içinden çıkmanın öyle kolay olmadığını gösteriyor.

Bunlara bir de, Almanya’nın Suriye’de görev yapmak üzere İncirlik’e asker ve Tornado uçaklarını göndermesini, NATO bünyesinde özel görev alınmasını eklememiz gerekiyor. Federal Hükümet, bölgedeki paylaşım mücadelesinde daha etkili politika yapayım derken Alman halkını açıktan terörün hedefi haline getirmiştir.

İçişleri Bakanı Maizire de, “Almanların ölmesi tesadüftür” derken bir yandan içeride hükümetin izlediği militarist dış politikaya tepkilerin önüne geçmeyi amaçlıyor, diğer taraftan ise Türkiye ile ilişkilerin gerilmesini engellemek istiyor.

AKP’YE TOZ KONDURULMADI

Sadece Maizire değil, hükümet partilerinin yetkilileri de AKP Hükümeti’nin terör örgütü ve Suriye politikalarına toz kondurmadı. Çünkü, sığınmacıları engelleme adına AKP ile girilen pazarlık, ekonomik ve siyasi bakımdan Türkiye rejimine desteği gerektiriyor.

Normal koşullarda, Merkel’in ve de Maiziere’nin Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun yakasına yapışıp İstanbul’un göbeğinde nasıl olur da turist olarak giden yurttaşlarının can güvenliğinin sağlanmadığını, terör örgütüne neden bu kadar müsamaha edildiğini sorup sorgulaması gerekiyordu.

Ama hükümet bunu yapmak yerine, “Almanya ile Türkiye’nin teröre karşı omuz omuza mücadele edileceği”nden dem vuruyor. Hem de saldırıdan sonra Türkiye tarafından yapılan bir çok çelişkili açıklama olmasına rağmen…

Cumhurbaşkanı saldırganın Suriyeli olduğunu açıkladı, sonra Suudi Arabistanlı çıktı. Bu yetmedi, patlamayla ilgili yayın yasağı getirildi.

Olayın üzerinden bir kaç saat geçmeden, IŞİD resmen üstlenmediği halde Erdoğan ve Davutoğlu’nun sonuçları açıklaması karşısında Almanya halen şaşkın.

Ne de olsa sonuca bu kadar hızlı ulaşmak, ancak önceden var olan bilgilerle mümkün.

Özetle: İstanbul’da 10 Alman yurttaşın alçakça öldürülmesi sonrasında Alman ve Türk hükümetleri birbirlerinin ayaklarına basmamaya özen göstermişlerdi.

Devletler arasındaki çıkarlar ve ilişkilerin yurttaşların canından daha kıymetli olduğu konusunda tam bir görüş birliği var.

Bundan teröre karşı etkili bir mücadelenin çıkmayacağı açıktır. Tersine, çıkarlara dayalı, birbirine bağımlı hale gelen ilişkiler sarmalında, terör örgütü cinayetlerini daha kolay sürdürecek gibi görünüyor.

Gelinen aşamada her an her yerde eylem yapma kabiliyeti kazanan terör örgütüyle gerçek anlamda mücadele, başta Türkiye olmak üzere bütün emperyalist ülkelerin bölge politikalarını sorgulamaktan geçiyor. (YH)


Türkiye IŞİD’e verdiği desteği bitirsin!

Sultanahmet’te terör örgütü IŞİD tarafından düzenlenen intihar saldırısında 10 Alman turistin hayatını kaybetmesi, Almanya’da şok etkisi yarattı. Federal Dışişleri Bakanı Thomas de Maiziere Türkiye’ye giderek temaslarda bulunurken, başta Başbakan Angela Merkel olmak üzere, hükümet temsilcileri teröre karşı Türkiye ile birlikte hareket etme çağrısında bulundular.

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, katliamdan sonra Alman birinci televizyon kanalı ARD’ye verdiği demeçte, “Türkiye terör milislerine göz yumdu” diyerek, terör saldırısının Türkiye’nin antiterör cephesinde yer almasına karşı intikam amacıyla yapılmış olabileceğini söyledi. Özdemir, Türkiye Hükümeti’nin herkesi inandıracak şekilde samimi şekilde IŞİD ile mücadele etmeye çağırdı.

Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Sevim Dağdelen ise yaptığı açıklamada AKP Hükümeti’nin IŞİD terör örgütüne destek verdiğini belirterek, “„Şu anda Türkiye’de yaşanan terör, Erdoğan ve onun AKP rejiminin izlediği siyasetin sonucu olarak bir bumerang gibi geri dönmüştür. IŞİD’e verilen teşvik ile Kürtlere karşı sürdürülen savaş, şimdi şiddetli bir şekilde acısını çıkarmaktadır. Federal Hükümet, Türkiye’de hukuk devletine karşı sürdürdüğü mücadelesinde Erdoğan’a destek sunmakla kalmamıştır. Aynı zamanda, AB katılım müzakerelerinde yeni fasıllar açarak, AKP rejimi tarafından Türkiye’nin islamist bir baskı devletine dönüştürülmesine ve islamist terör çetelerine destek verilmesine gönülden destek olmuştur” dedi. Dağdelen, terörle mücadele kapsamında Türkiye-Suriye sınırının kontrol edilmesini isterken, Almanya’nın Suriye’ye müdahale konusunda izlediği politikanın terör tehlikesini somut olarak artırdığına dikkat çekti.

HÜKÜMET AKP’NİN TELİNDEN ÇALIYOR

Federal Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, Türkiye Hükümeti’ne IŞİD ile kararlı mücadele çağrısı yaptı. Steinmeier, bütün AGİT üyesi ülkelerin aynı derecede tehdit altında olduğunu belirtti.

Federal Adalet Bakanı Haiko Maas ise yaptığı açıklamada, İstanbul’daki terör saldırısına rağmen Almanya’daki güvenlik durumun değişmediğini, bu nedenle somut bir tehdidin olmadığını belirtti. Maas, teröristlerin bilinçli olarak mı yoksa tesadüfen mi Alman turistleri seçtiği konusunda belirsizliğin devam ettiğini dile getirdi.

9 ALMAN KURBAN DEĞİŞİK EYALETLERDEN

Sultanahmet saldırısında hayatını kaybeden 9 Alman turist değişik eyaletlerden bir turizm firması aracılığıyla İstanbul’a gitmişti. Federal Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre kurbanların üçü Rheinland-Pfalz, ikisi Brandenburg biri de Berlin Eyaleti’nde. Dresden ve Leipzig’den gidenler ise 51-75 yaşları arasındaki turistler. Ölenler arasında ayrıca iki kişi de Hessen Eyaleti’nde.

İntihar saldırısından sonra bir çok turizm şirketi, Türkiye için yer ayıran turistlerin bu seyahatlerini sorunsuz bir şekilde iptal edebileceğini açıkladı. İptali yapanlardan her hangi bir ücret talebinde bulunulmayacak. Almanya’dan Türkiye’ye her yıl 4 milyon turist gidiyor. (YH)