İşçilere gözdağı!

Fransa/Amiens Goodyear Fabrikasının kapatılmasına karşı mücadele eden işçilerden 8’i 24 ay hapis cezasına mahkum edildiler. Amiens Ceza Mahkemesi işçilerin 15 ay hapis cezası için ceza ertelemesi hakkından faydalanabileceğine, 9 aylık ceza için ise hapsedilmelerine karar verdi. İşçilerin avukatı kararı, “Anlaşılan burada herkese gözdağı vermek istediler” diyerek değerlendirdi.

Amiens Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2016 günü 8 Goodyear işçisini, iki yıl önce iki şirket yöneticisini toplam 29 saat rehin aldıkları gerekçesiyle 24 ay hapis cezasına mahkum etti. Hapis cezasının 15 ayını erteleyen mahkeme heyeti, işçilerin geri kalan 9 ayı ise cezaevinde geçirmelerine hükmetti.

 

OLAYLARIN KAYNAĞI: DAHA FAZLA KÂR

Otomobil ve kamyon tekerleği üreticileri arasında dünyanın 3 numarası olan Goodyear, 2013 yılında yaptığı bir açıklamada, Kuzey Fransa’da Amiens’deki fabrikasını 2014 başında kapatma kararı aldığını ilan etmişti. Toplam 1200 civarında işçinin çalıştığı fabrikanın bir süredir kapasitesinin çok altından çalıştığını ileri süren Goodyear patronları, Avrupa’da zarar eder pozisyona düşmeden fabrikayı kapatacaklarını bildirmişti.

CGT Sendikası ise fabrikanın verimli olduğunu belirttiği açıklamalarda Goodyear patronlarının üretimi belirli ülkelerde yoğunlaştırıp Fransa gibi ülkelerden çekmeye çalıştığını belirtmişti. Tekelin daha fazla kâr için 1200 işçiyi işten atmak istediğini belirten CGT temsilcisi, sendikamız buna boyun eğmeyecek. Eğer fabrika kapanacaksa bu onlara çok pahalıya mal olacak” demişti.

 

ŞEFLER REHİN ALINMIŞTI

Sendika ve şirket yönetimi arasında aylarca süren görüşmeler bir sonuç vermeyince fabrikada yetkili sendika olan CGT, Ocak 2014’de işçileri greve çağırdı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanlığından bir sözcü, “Fransa’ya yatırım yapmak gerçekten cesaret işi. Şansınız yaver gitmezse çok kötü bir ekiple yıllarca zarar etmeye mahkum olabilirsiniz” demişti.

Fransız hükümetinin değişik tekerlek üreticilerine başvurarak Goodyear’in kapatacağı fabrikayı devralmaları önerisi ise ABD’de alay konusu olmuştu. ABD’li bir tekerlek üreticisi olan TİTAN firmasının şefi Fransız hükümetine yazdığı ret mektubunu basına da göndermişti. Mektupta, “Birkaç kez Fransa’da değişik fabrikaları gözlemleme fırsatım oldu. Fransa’da üretimin aşırı derece pahalı ve işçilerin tembel olduğunu da bizzat gözlemledim. Amiens’deki söz konusu fabrikada işçiler üç saat çalışıyorlar ondan sonra bir saat yemek ve özel ihtiyaçları için mola veriyorlar ardından da üç saat değişik konuları tartışarak geçiriyorlar. Ben bunu sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirmiyorum” diyerek Fransız işçilerinin tembel olduğunu iddia etmişti.

 

“EN KISA SÜREDE SONUÇ ALMAK İSTİYORUZ”

Grev devam ederken görüşmeleri sürdürmek için tekrar bir araya gelen tarafların görüştüğü odayı basan yaklaşık 200 işçi, “en kısa sürede yerine getirilmesi gereken talepler” başlıklı istemlerini taraflara iletmişlerdi.

Eylemlerinde, Goodyear Genel Müdürü Michel Dheilly ve Personel Müdürü Bernard Glesser’i rehin aldıklarını da kamuoyuna duyuran işçiler, “Fabrikanın kapanacağının kesinleşmesi ve CGT Sendikası’nın tazminat üzerine görüşmelere başlaması nedeniyle bu tür bir eyleme başvurmak zorunda kaldık” diyorlardı.

CGT’nin aylar süren görüşmelerden bir sonuç alamadığını ve kendilerinin en kısa sürede bir sonuç almak üzere harekete geçtiklerini belirten işçiler, “Bu olayın da kısa süre de sonuçlanacağına inanıyoruz” demişlerdi.

 

DEVLET DERS VERMEK İSTEDİ

İşçilerin avukatlarından Stéphanie Stein verdiği bir demeçte, “Anlaşılan burada alınan bu kararla herkese gözdağı vermek istediler. Son yıllarda giderek artan bir oranda Boss-Napping (patronu rehin alma) olayı yaşandı. Bu kararla devlet artık Boss-Napping olaylarına seyirci kalmayacağını, yapanlara karşı çok sert cezalar verebileceğini göstermek istiyor” dedi.

Fransız ceza hukukuna göre bu tür olaylarda 75 bin Euro’ya kadar para cezası ve 5 yıla varan hapis cezası verilebiliyor. Ancak şimdiye kadar yaşanan bu tür olaylarda genelde rehin alınanlar işletmede huzursuzluğun devam etmemesi ve şirketin imajı zedelenmemesi için suç duyurusunda bulunmuyorlardı. Mahkemeye şahit olarak çıkarılan Goodyear şefleri de verdikleri ifadelerde, “hiçbir an hayati tehlike dahil olmak üzere fiziki bir tehdit altında olmadık. Suç duyurusunda bulunma ihtiyacı duymuyoruz” dediler.

 

FARKLI EYLEMLER GÜNDEME GELEBİLİYOR

Almanya ve diğer Kuzey Avrupa ülkelerinden farklı olarak Fransa, Belçika, İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan’da işçi ve emekçilerin düzenlediği protesto eylemleri daha militan geçebiliyor. “Boss-Napping” denilen şefleri rehin alma yöntemi Fransa’da gündeme gelse de yukarıda adı geçen ülkelerde işçi ve emekçiler haklarının gaspı söz konusu olduğunda gerektiğinde polisle de çatışıyor, fabrikaları ve yolları işgal ediyorlar.

Özellikle kamyon şoförlerinin ve köylülerin ulusal sınırları işgal ederek giriş-çıkışları engelleme, otoban kavşaklarını işgal ederek trafiği felç etme, belediye, bakanlık önlerini işgal etme, gübre dökme, hayvanları kamu binalarına sokma gibi eylemleri sürekli gündeme geliyor.

 

SINIFA KARŞI TERÖR!

13 Kasım terör olaylarından sonra üç aylığına yürürlüğe giren olağanüstü hali hükümetteki Sosyalist Parti (PS) uzatmayı düşünüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande’nin “Terörizme karşı mücadelede daha etkin olmak için olağanüstü hali uzatabiliriz” demesi işçi örgütleri tarafından, “Teröre karşı mücadele adı altında işçi sınıfına karşı terör estiriliyor” diye yorumlanıyor.

Ekim ayında Air France işçilerinin tutuklandığını hatırlatan mücadeleci sendikacılar, “Goodyear işçileri hapis cezasına çarptırılmadan önce Air France işçileri tutuklandı ve haklarında davalar açıldı. 2 bin 900 işçiyi işten çıkaracaklarını ilan eden menajerlerin biraz hırpalanması Başbakan Manuel Valls’ı çok rahatsız etmiş ki, ‘bu eylemi kınıyorum’ diye açıklama yapmıştı. PS Hükümeti haklarını arayan işçilere saldırarak diğer işçilere gözdağı vermek istiyor” dediler. Hükümetin Air France patronlarına sahip çıkması üzerine grev ve eylemlere önderlik eden 4 işçi işten atıldı.

Aralık ayında Marseille’de uluslararası gıda tekeli Sodexo greve çıkan 19 işçiyi, “gereksiz yere işi durdurmak” gerekçesiyle işten çıkardı.

 

“DÜŞÜNCELERİ UYGULAMADA”

Fransız Hükümeti’nin işçi ve emekçilere saldırılarını geniş çapta artırması, olağanüstü hal nedeniyle grev ve gösterileri yasaklaması, grev hakkını tartışmaya açması mücadeleci kesimler tarafından “tesadüf değil” diye yorumlanıyor.

Son iki seçimde başarı elde eden faşist Front National’in (FN=Milliyetçi Cephe) seçim programında grev hakkının, gösteri ve miting hakkının kısıtlanması taleplerinin yer aldığına dikkat çeken mücadeleci sendikacılar, “FN henüz muhalefette ama düşünceleri uygulamada. PS Hükümeti de aynı FN gibi Fransız vatandaşlığını tekrar geri almayı içeren bir yasal düzenlemeyi gündeme getirdi. En son olarak bu uygulama Alman faşizminin Fransa’yı işgal ettiği dönem işbirlikçi Vichy Hükümeti tarafından binlerce Yahudi kökenliye uygulandı. Fransız egemenleri kapitalizmin sorunları arttıkça daha otoriter yöntemlere başvurmaktan çekinmeyeceklerini, grev hakkı başta olmak üzere bireysel ve kolektif hak ve özgürlükleri gasp edeceklerini gösteriyorlar” diyerek değerlendirdiler. (YH Paris/Köln)