Mücadeleden başka çaremiz yok!

Krefeld’de aylardır okullarda çalışan temizlik işçileri örgütlü oldukları sendikaları IG BAU ile iş yoğunlaşmasına ve kısıtlamalara karşı mücadelelerini sürdürüyorlar. Gazetemizde bu gelişmeler hakkında birçok haber yayınlandı. En son belediye binasında IG BAU ve GEW Sendikası ortaklaşa bir eylem gerçekleştirdiler. Eylemin ardından uzun zamandır sendikanın eylemlerine aktif bir şekilde katılan Güler Magdanz süreli sözleşmesi daha sona ermeden işten atıldı. Örgütlü olduğu IG BAU Sendikası ile birlikte işe iade davası açan Magdanz’a yaşadıklarını ve iş yaşamını sorduk.

 

Kendini tanıtır mısın?

Öncelikle bu röportaja katılmamı sağladığınız için sizlere çok teşekkür ederim. 1978 yılında Almanya’ya ailemin yanına geldim. Tabi ki şartlar gerektirdiği gibi burada okul eğitimine başladım. Maalesef ailem beni çok genç yaşımda okuldan alıp evlendirdi. O dönem Realschulenin 9. sınıfındaydım.

 

İş yaşamına ne zaman ve nerede başladın? Seni işten çıkartan firmada ne zamandır çalışıyorsun?

1993 yılının ilk aylarında Krefeld şehrinde bulunan Meslek Kolejine temizlik sektörüne ait olan bölümündeydim. 8,5 sene orada iş yapan şirkette yönetici olarak çalıştım. Krefeld Belediyesi birçok objesini ihaleye verdi. İkinci gelen şirkette aynı görevimi yapmamı sağladı ve başarılı olmamdan çok mutlulardı. Bu şirkette de tam 15 sene görev aldım. Yani Meslek Koleji’nde aralıksız bir şekilde 23 seneyi doldurmuştum. Krefeld Belediyesi tekrardan objelerini ihaleye verdi. Tabi ki bu arada söylemesini unuttum galiba. Müşterinin yoğun isteği üzere tekrardan kalmam sağlanıldı 01.07.2015 te Heinsberg’ten gelen şirketle (Fa.Spelters) anlaşmamız gerçekleşti ve ben 4 saat temizlik ve 4 saat yönetici (Vorarbeiterin) olarak görevime başladım.

 

İşveren ‎seni neden işten attı?

İşverenim beni niçin işten attığı ortada. Sendikada olmam onları aşırı rahatsız etmişti. Ama ben tehdit edilmemeye kararlıydım. Sendikal hak olan izin ikramiyesini alabilmek için sendikadan gelen üyelik belgemi şirkete verdim. Verirken tehdit edildim. Patronum “Senin yerinde olsam duyurmazdım ve o belgeyi vermezdim” şirket sendikaya üye kim varsa işten atıyor diye gözdağı verdi bana. Aachen’da başka bir kadın yöneticiye yapmadıklarını bırakmıyorlar diye tekrarladı. Bunu ben çok tuhaf karşıladım. Neden atılayım ki? Ben düzgün çalışıyorum işime ve patronuma zararlı bir davranışta bulunmamıştım. Abuk sabuk suçlanmalarla karsılaştım ve çok şaşırdım. Ve sonunda işten atıldım.

 

Süreli sözleşmen olmasına rağmen haklarını aradın mı?

Tabi ki haklarımı her zaman aradım. Hemen sendikayla ilişkiye geçtim ve sendika sekreterine tehdit edildiğimi anlattım. Tabi ki korktum, işimden atılacağımı kestirebiliyordum. Ama deneme sürecinde olduğum için imkanlarımızda oldukça kısıtlıydı. İşten atılmamı önleyemedik.

 

Sendika ve Krefeld temizlik işçilerinin grubunda aktif çalışmaya katılıyorsunuz, neden?

Bu sektörde maalesef çok baskı, tehdit ve temizlik saatlerinin aşırı kısıtlanması gündemde. Artık bu sektörde çalışanlarımız korkmasın ve haklarını aramaya başlasınlar. Herkes uyansın artık. Bu zor şartlar altında insanlar çok eziliyor. Bunlara son verilmesi gerekiyor. Sendikayla her zaman bu şartları değiştirebilmek için aktif çalışmamı sürdüreceğim. Beni yalnız bırakmadılar ve haklarımı aramakta bana her zaman yardımcı olup destek verdiler. Onlara sonsuz teşekkür borçluyum. Eğer sendika gibi bir kurum olmasa, onlar bize yardım etmeseler haklarımızı aramakta halimiz çok daha vahim olurdu.

Tabi ki tüm eylemlerine katılacağım. Biz işçiler olarak konuşmazsak kim duyacak bizi?

 

Gazetemiz aracılığıyla okurlarımıza iletmek istediğin bir şey var mı?

Okuyanlarımıza ve çalışanlarımıza söylemek istediğim şu: Ben 23 Sene görev yaptığım Meslek Koleji’nden atıldım. Ama burada önemli olan 23 sene değil, ister 6 ay ister 1 yıl olsun, haklarınızı aramaya korkmayın. Demokratik bir ülkede yaşıyor gibi görünüyor ama hiçte öyle değil. Acilen sendikaya üye olunuz, çünkü onlar sizleri hiç bir sorununuzla yalnız bırakmayacaklardır. Yani iki saat çalışıyoruz sonuçta temizlik işi deyip geçmeyin. Sonunda ezilen bizler oluyoruz.