Türkiye ‚Avrupa kalesi’nde bekçi

Yarın Brüksel’de yapılacak AB-Türkiye Zirvesi’nde asıl olarak daha önce üzerinde anlaşmaya varılan konuların Ankara tarafından yerine getirilmesi talep edilecek. Ege’den üzerinden gelen sığınmacı sayısının azalması konusunda ilk ültimatom verildi. Buna göre 1 Haziran’dan itibaren sayıda ciddi bir azalma olmadığı takdirde Türkiye Cumhuriyet vatandaşlarına AB’ye serbest dolaşım hakkı söz verilen tarihte yerine getirmeyecek.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında sığınmacılar üzerinde yapılan pazarlıklarda üzerinde anlaşmaya varılan konulardan birisi olan düzenli “AB-Türkiye Zirvesi”nin ilki pazartesi Brüksel’de toplanıyor. 16 Şubat’ta yapılması öngörülen zirve Ankara’daki intihar saldırısı dolayısıyla ertelenmişti.

Zirvede asıl olarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşan sığınmacıların nasıl azaltılacağı ya da engelleneceği ele alınacak. Bu çerçevede ilk olarak 29 Kasım’da Brüksel’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla anlaşmaya varılmıştı. Anlaşma kapsamında Türkiye’ye verilmesi öngörülen toplam 3 milyar Euro’luk yardımın 400 milyon Euro’luk dilimi havale edildi. Bu paranın sığınmacılarının temel ihtiyaçları, okul ve barınması için kullanılması gerekiyor.

ASIL ZİRVE PARİS’TE OLDU

Bu çerçevede zirvede asıl olarak önümüzdeki aylar içerisinde Türkiye’nin atması gereken adımlar ağırlıklı olarak konuşulacak. AB’nin bundan sonraki planının ne olacağı önceki gün Paris’te bir araya gelen Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande görüşmesinde ayrıntılı olarak ele alındı. Zirve sonrasında yapılan açıklamada, AB’nin bundan sonraki asıl hedefinin AB içinde Schengen Anlaşması çerçevesinde serbest dolaşımı korumak, bunun içinde AB’nin dış sınırlarının sıkı bir şekilde koruma altına alınması olacağı belirtildi. Bu planın hayata geçmesi için ise “Türkiye’ye özel bir görev düştüğü”nün altı çizildi.

17-18 Şubat’ta yapılan AB Zirvesi’nde sığınmacılar konusunun ayrıntılı ele alındığını söyleyen Merkel, bu konuda AB’nin yapacağı tek şeyin birlikte hareket etmek olduğunu, ayrı hareket edildiğinde kimsenin kazanamayacağına dikkat çekti. Böylece zirvede gelen bazı eleştirilerin AB-Türkiye Zirvesi’nde tekrarlanmamasını istedi.

Merkel-Hollande görüşmesinde AB’nin dış sınırlarının korunması için Türkiye’ye verilen rol, “Avrupa kalesi” bekçiliğinden başka bir şey değil. Türkiye hükümeti bu bekçiliği 3 milyar Euro ve bazı talepler karşılığında kabul etmişti.

EGE’DE DENETİM NATO’YA GEÇTİ

Türkiye’den Yunanistan’a geçişleri engellemede Türk güvenlik güçlerine güvenmeyen Almanya, daha önce Yunanistan ile birlikte NATO’nun bölgede görev yapmasını gündeme getirmiş ve bu Türkiye tarafından da kabul edilmişti. Bunun üzerine NATO bünyesinde görev yapan Alman donanmasına ait bir gemi Ege’ye gönderilmişti. NATO gücünün bölgede sadece bilgi toplayıp taraflara iletme, denizin ortasında kalan sığınmacıları kurtarmak olarak ifade edilirken, gerçekte ise operasyonel güç olarak hareket edeceği görüldü. Alman basınında yer alan haberlerde NATO, bugüne kadar binlerce sığınmacıyı denizde yakalayarak Türkiye’ye iade etti. Merkel-Hollande görüşmesinden sonra önümüzdeki dönemde Fransa da bölgeye askeri gemiler göndereceği açıklandı. Böylece Ege Denizi’ndeki NATO gücünün artırılacağının mesajı da verildi.

Ayrıca AB Komisyonu’nda sınır ve sahil güvenliği için yeni bir polis birliği kurdu ve bu birlik en geç Ağustos ayında göreve başlayacak. Bütün bu önlemlerin sonuç vermemesi durumunda Schengen Anlaşması’nın kaldırılarak AB ülkeleri arasında sınır kontrollerinin yapılması gündeme gelebilir. Bu da AB tarihinde önemli bir sarsılma olacak. Yapılan çeşitli hesaplamalara göre sınır kontrollerinin yeniden başlamasının yıllık maliyeti 18 milyar Euro.

GERİ DÖNÜŞ ŞART KOŞULACAK

Der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan bir habere göre, AB-Türkiye Zirvesi’nde en önemli konu geri kabul anlaşması olacak. AB ülkeleri, gelen ve başvuruları kabul edilmeyen sığınmacıların derhal Türkiye’ye göndermeyi talep ediyor. Türkiye hükümeti de bunu daha önce kabul etmişti. Ancak uygulamanın nasıl ve ne zaman hayata geçeceği konusunda değişik görüşler var.

İLK ÜLTİMATOM GELDİ

AB-Türkiye Zirvesi’nde alınan kararların hayata geçirilmesi, AB’ye gelen sığınmacılar sayısının azalmaması durumunda AB’nin verdiği sözleri yerine getirmeyeceğinin ilk işareti geldi. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Haber, yaptığı açıklamada, “En geç 1 Haziran’a kadar Türkiye’den Yunanistan’a gelen sığınmacıların sayısında net bir azlama olmazsa o zaman Türk vatandaşlarına Schengen vizesi kolaylığı gündemden kalkar” dedi. AB, Türk vatandaşlarına Ekim 2016’dan itibaren vize kolaylığı sağlayacağının sözünü vermişti.

Tükiye’de 1 Haziran’a kadar ültimatom olarak verilen bu açıklamanın belirtildiği tarih aynı zamanda AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe gireceği gün. Böylece, 1 Haziran’dan itibaren AB ülkeleri iltica başvurusunu kabul etmediği sığınmacıları uçaklara doldurup Türkiye’ye gönderebilecek. Ayrıca, Ege’den geçen her sığınmacı anında Türkiye’ye geri iade edilecek.

AB BASKIYI AZALTAMNIN DERDİNDE

Başta Almanya olmak üzere bütün AB ülkeleri yaz aylarından bu yana artan sığınmacı baskısının azaltmak için yoğun bir çaba harcıyor. Zira, yüzbinlerce sığınmacının Avrupa’ya ulaşması hem ülkelerin iç politikalarında hem de AB’de önemli tartışma ve gerilimlere yol açmış durumda. Bu nedenle, Türkiye ile varılan anlaşma baskının azaltılması için tek seçenek olarak sunuluyor. Bu kapsamda Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe gireceği 1 Haziran’da bazı ülkelerin göstermelik şekilde Türkiye’ye kitlesel sınırdışılar yapması bekleniyor.

Türkiye de adeta savaştan ve yoksulluktan kaçan milyonlarca insan için açık cezaevine dönüşecek. Ancak büyün güvenlik önlemlerine rağmen AB’ye göçün engellenemeyeceği de de biliniyor.