Almanya’da iki milyon gün grev yapıldı

İki Almanya’nın birleşmesinden sonra en fazla grevin yapıldığı yıl 2015 oldu. WSI tarafından yapılan araştırmada greve katılan işçi sayısı endüstride daha fazla olurken grev nedeniyle kaybedilen işgünü ise hizmet işkolunda gerçekleşti. WSI, önümüzdeki yıllarda hizmet işkolunda grevli mücadeleler eğiliminin, bu denli olmasa da devam etmesini bekliyor.

Alman demiryollarında makinistlerin veya Lufthansa’da pilotların grevleri son yıllarda sürekli gündemimize girdi. Bu grevlerin yapıldığı dönem medyada yansıtılan hava ise sanki Almanya’da her gün kitlesel grev yapılıyor ve bunun sonucu olarak ise ülke neredeyse battı batacak.

Bilindiği gibi geride bıraktığımız yıl özellikle bu işletmelerde yaşanan grevler ve bunları örgütleyen meslek sendikaları GDL ve Cockpit gerekçe gösterilerek mücadeleci kesimler arasında anti grev yasası olarak anılan “TİS Birliği Yasası” yürürlüğe konulmuştu.

EN FAZLA GREV YAPAN SENDİKA: VER.Dİ

Yürürlüğe giren yasanın küçük sendikalardan çok milyonlarca emekçinin örgütlediği büyük sendikaları hedeflediği ise yapılan grevlere bakıldığında görülmekte.

Alman Sendikalar Birliği DGB’ye bağlı Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü (WSI) tarafından hazırlanan geleneksel “Grev Raporu”na göre, 2015 yılında en fazla grev yapan sendikaların başını 1,5 milyon günden fazla grevle Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di çekiyor. Ver.di sadece kamu sosyal hizmet ve postane alanında 1,5 milyon gün grev yaptı.

Diğer yanda Amazon, Real gibi büyük sanal mağaza ve perakende satış işletmelerinde yıllardır devam eden işyeri toplusözleşme mücadelesi ve bu kapsamda yapılan grev ve uyarı grevleri de Ver.di Sendikası’nın hanesine yazıldı.

ENDÜSTRİDE SÜRESİZ GREV YAPILMIYOR

Almanya genelinde grevli eylemlere (uyarı grevi ve süresiz grev) katılan işçilerin sayısı WSI tarafından 1 milyon 133 bin olarak verilirken grev nedeniyle kaybedilen işgünü olarak ise 2 milyon 2 bin işgünü veriliyor. Yukarıda belirtildiği gibi grev nedeniyle kaybedilen işgününün yüzde 80’inden fazlası hizmet işkolunda yaşandı. Greve katılan emekçilerin sayısına bakıldığında ise tablo tam tersine dönüyor. Grevli eylemlere katılan 1,133 milyon emekçinin 885 bin’i IG Metall Sendikası’nın örgütlediği uyarı grevlerine katılan emekçiler oluşturuyor.

Almanya’nın en büyük endüstri sendikası olan IG Metall’in yüz binlerce üyesini uyarı grevlerine çağırmasına karşın yaygın süresiz grevler (farklı fabrikaları kapsayan ve eyalet veya ülke genelinde yapılan süresiz grevler) yapmıyor. IG Metall en son süresiz grevini 2003 yılında Doğu Almanya’nın metal ve elektro işkolunda yapmıştı. Bu süresiz grevin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra IG Metall bazı işyerleri dışında süresiz grevi hiç gündeme getirmedi.

Endüstride grev yapılmaması sadece IG Metall ile ilgili bir sorun değil. WSI’nin raporuna göre IG BAU dahil olmak üzere endüstri sendikaları yıllardır süresiz grev yapmadılar.

EN AZ GREV YAPAN ÜLKELERİN ARASINDA

2015 yılında yapılan grevler yazının başında belirtildiği gibi Almanya’nın “grev ülkesi” olduğu izlenimi yaratılsa da diğer ülkelere bakıldığında Almanya’da o kadar da çok grevin yapılmadığı görülmekte.

Basına raporu tanıtan WSI uzmanlarından Heiner Dribbusch, “2015 yılında grevlerin artmasına karşın uluslararası karşılaştırma yapıldığında Almanya’nın alt sıralarda olduğu görüyoruz. 2004-2014 yılları arasında grev nedeniyle her yıl 1000 işçi başına 15 işgünü kaybedildi. Bu rakam Fransa için 132, Danimarka için 124 gün olarak kayıtlara geçti.

2015 yılı için ise Almanya’da grev nedeniyle 1000 işçi başına 20 işgünü kaybedildiğini tahmin ettiğini söyleyen Dribbusch, 2015 için uluslararası karşılaştırma henüz yapılmadığını kaydetti.

2016’DA DAHA ÇOK GREV YAŞANIR MI?

WSI uzmanları, 2016 yılında 12 milyon emekçinin toplusözleşmeleri gündemde olmasına karşın grev nedeniyle kaybedilen işgünü sayısında bir artış beklemediklerini söylediler. 2015 yılında grev nedeniyle kaybedilen işgünlerinin asıl olarak sosyal hizmet ve postane alanında süresiz grev nedeniyle gündeme geldiğini belirten uzmanlar, “Grev nedeniyle kaybedilen işgünleri artmasa da metal ve kamu işkolunda toplam 6 milyondan fazla işçinin toplu sözleşmesinin yapılması grevli eylemlere katılanların sayısını artmasına neden olabilir” dediler.

Geride bıraktığımız yıllarda WSI uzmanlarının öngörüleri genelde gerçekleşti. Ancak bu yıl özellikle metal işkolunda grev nedeniyle kaybedilen işgünü sayısı artabilir. Nitekim IG Metall bu TİS döneminde işverenler örgütünde olmayan ve dolayısıyla Grup TİS’lerine bağlı olmayan işletmeleri TİS kapsamına almak için özel bir strateji izleyeceğini açıklamıştı. Bu işletmeler de “barış dönemi” gibi bir engelde olmadığı için sendika yönetimi isterse bir, iki uyarı grevi ardından süresiz greve hemen başlayabilir.

Diğer yanda metal patronlarını korkutan ve diğer sendikaların ise merakla IG Metall’e bakmasını sağlayan bu sendikanın “yeni mücadele taktiği.” Şimdiye kadar uyarı grevlerini genelde 4 saat ile sınırlayan ve tam gün yapmayan IG Metall, son genel kurulunda bu konudaki tüzük maddesini değiştirmiş ve tam günlük uyarı grevlerini uygulama kararı almıştı.

Uyarı grevi olduğu için grev oylaması, grevin ilan edilmesi vb prosedüre gerek yok ama grevin tam gün yapılması nedeniyle işverenlerin çok etkileyeceği kesin. Özellikle “Just inTime” (“tam zamanında”) üretim modelini uygulayan işletmeler ve bu zincire bağlı olanlarda tam günlük grev nedeniyle büyük sorunlar yaşanabilecek. Bu üretim zincirine bağlı her hangi bir orta boy fabrikada tam gün grev yapılması bütün planları alt üst edebilir.

IG Metall “yeni mücadele taktiğini” uygulaması durumunda 2016 yılında da grevlerin artmasına neden olabilir. (YH)