DİDF: Brüksel katliamını lanetliyoruz

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamayla Brüksel katliamını kınadı. Yapılan açıklamada şöyle denildi: „Üç gün önce İstanbul’da İstiklal Caddesi’nden sonra bugün de Brüksel’in Zaventam Havaalanı ve Maelbeek Tren İstasyonu’nda yapılan ve çok sayıda insanın hayatına mal olan alçakça terör saldırısını lanetliyoruz. Saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyor, bir kez daha böylesine alçakça cinayetlerin gerçekleşmemesini temenni ediyoruz.

Saldırı dolayısıyla bir kez daha Avrupa’da terör nedeniyle güvenlik yasaları gündeme getirildi, adeta olağanüstü hal ilan edildiği koşullardan geçiyoruz.

Açık olarak görülüyor ki; Brüksel saldırısı geçtiğimiz yıl Paris’te yapılan saldırıların devamı niteliğinde bir saldırı olma özelliği taşıyor. Paris’te yapılan ve 130 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı düzenleyenlerin Brüksel’den gittiği daha önce ortaya çıkmıştı.

Paris’teki katliamdan kısa bir süre sonra benzer bir katliamın Brüksel’de olması, bugüne kadar güvenlik adına alınan önlemlerin bir işe yaramadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Terörle mücadele adı altında çıkarılan yasalarla halkın temel hak ve özgürlükleri kısıtlanırken, terör örgütleri katliamlarına devam ediyor. Bu nedenle asıl sorunun temel hak ve özgürlüklerin varlığı olmadığı bir kez daha görülmüştür.

Buna rağmen başta Belçika olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi sorunun asıl nedeniyle mücadeleyi değil, demokratik hakların kısıtlanmasını yeniden gündeme getirdiler.

Son örneği Belçika’da yaşanan bu terör saldırılarının batılı devletlerce Ortadoğu’da izlenen savaş ve egemenlik politikalarından bağımsız olmadığı açıktır. Suriye’deki rejimi değiştirmek için ele ele veren bütün ülkeler insanlığın başına kanlı bir terör örgütü bela etmiş durumdalar.

Terör saldırılarının ancak teröre neden olan sorunların ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Tek başına güvenlik önlemlerinin sorunu çözmekten ziyade daha da büyüttüğü artık görülmüştür.

Bu nedenle, DİDF olarak her terör saldırısından sonra gündeme getirilen temel hak ve özgürlüklerde kısıtlama girişimlerinden, farklı inançlardan emekçiler arasındaki önyargıların körüklenmesi planlarından vazgeçilmesini ve toplumda ayrımcılığı, ırkçılığı körükleyecek girişim ve açıklamaların aksine teröre neden olan asıl sorunlarla mücadele edilmesi çağrısını yapıyoruz.“