Fransa’da gençler gece gündüz ayakta

Özge ALTUN
Paris

Fransa öğrenci gençliğinin işçilerin haklarını gasbeden yeni iş yasası tasarısına karşı Cumkhuriyet Meydanı’ndaki ‘gece ayaktayız’ nöbeti sürüyor. Hükümet bölme çabaları karşılıksız kalırken gençler 28 Nisan grevi ve 1 Mayıs’a hazırlanıyor.
Fransa’da François Hollande liderliğindeki hükümetin desteği ile Çalışma Bakanı Myriam el Khomri’nin şubatta kamuoyuna açıkladığı iş yasasında reform tasarısı işçi, emekçi ve gençlerin gündeminde olmaya devam ediyor.
Fransa genelinde bir ayı aşkındır süren eylemler, gençlerin katılımı ve yasaya karşı kararlı ve keskin bir tavır sergilemeleriyle boyut değiştirdi. Fransa’da gençler, yasanın gelecekleri için ne kadar tehlikeli olduğunu ilk andan itibaren anlayarak doğrudan mücadeleye katıldılar. Hükümet cephesinden, yasanın gençleri ilgilendirmediği, gençlerin yasayı doğru anlamadıkları ya da başkaları tarafından kullanıldıkları yönlü söylemlere rağmen, öğrencilerin özellikle de liselilerin, meselenin geleceklerini nasıl etkileyeceklerini açık bir şekilde anladığı görülüyor.

GENÇLİK KATILIMI ARTTI, HÜKÜMET KORKTU
9 Mart’taki ilk eylemden sonra 17 Mart’ta öğrencileri dersleri boykot etti ve sokaklara inen gençlerin sayısında ciddi bir artış oldu. Gençlerin hareketi ne kadar sahiplendiği 17 Mart eylemine katılımlarının 150 bine ulaşmasında görüldü.
Fakat gençlerden korkan hükümetin aracılığıyla kimi üniversite yönetimleri okulları kapatarak mücadeleyi bölmeye çalıştı. Buna rağmen gençlik cephesinde mücadele devam ediyor ve duracak gibi de görünmüyor.
Yakın tarih gençlik mücadelesinin iktidarı sarsabileceği, hükümeti geri püskürtebileceğinin kanıtları ile dolu. 2005 yılında dönemin sağcı başbakanı Dominique de Villepin da gençleri daha düşük bir ücret ile çalışmasına yol açacak bir yasayı gündeme getirmiş ama gençlerin istikrarlı mücadelesi tarafından bu saldırı geri püskürtülmüştü. Eylemler de Dominique de Villepin’ın siyasi hayatının sonunu hızlandırmıştı.

HÜKÜMET GENÇLİK TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ
El Khomri yasa tasarısına karşı da üniversiteli sendika, dernek ve gençlik göçmen örgütlerinin bulunduğu 23 örgüt bir kolektif oluşturdu. Bu örgütler tasarıya karşı tek bir talep etrafında toplanıyorlar: Tasarının tamamen geri çekilmesi.
Maliye Bakanı Emmanuel Macron, gençlik hareketinin başını gençlerin çekmesinden korktuğundan UNEF (Üniversite Öğrencileri Birliği) Genel Başkanı William Martinet’yi çağırarak yasa tasarısında “yumuşatmaya” gidilebileceğini ve bazı noktalarda değişiklik yapılabileceğini söyleyerek gençlik hareketini kendi safına çekmeye çalıştı. Fakat sendika yaptığı açıklamada tasarı geri çekilene kadar hiç bir değişiklik yapılmayacağını ve mücadeleye devam edecekleri yanıtını verdi.

GENÇLER HER GECE ‘AYAKTA’
Gençlik hareketi bunlarla sınırlı kalmayarak 31 Mart’taki genel grev ve yürüyüşten sonra Paris’te tarihi bir anlam taşıyan République (Cumhuriyet) Meydanı’nda “Gece Ayaktayız/Nuit Debout” diyerek toplanmaya ve forumlar düzenlemeye başladı. République Meydanı bir anlamda gençler tarafından işgal edilmiş oldu. Alanları işgal etme eylemi Fransa’nın 60 bölgesine ve banliyölere kadar taşındı.
Gençlerin bununla da sınırlı kalmayarak 28 Nisan’da yeniden çıkılacak genel grevde ve 1 Mayıs’ta alanları boş bırakmayacaklarını açıkladı.

YASADA NE VAR?
Çalışma Bakanının adına atfen “el Khomri” yasası olarak nitelendirilen yasa tasarısı Fransa’daki işçi ve emekçilerin yıllardır canları pahasına kazanmış oldukları hakları gasbediyor, ülkenin en büyük patron örgütü olan MEDEF’in taleplerini içeriyor.
Tasarı;
– Çalışma saatlerini yükseltiyor; şirketlerin bölüm temsilcileri ve sendikalarına danışmadan veya onay almadan günlük çalışma saatlerinin 10’dan 12 ye çıkartıyor
– Gece çalışmalarının saat başı ücreti yüzde 25-50 seviyesinden yüzde 10’a düşürülüyor
– Haftalık çalışma süresi 44 saatten 46 saate çıkartılıyor
– İşten çıkarılma durumunda tazminatların ödenmemesi için esnek çalışma ön plana çıkartılıyor