Birlik ve dayanışmayı güçlendirelim

MURAT GÜNEŞ*

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ın, insanın insan üzerinde kurduğu baskı, tahakküm ve zulme karşı mücadelede özel bir yeri var.

1886’dan beri bu görkemli mücadele gününde zıt iki dünya, sermayenin dünyası ile emeğin dünyası karşı karşıya geliyor. Sermaye sınıfı ve onun iktidarı baskı, sömürü ve insanın insana kulluğunun devamı için çaba sarf ederken; işçi sınıfı kendisine yönelik saldırıları durdurmak için TIS dönemlerinde veya tek tek işletmelerde verdikleri mücadele ediyor.

1 Mayıs’ın sermayenin baskı ve dayatmalarına karşı, güncel taleplerini dile getirip mücadele bayrağını yükseltme günü olduğunu unutmamalıyız. İşçiler arasında düşmanlık tohumlarının ekildiği bir dönemde, esnek çalışma biçimleri ve işçi simsarlığı demek olan taşeron işçi büroları örneğinde olduğu gibi, işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik saldırılar artıyor.

1 Mayıs’a doğru giderken Alman Sendikalar Birliği (DGB) ve üye 8 sendikanın ortak çağrısıyla düzenlenecek 1 Mayıs yürüyüşleri bir şekilde başlayıp bitecek ve sendika bürokratları deyim yerindeyse görev savmış olacak. Çünkü, sendika yönetimleri karar alırken işçileri sürece katmıyorlar. Dolayısıyla işçileri 1 Mayıs’a katılım konusunda bir çaba içine girmiyorlar. Peki, sendika bürokratları bunu yaparken ileri işçiler olarak bizler sorumluluklarımızı yerine getirebiliyor muyuz? Çabalarımızın yeterli olduğunu düşünmüyorum. Biz işçiler örgütümüz olan sendikalarda daha aktif sorumluluklar almazsak mevcut sendika bürokratları bu durumu devam ettireceklerdir.

Almanya genelinde göçmen kökenli işçiler, kuruluş ve dernekler, 1 Mayıs yürüyüşlerine her yıl katılıyorlar, bu katılımları daha da artırmalıyız. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun işçilerin birleşebileceği tek çatı sendikalarımızdır. İçinden geçtiğimiz dönem işçilerin birliğini zorunlu kılıyor.

Bu 1 Mayıs’ta da yine alanlarda olacağız, sermaye ve onların siyasal uzantılarına, emekçilerin nasıl bir güç olduğunu bir kez daha göstereceğiz.

İçinden geçtiğimiz dönem toplu sözleşme dönemidir. Kamu işyerlerinde uyarı grevleri başladı. Metal ve hizmet sektöründe grevler bekleniyor. Bu süreçte yerli-göçmen, sağcı-solcu bütün emekçiler olarak taleplerimiz etrafında kenetlenmek büyük önem taşıyor. Bir şeyler başaracaksak başarının yolu buradan geçiyor. Biz bunu Neupack firmasında verdiğimiz mücadele ile bizzat yaşayarak tecrübe ettik.

1 Mayıs’ın ruhuna uygun birlik ve dayanışmayı güçlendirmek için sınıf kimliğimiz bizi birleştirmelidir. Diğer taraftan tarih bize ‘hak verilmez, mücadele ile alınır’ gerçeğini öğretmiştir. Sermayenin saldırıları uluslararası boyuttadır. Bu nedenle işçi sınıfının da uluslararası dayanışmayı büyütmeye ihtiyacı bulunuyor. Aksi takdirde sendika patronlarının her TİS döneminde yaptığı gibi emekçileri oyalayıp çok cüzi ücret artışlarına imza koymalarının önünü alamayız. Yaşasın 1 Mayıs

* Neupack İşyeri İşçi Temsilcisi Başkanı, IG BCE Sendikası Hamburg Delegesi


Almanya’da 1 Mayıs hazırlıkları: Hayat TV Avrupa Penceresi