TTIP: Halk karşı, tekeller ısrarlı

AB ile ABD arasında imzalanması planlanan Transatlantik Serbest Ticaret ve Yatırım Anlaşması (TTIP), Barack Obama’nın Almanya ziyaretinin en önemli konusu oldu. Cumartesi günü Hannover’de 100 bine yakın insan anlaşmaya karşı sokağa çıktığı halde anlaşmada ısrar ediliyor.

ABD ile AB arasında imzalanması planlanan Transatlantik Serbest Ticaret ve Yatırım Anlaşması’na (TTIP) karşı Almanya’da başlayan mücadele güçlü bir şekilde devam ediyor. 10 Ekim 2015’de Berlin’de yapılan gösteriye 250 bin kişinin katılmasından sonra 23 Nisan’da Hannover’de yapılan gösteriye katılım da beklenenin üzerinde oldu. Aralarında sendikaların bölge örgütleri, çevre inisiyatifleri, Sol Parti, DİDF, Yeşiller, ATTAC, Compac gibi 20 kadar örgütün olduğu kurum tarafından oluşturulan “Stopp TTIP” tarafından çağrısı yapılan eyleme en fazla 70 bin kişinin katılabileceği ifade ediliyordu.

Ancak, 23 Nisan günü Opernplatz’de bir araya gelenlerin sayısı beklentileri de aşarak, 90 bine kadar ulaştı.

Yapılan konuşmaların ardından kent içinde yapılan gösteri, TTIP’in ve Kanada – AB Serbest Ticaret Anlaşması (CETA)’nın durdurulmasının öne çıktığı pankart ve dövizler eşliğinde renkli görüntülere de sahne oldu. ABD’nin TTIP ile “Truva Atı” şeklinde AB’nin içine girmek isteriğini anlatmak için sembolik olarak bir Truva Atı da meydandaki yerini aldı.

Çok farklı kesimlerden katıldığı gösteride gençlerin yoğunluğu ayrıca dikkat çekti. Köylüler de traktörleriyle eylemde yerini aldı.

Yapılan konuşmalarda TTIP ile ABD’deki çalışma koşullarının olduğu gibi Avrupa’ya taşınmak istendiğine dikkat çekilirken, tekellere sömürü için sınırsız imkanlar sunduğuna işaret edildi.

ANLAŞMA NEDEN HALKTAN SAKLANIYOR?

SPD adına Matthias Miersch, Sol Parti adına Tobias Pflüger’in konuştuğu mitingde, anlaşmayla ilgili taslak metinlerin neden halktan gizli tutulduğu öne çıkarıldı. Her iki politikacı, yapılan görüşme tutanaklarının halka açıklanmadığını, sadece milletvekillerinin görmesi için Ekonomi Bakanlığı’nda özel bir odada tutulduğuna işaret ettiler. Pflüger, anlaşmayla ilgili bütün bilgilerin halka açıklanmasını talep ederek, parti olarak bu konuda ısrarcı olacaklarını söyledi.

10 Ekim’de Berlin’de yapılan mitinge merkezi olarak katılan sendikalar bu kez bölgesel düzeyde katılmayı tercih ettiler. Bu nedenle, gösteri ve mitingde sendikaların ağırlığı öncesine göre daha azdı. Ancak başta IG Metall olmak üzere sendikaların gençlik örgütleri kortej ve pankartlarıyla eylemde güçlü şekilde yer aldı.

Ver.di sendikası Genel Başkan Yardımcısı Andreas Kocsis yaptığı konuşmada, TTIP’nin asıl olarak büyük tekellere ve bankalara yarayacağına işaret ederek, “Avrupa’da nasıl çalışacağımıza ve yaşayacağımıza kendimiz karar vermek istiyoruz” dedi.

TTIP İLE SIĞINMA NEDENLERİ ARASINDA İLİŞKİ VAR

TTIP Stopp” inisiyatifi içinde tek göçmen örgütü olan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) de miting ve gösteride yerini aldı. Miting alanında kurulan bilgilendirme masasına bildiri ve el ilanları dağıtıldı.

Mitingde bir konuşma yapan DİDF Yönetim Kurulu üyesi Eylem Gün, TTIP ile sığınma arasında yakın bir ilişki olduğuna dikkat çekti. Başta Almanya olmak üzere Avrupa’da yoğun bir şekilde tartışılan sığınmacıların asıl olarak tekellerin daha fazla kar ve sömürü politikasından ötürü ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Gün, sığınmacılarla değil sığınmanın nedenleriyle mücadele edilmesi çağrısında bulundu. Bu temelde Almanya’nın yurtdışına silah ve asker göndermeyi durdurmasını talep etti.

HALK ANLAŞMAYA KARŞI

ABD ve AB yöneticileri TTIP’nin imzalanmasında ısrar ederken, Almanya’da yapılan gösteriler halkın önemli bir bölümünün karşı olduğunu bir kez daha gösterdi. Öte yandan yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, Almanya’da halkın önemli bir bölümü TTIP’nin imzalanmasına karşı çıkıyor. Bertelsmann Vakfı tarafından YourGov adlı şirkete yaptırılan ankete katılanların yüzde 17’si anlaşmadan yana görüş belirtirken, yüzde 33’ü kesin olarak anlaşmaya karşı çıktığını söyledi. Halkın yüzde 30’u da anlaşma hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade etti. (YH)

Obama görüşmeleri bu yılın sonunda tamamlamak istiyor

Teknoloji fuarına katılmak üzere Almanya’nın Hannover kentine gelen ABD Başkanı Barack Obama, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmek için imzalanması planlanan Serbest Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nı (TTIP) bu yılın sonuna kadar imzalamak istediklerini söyledi.

Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelen Obama, transatlantik ilişkileri geliştirmek üzere, Merkel’in gönlünü almak için epey iltifatta bulundu. Sığınmacılar konusunda Merkel’in “Tarihin doğru tarafında durduğunu” söyleyen Obama, sığınmacılar konusunda Almanya’nın doğru bir politika izlediğini söyledi.

Obama, ABD ile AB arasında imzalanması planlanan TTIP anlaşmasını bu yılın sonuna kadar imzalamak istediklerini söyledi. TTIP’nin ekonomik büyümeyi artıracağını ileri süren Obama, bu konuda halk arasında yükselen tepkiyi ise görmezlikten geldi.

Angela Merkel ise yaptığı konuşmada, anlaşmanın imzalanmasından yana olduğunu, ancak halk arasındaki tepkileri de anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Anlaşmanın imzalanmaması yönündeki taleplere ise katılmadığını ifade etti.

Obama, Hannover ziyareti sırasında ayrıca Almanya’nın yanı sıra Fransa, İngiltere ve İtalya devlet başkanlarının katıldığı G5 grubunda da TTIP ele alındı. ABD’nin dört büyük ülkesi ile ABD arasında yapılan bu zirve asıl olarak bundan sonra AB ile ABD arasındaki stratejik işbirliğinin derinleştirmeyi hedefliyor.

Alman basınında yer alan haber ve yorumlarda ABD ile AB’nin önümüzdeki dönemde Suriye, Libya, Ukrayna ve Kuzey Kore’deki gelişmeler konusunda ortak tutum almak için görüşmeler yaptığına dikkat çekti. Bu temelde, eski geleneksel ittifakın güçlendirilmesi hedefleniyor. Var olan görüş ayrılıkları bu nedenle en kısa zamanda giderilmek isteniyor. Bu nedenle görüşmelerin önümüzdeki dönemde G5 formatında devam edebileceği ifade ediliyor.

23042016TTIP

TTIP nedir, neden önemli?

Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasında imzalanması planlanan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’na (TTIP) karşı hem ABD’de hem de AB’de halk arasında geniş bir tepki bulunmasına rağmen hükümetler geri adım atmaya yanaşmıyor. Peki hem AB hem de ABD sermayesi için büyük bir önem taşıyan bu anlaşma nedir, neyi hedefliyor? İşte kısa yanıtları:

1- AB ile ABD arasında gümrük serbesti öngören anlaşma için görüşmelere 2013 yılının Temmuz ayında başladı. Atlantik’in her iki yakasına da ekonomik canlanma getireceği iddia edilen anlaşmaya karşı olanlar ise tüketici haklarının korunmasında ve gıda güvenliğinde bir aşınma olacağından endişeli. Müzakerelerin kapalı kapılar ardında yürümesi de rahatsızlık yaratıyor.

2- AB ile ABD arasında yapılan görüşmeler tamamen gizli kapılar arkasında yapılıyor.

Hazırlanan taslak metinler yayınlanmıyor. Hükümet, sadece milletvekillerinin görmesi ve okumasına imkan sağlıyor. Resim ya da fotokopi çekmeyi, okuduklarını açıklamayı yasaklıyor. Federal Ekonomi Bakanlığı’nın TTIP okuma adasında sadece not almalarına izin veriliyor.

3- AB Komisyonu, devlete bağlı olmayan, demokratik açıdan meşru olmayan “tahkim mahkemeleri”nin yerine, yatırım mahkemelerinin kurulmasını önerdi. Bu mercilerin bir ilk derece mahkemesinden ve bir temyiz mahkemesinden oluşması öngörülüyor. Yani mevcut hukuk sistemi bir yana bırakılıyor.

4- Ocak 2017’ye kadar müzakereler devam edecek. Bir yıl çeviriler ve incelemeler için, bir yıl da onay için geçecek. TTIP’nin en iyi ihtimalle 2018 yılında yürürlüğe girmesi hedefleniyor.

5. Anlaşmaya karşı çıkan sendikalar, ilerici kesimler ile birlikte anlaşmanın yapılmaması için mücadele yürütüyor. Berlin’de Ekim ayında 250 bin kişi anlaşmaya karşı eylem yapmıştı. Hannover’de de 90 bin kişi cumartesi günü gösteri yaptı. Her iki gösteriye katılım beklenenin üzerinde oldu. Bu da halk arasındaki tepkinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Yasanın imzalanması durumunda yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu’nda ve ulusal meclislerde onaylanması gerekiyor.