Mülteci politikası seçim sonucunu belirledi

Avusturya’da 24 Nisan pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda ırkçı parti FPÖ’nün adayı Norbert Hofer açık arayla birinci oldu. Mülteciler politikası seçim sonuçları üzerinde etkili oldu. İkinci tur seçimleri 22 Mayıs’ta yapılacak.

COŞKUN KESİCİ

24 Nisan’da Avusturya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turuna katılım yüzde 68 olarak gerçekleşti. Açıklanan sonuçlara göre, ırkçı parti FPÖ’nün adayı Norbert Hofer en yakın takipçisi Yeşiller adayı Alexander Van der Bellen’den yüzde 16’lık oy fazlasıyla birinci çıkması Avusturya’da şok etkisi yarattı. Her ne kadar önceden yapılan kamuoyu araştırmalarında seçimin Hofer ile Van der Bellen arasında geçeceğini bilinse de, farkın bu derece yüksek olması beklenmiyordu. Bu sonuçlara göre ikinci tur 22 Mayıs’ta yapılacak ve en çok oyu alan bu iki adaydan birisi Avusturya’nın yeni cumhurbaşkanı olacak.

Peki, 22 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimde ülkenin içerisinde bulunduğu politik atmosferi gözönünde bulundurduğumuzda değişen bir şey olur mu? Seçim tartışmalarının mülteciler sorunu etrafında şekillendiği bu zehirli atmosferin, bırakalım Avusturya kökenli seçmenleri, göçmen kökenli Avusturyalı seçmenleri bile etkilediği, bu etkilenme üzerinden FPÖ adayına yerlisiyle, göçmen kökenlisiyle bir yönelimin gerçekleştiğini görünce durumun vahameti biraz daha netleşiyor.

Seçimden iki gün önce hükümet, “iç güvenlik paketi” adı altında polis teşkilatına bir milyar Euro ek bütçe ayırdığını açıkladı. Terörle mücadelede özel zırhlı araçların alımı, yeni silah ve teçhizatın yanı sıra polise ilk etapta 1500, daha sonraki süreçte iki bin personelin alınma kararı, mülteci akınına karşı sınır güvenliğinin artırılacağına dair tedbirlerin alınmasının ne kadar gerekli ve acil olduğu hükümet yetkililerince özellikle belirtildi.

Bu kararın seçimden iki gün önce açıklanması, bir süreden beri mülteciler üzerinden yapılan tartışmaların ırkçılık boyutunda uzun bir dönemdir gerçekleştiği dikkate alındığında, ırkçı partinin oy artışına önemli bir katkı sağladığını görmek gerekiyor. Mülteciler üzerinden ırkçı söylemlerin ne kadar etkili olduğunu Almanya‘ da kimi eyaletlerde gerçekleşen seçimlerde de gördük. Kısaca kirlenen bu atmosferde ırkçı söylemlerin ete kemiğe büründüğünü görüyoruz.

22 Mayıs’ta Norbert Hofer’in mi yoksa Alexander Vander Bellen’in mi kazanacağı ancak sandıklar açıldıktan sonra görülebilecek. Ancak, mültecilerin problem olarak görülmeye devam edilmesi halinde –ki bunun kısa vadede değişeceğine dair hiçbir emare bulunmamakta- seçimin kimin kazanacağından bağımsız aynı sorunları paylaşan farklı inanç ve uluslardan işçi ve emekçilerin kaybedeceğini söyleyebiliriz. Bunun yaratacağı derin yaraların ise, etkisini daha uzun süre etkisini hissettireceğe benziyor.

Hükümet partileri çöktü!

İlk turda Avusturya Özgürlükçü Partisi’nin (FPÖ) adayı Norbert Hofer yüzde 35, ikinci sıradaki Yeşiller’in adayı Alexander Van der Bellen yüzde 21.3 oy aldı. 45 yaşındaki Hofer, 22 Mayıs’ta yapılacak ikinci turda 72 yaşındaki Van der Bellen ile yarışacak. İktidar partileri Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) ile Halk Partisi (ÖVP) hüsrana uğradı. SPÖ’nün adayı Rudolf Hundstorfer ile ÖVP’nin adayı Andreas Kohl yüzde 11’er civarında oy aldılar. Bağımsız aday, eski hakim Irmgard Griss’e verilen destek ise yüzde 19’u buldu. 22 Mayıs’taki ikinci turda 16 yaşın üzerindeki 6 milyon 400 bin Avusturyalı sandık başına çağrılacak. Gözlemciler FPÖ adayı Hofer’i favori olarak görüyor. Avusturya’da cumhurbaşkanı 6 yıllığına seçiliyor. İkinci dönem için adaylığına izin veriliyor. İki dönemdir görev başındaki Heinz Fischer’in süresi temmuz ayında doluyor. (YH)