Ortadoğu’daki kutuplaşma Afrika’ya taşındı

Cezayir ve Fas arasındaki gerginliğin giderek tırmanması, Halep’in ateşkes harici bırakılması, Sadr yanlılarının Parlamento baskını öne çıkan olaylar

Yusuf ERTAŞ 
Ali KARATAŞ

Suudi Arabistan’ın müdahalesi ile tetiklenen Cezayir ile Fas arasındaki gerginliğin giderek tırmanması, ABD ve Rusya’nın Halep’in ateşkes harici bırakılması konusunda anlaşmaları ile Rusya’nın havadan desteklediği Suriye ordusu güçlerinin Halep’te başlattıkları büyük taarruz, Irak’ta bir türlü kurulamayan “teknokratlar hükümeti”nin bir kez daha parlamento engeline takılması üzerine Sadr yanlılarının Yeşil Bölge’yi işgal ederek Parlamentoyu basması ve Cezayir Arap İşleri Bakanının Suriye ziyareti ile “ Şam’a yönelik Arap kuşatmasını kırma hamlesi” geçen hafta Arap basınında öne çıkan gündem maddeleri oldu.

CEZAİR-FAS ARASI DİPLOMATİK SAVAŞ

Fas ve Cezayir arasında devam eden “Batı Sahra” sorununda Suudi Arabistan’ın Fas’tan yana tutum alması iki ülke arasındaki gerginliği daha da tırmandırdı. Mısır gazetesi al Bedil, iki ülke arasındaki gerginliğin “Daha geniş bir diplomatik savaşa doğru” ilerlediğine dikkat çekti. Arapların doğu coğrafyasındaki kutuplaşma siyasetinin batı coğrafyasına da taşındığını anımsatan Rai al Youm, Cezayir Afrika Birliği ve Arap Birliği İşlerinden Sorumlu Bakanı Abdülkadir Messahel’in Suriye ziyaretini Cezayir’in Körfez ülkelerine açık bir mesajı olarak değerlendirdi. 

HALEP ATEŞKES DIŞI

Geçtiğimiz haftanın öne çıkan gündem maddelerinden birisi de Suriye muhalefetinin Cenevre görüşmelerinden çekilmesinin ardından, Halep’in ateşkes dışı bırakılması konusunda Rusya ve ABD’nin anlaşması oldu. Bu anlaşmanın ardından Rusya’nın havadan destek verdiği Suriye ordusu, IŞİD ve Nusra Cephesine ait hedeflere yönelik yoğun bir saldırı başlattı. Bu saldırılarda Halep’te bulunan bir hastanenin de isabet aldığı ve en az 27 kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin de yaralandığı öne sürüldü. Halep saldırısı ile muhalefetin Cenevre 3 görüşmelerinden çekilmesinin aynı zamana denk gelmesine dikkat çeken al Arab gazetesi ordunun saldırısını “Cenevre görüşmelerinden çekilen muhalefete Rusya’nın cezası” olarak değerlendirdi. Mısır’da yayınlanan Ahram, Rusya’nın “Halep’teki durum terör tehdidine karşı mücadelenin bir parçası olduğu için Şam’a baskı yapmayacağız” dediğine dikkat çekti.

SADR YANLILARI PARLAMENTOYU BASTI

Öte yandan günlerdir gösterilerin eksik olmadığı Irak’ta, Sadr yanlılarının parlamentoyu basması ile olaylar yeni bir boyut kazandı. Başbakan Haydar İbadi’nin Yeşil Bölge’de bulunan makamını güvenli bir bölgeye taşımasına ve Bağdat’ta olağanüstü hal ilan edilmesine yol açan parlamento baskını meclisin “teknokratlar hükümetini” onaylamaması üzerine patlak verdi. Sadr yanlıları aylardır reformların yapılması, yolsuzluklara bulaşmamış bağımsız kişilerden bir “teknokratlar hükümeti” kurulması ve yolsuzlukların önünün alınması talepleri ile sokaklardaydı. Lübnan’da yayınlanan as Safir gazetesi gelişmeleri “Binlerce gösterici Yeşil Bölge’yi bastı” manşetiyle okurlarına aktarırken, Middle East ise,  “Öfkeli protestocular parlamentoyu bastı” başlığını kullandı. Al Mayadeen Televizyonu, Mukteda Sadr’ın görev verilmesi halinde hükümeti kurmak için çalışmalara başlayabileceğini söylediğini aktardı. 

TÜRKİYE 1839’UN GERİSİNE GİDİYOR

Lübnanlı yazar Muhammed Nureddin ise as Safir gazetesindeki yazısında, anayasa tartışması vesilesi ile AKP’nin laiklik karşıtı hamlelerini değerlendirdi. “Esasen Türkiye’de cumhuriyetin kurulmasından bu yana uygulanan laiklik gerçek manada bir laiklik değildir” diye yazan Nureddin, Türkiye’nin, “Sadece Osmanlı’nın tamamen yıkıldığı ve cumhuriyetin kurulduğu yüzyıl öncesine değil, 1839 yılının da gerisine gitmektedir” yorumunu yaptı.