Gençlik örgütleri ırıçılığa karşı mücadeleyi değerlendirdi

Irkçı-ayrımcı politikaları ve aldığı oylarla tartışmalara neden olan AfD konusunda Almanya değişik gençlik örgütleri gazetemizin “AfD gibi bir sağ parti nasıl bu kadar hızlı şekilde güçleniyor ve gençlik örgütleri buna karşı neler yapabilir?” sorusuna yanıt olarak görüşlerini dile getirdiler.

sdaj

Max Matthes (SDAJ Genel Başkan Yardımcısı)

Hartz IV, artan kiralar, meslek eğitim yeri azlığı, işsizlik ırkçılığın yaygınlaşmasını sağlayan verimli topraklardır. Birçok insan haklı olarak şimdiki sosyal konumlarını koruyamayacağı korkusunu taşıyor. Bu, SPD, CDU, CSU, FDP ve Yeşiller’den oluşan en büyük koalisyonun sonucudur. Şimdilerde yüz binlerce insan savaş, açlık, sefalet nedeniyle ülkelerinden kaçıp Almanya’ya sığınmak istediklerinde bu korku daha da artıyor. Hükümet, ‘kemerlerinizi biraz daha sıkın ve fedakarlık edin’ diyor. ‚Başaracağız!’a benzeyen bu söylemin dayanışmayla hiçbir ilgisi yok. Büyük koalisyon iltica yasasını sertleştirdi, savaş bölgelerini güvenlikli ülkeler olarak ilan etti, aile birleşimini ortadan kaldırdı ve sınır dışı etmeleri sürekli hale getirdi. Böylece Federal Hükümet, ülkede yabancı düşmanlığını kışkırtarak, mültecilere ve mülteci yurtlarına günlük saldırıların ve AfD’nin seçim başarısının sorumlusu haline geldi.

Bu gelişmeler karşısında somut bir alternatifimiz olmalı. Güzel bir yaşam için gelecek perspektifimizi elimizden alanların mülteciler olmadığını açık ve net olarak ortaya koymalıyız. Geleceğimizi karartan bizi düşük ücretler, kiralık işçilik ve yüksek işsizliğe mahkum eden patronlardır. Geleceğimizi karartan sürekli sosyal kısıtlamalar yapan, asgari ücrette istisnalara giden, Alman ordusunu sürekli kriz bölgelerine gönderen Alman hükümetidir. Alman ordusunun içinde yer aldığı NATO savaşları, kaçış nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Savaşlarda söz konusu olan yeraltı kaynakları, transport yolları , etki alanının genişletilmesidir. Savaşlar, doğal felaketler ve yaşam alanlarının yok edilmesinden bankalar, silah ve büyük tekeller kazançlı çıkmaktadır. Bütün bunlar insanları ülkelerinden kaçmaya zorlamaktadır. Bu nedenlerle mültecilerle dayanışma içinde bulunan ve ırkçılığa karşı çıkan herkes militaristleşmeye ve savaşlara da karşı çıkmak zorundadır. SDAJ olarak ‚Savaşları Durdurun-Hep birlikte savaşlara karşı!‘ kampanyası başlattık. Savaştan kazançlı çıkanların milyonlarca insanın ülkelerinden kaçmasından sorumlu olduğunu gözler önüne sermek istiyoruz. Alman ordusu için ayrılan 130 milyar Euro’nun meslek eğitimi alanlarına, okul ve üniversite eğitimine ayrılmasının gerektiğine inanıyoruz ve daha fazla genci bu konuda ikna etmek arzusundayız. Herkesi ortak eylemler yapmaya ve savaşa ‘hayır’ demeye çağırıyoruz!

jusos

Johanna Uekermann (Juso’s Genel Başkanı)

AfD, korkuları kullanarak ırkçılığı harekete geçiriyor. Buna karşı yapılacak mücadele, ırkçı söylemelere katılmak ve hak vermek olamaz. Açık ırkçılık karşıtı alternatif duruş sergilemek ve halkı sol gelecek perspektiflerine ikna etmek zorunludur. Değişik toplumsal konularda çok farklı görüşlere sahip olsak da alternatifimizin dayanışma olduğu konusunda kitleleri ikna etmeliyiz. Hep birlikte ırkçı ve gerici ideolojilere karşı çıkıyoruz. ‘Irkçılığa Karşı Ayağa Kalkalım‘ gibi en geniş inisiyatiflerle AfD’yi durdurabiliriz.

Ancak sadece kendi örgütlerimizi güçlendirerek başarı elde edemeyiz. Irkçılıktan, sağ saldırılardan rahatsız olan ve karşı çıkan herkesle biraraya gelmeliyiz. Birbirimize destek olup, güç vermeliyiz. Örneğin ‘Irkçılığa Karşı Ayağa Kalkalım’ inisiyatifinin yapacağı gibi halk arasında AfD’yi deşifre edecek eğitim seminerleri düzenleyelim.

AfD’nin manevra alanını daraltmak, toplumsal sorunlara dayanışmacı ve demokratik cevaplar vermek için biraraya gelelim. Hep birlikte mücadele edersek daha fazla insanı ikna edebiliriz. Böylece sadece daha iyi cevaplar vermekle kalmayız, birlikte mücadele etmenin sevincini de yansıtırız.

rebell

Rebell:

Merkel Hükümeti, toplumsal çelişkileri gözlerden gizlemek için uzun süre çaba harcadı. Ama savaştan, açlıktan, sefaletten kaçan insanları durdurmak, öğrenim harçları veya atom santrallerinin çalışması gibi bir düğmeye basarak durdurulmuyor. Bu nedenle hükümet, iltica yasasını sertleştirerek ve Erdoğan’la mülteciler üzerine pazarlık yaparak mültecilere yönelik saldırısını arttırdı. AfD bunu, propagandasının ne kadar haklı olduğunu göstermek için kullanıyor.

Oklarımız Federal Hükümet’e yöneliktir. Sağa kayan bir politika izlemektedir. Bu, en açık şekilde gerici iltica yasaları ve Almanya’da yaşayan devrimci Kürt ve Türklere yönelik saldırılarda görülmektedir. AfD’nin güçlenmesi, Almanya’da toplumun bölünmüşlüğünün yansımasıdır. AfD, medyadan aldığı büyük destekle kitleler arasında etkisini arttırabilmektedir. Ancak Almanya’da halkın, özellikle de gençliğin çoğunluğunun ırkçılık karşıtı görüşte olması bizim gücümüzdür. Bu toplumsal uçlaşmaya ne şekilde tepki vereceğimiz belirleyicidir. Bazıları sürekli şikayet ederek, küfrederek AfD’nin propagandasına teslim olduğunu gizlemeye çalışmaktadır. Bizim görevimiz ırkçılığa, faşizme ve milliyetçiliğe karşı olanların dayanışma ve birliğini sağlamaktır. Rebell olarak değişik festivaller, imza kampanyaları ve etkinliklerle bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

naturfreunde

Jannis Pfendtner (Almanya Naturfreundejugend Merkez YK Üyesi)

Almanya’da son iki yıldır atmosfer oldukça sertleşti ve gizli ya da açık ırkçı söylemler tekrar normal görülür oldu. Çoğunluğun ekonomik durumunun giderek kötüleşmekte olduğu, komşu ülkelerde durumun çok daha kötü olduğunun farkına varıldığı dönemlerde gelecek korkusu toplumu sarar. Böylesi durumlarda kurtarıcı arayanların ve güçlü bir ‚Führer‘ arayanların sayısı da artar.

İşte şimdilerde AfD, bu arayışları besliyor. Sorunları sıralıyorlar: Kitlesel göç, İslam ideolojisi veya Sol ve Yeşiller yüzünden toplumsal değerlerden uzaklaşma. Çözümleri ise kapıların kapatılması, yabancıların dışarı atılması ve Alman değerlerinin yeniden yaygınlaştırılması.

Biz Naturfreundejugend olarak dayanışma ve birliği sağlamak için mücadele ediyoruz.TTİP’e karşı mücadele ediyor, dayanışmacı bir toplum için çaba harcıyoruz. Savaşlardan, yoksulluktan, sefaletten kaçmak zorunda kalan çocuk ve gençleri aramıza alıyor, onlara boş zamanları değerlendirme olanaklarımızı, tüm mültecilere evlerimizi, olanaklarımızı açıyor, sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde Frankfurt’ta yapılacak Çocuk Zirvesi’ne hazırlanıyor, örgütümüzü, daha renkli ve daha farklı kültürlerden gelen insanlara açık hale getirmeye çalışıyoruz. ‚Irkçılığa Karşı Ayaklanalım!’ inisiyatifinin kurulmasında aktif görev alarak mücadele arkadaşlarımıza ‚alternatifimiz dayanışmadır!‘ diyoruz. AfD’nin işçiler, göçmenler, kadınlar, LGBTI bireyler için alternatif olmadığını gösterip günlük yaşamda ve sokakta mücadele etmek istiyoruz.