EURO 2016’nın öteki yüzü

Bir yandan işçi eylemleri, bir yandan “terör tehdidi” altında olağanüstü bir dönemden geçen Fransa’nın ev sahipliği yaptığı Avrupa Futbol Şampiyonası başladı. İçecekleri, çerezleri ile ekran başına toplanan futbolseverler, futbolcu kartları biriktirerek veya ‚fan‘ i oldukları oyuncuyu izleyecek olmanın heyecanını yaşayan çocuklar elbette büyük sevinç içindeler. Ama bu amatör ve masum sevincin dışında topun bir de öteki yüzü var: Para kazanma hırsı, milliyetçi rekabet ve holigan kavgaları…

 

 

Bu yıl 15. kez yapılan Avrupa futbol şampiyonası yine milyonlarca insanı içine alan bir heyecan dalgası yarattı. Evlerde, kafeteryalarda, meydanlarda ekran başına toplanan insanlar hararet ve heyecanla takımlarının atacağı gole odaklanmış durumdalar. Evet işin görünen tarafı böyle ama bu futbol şöleninin, bir de ekonomik boyutu var. Ve turnuvayla ilgili rakamlara bakıldığında, amacın bir futbol şöleni ve sportif keyif olmaktan çok ama çok uzakta, müthiş bir ticari kazanç olayı haline geldiği görülmekte.

 

MİLYONLARIN HAVADA UÇUŞTUĞU BİR SEKTÖR

Turnuvaya bu yıl ilk defa 24 ekip katılıyor. Bu nedenle, 16 ekibin katıldığı geçtiğimiz turnuvalara oranla 20 maç fazladan oynanacak. Bazı maçlar Fransa saatiyle öğleden sonra 15.00’da başlayacak. Böylelikle Çin ve Japonya gibi futbolun giderek popüler bir spor haline geldiği Asya ülkelerinde gece uygun saatlerde maçlar seyredilebilecek.

UEFA öngörülerine göre, EURO 2016’daki 51 maç dünyada toplam 6 milyar TV seyircisi tarafından seyredilecek. Maç başına ortalama 150 milyon, final maçı için de 300 milyon TV seyircisi öngörülüyor. TV kanalları için yayın hakkı ücretlerinde rekor kırılması gündemde. Fransa’da maçların tamamının yayın hakkını satın alan Katar merkezli BeInSport kanalı UEFA’ya 60 milyon Euro ödedi.

TV kanallarında reklam spot ücretlerinde de rekor rakamlara ulaşılması bekleniyor. Fransa’da maçlar sırasında 30 saniyelik reklam için 225 bin Euro ödemek gerekecek. EURO 2016 reklam piyasasını da hareketlendiriyor. Avrupa reklam piyasasında bu yıl kaydedilmesi beklenen büyümenin yüzde 25’inin turnuva sayesinde gerçekleşeceği, bunun da 900 milyon Euro’ya eşit olduğu söyleniyor.

 

KUPANIN KAZANANI BELLİ: UEFA

EURO 2016’nın bütçesi yaklaşık 2 milyar Euro olarak açıklandı. Fransa turnuvanın Fransız ekonomisine 1 milyar 200 milyon Euro civarında katkı sağlayacağı hesapları yapıyor. EURO 2016 boyunca 94 bin 500 kişi doğrudan veya dolaylı biçimde istihdam edilecek. Turnuva sayesinde 26 bin kişi için yeni istihdam olanağı da yaratılmış durumda. Özellikle terör kaygısı nedeniyle özel güvenlik sektöründe gözle görülür derecede artış söz konusu. Ancak “ekonomiye katkı” kavramı konusunda Fransız ekonomistler arasında görüş birliği yok. Kimi, ekonomistler, turnuva için Fransa’ya 1,5 milyon ek turistin geleceğinin söylendiğini, ancak turnuva, terör kaygısı ve grevler nedeniyle gelmekten vazgeçecek yabancı turist sayısının dikkate alınmadığını söylüyorlar.

Turnuvadan kazanarak ayrılacağı kesin olan tek isim var, o da her zamanki gibi aslan payını kapacak olan UEFA. UEFA, TV yayın haklarından 1 milyar, bilet satışlarından 500 milyon, sponsorlardan ise 400 milyon olmak üzere 1 milyar 900 milyon Euro geliri garantilemiş durumda. EURO 2016 için yaptığı ve yapacağı harcamaları ise 650 milyon Euro olarak öngörüyor.

EURO 2016 Fransa’nın 10 değişik kentindeki statlarda düzenlenecek. Çoğu yenilenen, bazıları da yeniden inşa edilen statlar aslında turnuva boyunca UEFA tarafından kiralanıyor. Stadlar, biri haricinde kamu malı olduğu için Fransız devleti statların yenilenmesi amacıyla 1 milyar 700 milyon Euro harcadı. UEFA ayrıca, Fransa’da EURO 2016 kapsamındaki her türlü ticari faaliyetinin vergiden muaf tutulması tavizini de elde etti. Fransız parlamentosu UEFA’ya verilen bu “taviz” nedeniyle Fransa’nın yaklaşık 200 milyon Euro tutarında vergi gelirinden olacağını belirtiyor.

Turnuva başlamadan önce UEFA ile Fransa arasında başka alanlarda sıkı pazarlıklar da yaşandı. UEFA’nın “maçların oynanacağı statların çevresinde maç günleri sadece resmi sponsorların ürünleri satılacak” şartı Fransa tarafından kabul edilmedi. Fransa, buna karşılık, “EURO 2016 resmi sponsorlarının rakiplerinin reklamları maçların oynanacağı statların 1 kilometre uzağından itibaren yapılabilecek” şartına boyun eğmek zorunda kaldı.

 

SPONSORLAR CİRİT ATIYOR

Turnuvanın 10 resmi sponsoru var: Continental, Hyundai/Kia, Adidas, Hisense, McDonald’s, Socar, Coca-Cola, Orange, Carlsberg ve Türk Hava Yolları. Her sponsor, maçlar sırasında sahayı kaplayan ışıklı panolar üzerinde 8 dakikalık reklam hakkına sahip. Bu tanıtım için her biri UEFA’ya 40 ile 60 milyon Euro arasında bedel ödemeyi kabul etti.

Her zaman olduğu gibi turnuvaya katılan ekiplerin çoğunun forma sponsorları NIKE, Adidas ve PUMA oldu. NIKE Fransız milli takımına bu amaçla yaklaşık 43 milyon Euro ödedi. Adidas Almanya ile 25, İspanya ile de 24 milyon Euro’ya anlaştı. PUMA ise İtalyan formaları için 18 milyon Euro ödedi.

 

 

 

 

MİLLİ TAKIMLAR NE KADAR MİLLİ?

 

EURO 2016 birçok başka şeyin yanısıra, Avrupa coğrafyasındaki çok ulusluluğu, ülkeler arasındaki içiçe geçmişliği ve sporun milliyetçi, ırkçı kalıplara hapsedilemeyeceğini göstermesi bakımından çarpıcı veriler içeriyor.

Aşağıda verdiğimiz istatistikleri düşününce, her ne kadar milli futbol takımlarının başarısını “milli zafere”, yenilgisini de “milli hezimet“ olarak algılayanların zoruna gidecek olsa da, “milli takım” kavramının anlamsızlaştığını söylemek abartı olmayacak!

Göç ve uyum araştırmaları konusunda uzmanlaşmış Viyana merkezli Neue Österreicher/innen Medya Hizmetleri kurumunun yayınladığı son istatistikler şampiyonaya katılan 552 futbolcudan 87’sinin yani her altı oyuncudan birinin formasını giydiği milli takımdan farklı bir ülkede dünyaya gelmiş olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca buna göre 27 futbolcu çift pasaportlu ve bu da toplam rakamın yüzde 23’üne denk geliyor.

Almanya da bu istatistiğe Polonya doğumlu Lukas Podolski ile giriyor. Takımda en çok kendi ülkesi dışında doğmuş oyuncuları barındıran ekip 12 oyuncu ile Arnavutluk. Arnavutluk’u her birinde 9’ar futbolcusu oynadığı milli takımdan farklı ülkede doğmuş Portekiz, Galler ve İrlanda izliyor.

 

Türk Milli Takımı’nda 8 oyuncu

Türk milli takımında da doğum yeri Türkiye dışında olan 8 oyuncu bulunuyor. Bu oyuncular arasında Bundesliga ekiplerinden Mainz forması giyen Kassel doğumlu Yunus Mallı, Bayer Leverkusen’de top koşturan Manheim doğumlu Hakan Çalhanoğlu ayrıca Borussia Dortmund’tan Lüdenscheid doğumlu Nuri Şahin ve çiçeği burnunda Borussia Dortmund oyuncusu Kopenhag doğumlu Emre Mor yer alıyor.

Alman Futbol Federasyonu’nun (DFB) listesindeki bazı isimlerin kökeni de yine yurtdışına dayanıyor. Alman milli takımının EURO 2016 kadrosunda sahaya çıkan Jerome Boateng’in babası Ganalı. Emre Can’ın anne ve babası Türkiye’den. Shkodran Mustafi’nin ailesi Arnavutluk’tan. Sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarılan Antonio Rüdiger’in ailesi Sierre Leone’den. Onun yerine kadroya dahil edilen Bayer Leverkusenli Jonathan Tah’ın babası Fildişi Sahili’nden geliyor. Sami Khedira’nın babası Tunuslu, Mesut Özil’in ailesi Türkiye’den. Mario Gomez’in ailesi İspanya’dan gelirken, Leroy Sane’nin ailesi Senegal kökenli.