Hayır hayır demektir!

 

Semra Çelik

1980’li yılların sonunda gösterime giren ‘Sanık’ filminde Jodie Forster’in canlandırdığı genç kadına gittiği barda üç erkek tarafından tecavüz edilir. Erkekler hakkında suç duyurusunda bulunan kadının giyinişi, konuşmaları ve geçmişi anlattıklarına inanılması önünde en büyük engeldir. Saldırganlar, ‚Mini etek giymişti, derin dekolteliydi, sürekli flört ediyordu.‘ diyerek cinsel ilişkinin gönüllü olduğunu ileri sürmekteydiler. Hakimin düşüncesi de bu ‚hafifmeşrep‘ kadının yalan söylediği şeklindeydi.  Kadının ‚yapmayın, bırakın‘ demesi ise cilveden başka birşey değildi. Aradan  30 sene geçti, şimdi Almanya ‚hafifmeşrep‘ olduğu için tecavüze uğradığı kabul edilmeyen Gina Lisa’nın gerçek hayatta başına gelenlerle karşı karşıya…

Gina-Lisa, iki erkeği kendisine tecavüz etmekle suçlamaktaydı. Erkekler ise tecavüzü videoya çekmişlerdi ve internette, mankenle gönüllülüğe dayanan cinsel ilişki yaşadıklarını iddia etmekteydiler. Videoda Gina Lisa’nın itiraz sesleri duyulmasına rağmen savcı, mankenin cinsel ilişkiye değil tek tek bazı şeylerin yapılmasına gönülsüz olduğundan yola çıkarak tecavüz suçlamasına kuşkulu yaklaştı. Kadın örgütleri de medyada görünmek için herşeyi yapacağı önyargısıyla kadına sahip çıkmadılar. Daha sonra Ausnahmslos inisiyatifinin de başlatıcısı olan Antje Schrupp’un değişik gazetelerde yayınlanan bir yazısıyla kadına yönelik taciz ve tecavüzde ‚davetkar‘ giyindi ve hak etti yaklaşımı mahkum edildi. Gina Lisa’nın durumu,  cinsel suçlar ceza hukukunda yapılması planlanan değişiklik nedeniyle Adalet Bakanı Maas ve Aile Bakanı Schwesig’in de dikkatlerinin çekti.

Kadınlar başardı: koalisyonda mutabakat

Köln’de yılbaşı akşamı yapılan cinsel saldırılar ve Gina Lisa olayı gibi güncel gelişmelerin de etkisiyle katılımın yüksek olduğu Alman kadın örgütlerinin başlattıkları  ‚Hayır hayır demektir!‘ kampanyası başarılı oldu.  Federal Meclis’te 7-8 Temmuz’da yapılacak oturumda  ‚Hayır hayır demektir‘ kampanyasında ileri sürülen talepler Alman cinsel suçlar ceza hukukuna entegre edilecek. Daha önce aralarında görüş farklılıkları olan koalisyon partilerinin yasa değişikliğinde anlaştıkları bildirildi.

Neler değişiyor?

Üzerinde mutabakata varılan taslağa göre önümüzdeki dönemde yasanın 177. maddesine göre karşıdaki kişi istememesine rağmen girilen cinsel ilişki ve teşebbüste bulunmak ‚cinsel saldırı‘ olarak nitelenecek cezalandırılacak.  Cinsel saldırı 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.  Yasa, kurbanın isteyip istemediğine karar veremeyeceği veya tepki gösteremeyeceği kadar hızla gerçekleştirilen cinsel saldırıları da kapsamına alıyor.

Şimdiye kadar cinsel saldırı, üç nokta dikkate alınarak cezalandırılmaktaydı. Bir kişi  tehdit,  şiddet veya  karşısındakinin yardım alamayacağı kötü bir durumda olmasından yararlanarak cinsel ilşkide bulunması halinde suçlu olarak görülüyordu. kurbanın hayır demesi, yalvarması, ağlaması yeterli görülmemekteydi.

Yasanın 184 (i)  paragrafında ise cinsel taciz konusu ele alınıyor.  Yapılacak değişiklikle isteği dışında herhangi bir kişiye elle sarkıntılık yapan kişi iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.  Yasanın 184 (j) paragrafına göre ise Köln’de yılbaşı gecesi yapıldığı gibi grup oluşturarak cinsel taciz ve tecavüz etmek ya da girişimde bulunmak beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Kadın örgütleri hükümet partilerinin ‚tecavüz veya tacizin cezalandırılması için kadının bir kere dahi ‚hayır‘ demesinin yeterli olduğu konusunda anlaşmasını sağladıkları kampanyaya yüzbinlerce kadın katıldı.

 

 

Kadın örgütleri’nin kampanyasının içeriği:

Almanya’da her yedi kadından biri hayatında en az bir kez cinsel şiddetle karşılaşıyor. Yılda tecavüzle ilgili yaklaşık 8 bin duyurusunda bulunuluyor.  Uğradıkları tecavüzü saklayan yani suç duyurusunda bulunmayan kadınların oranı yüzde 85-95 arasında değişiyor. Suç duyurusunda bulunulan tecavüz olaylarında  ise cezaya çarptırılma oranı oldukça düşük ve bu oran giderek azalıyor.  2012 yılında tecavüzle ilgili suç duyurusunda bulunan kadınların sadece yüzde 8,4’ü suçlunun cezalandırılmasını sağladı.

#HayırHayırDemektir kampanyasıyla cinsel suçlarla ilgili cezalandırma sisteminin modernleşmesi hedef alınıyor. Federal Meclis’ten cinsel suçlar ceza hukukunda kapsamlı bir reform yapılmasını talep ediyoruz. Hükümetin bu konudaki güncel tasarısı kişinin cinsel açıdan kendi kararını kendi verme hakkını tam olarak korumuyor.

Almanya’da çoktan beri bir kişiye isteği dışında cinsel taciz ve tecavüzde bulunmak suç sayılmıyor.  Suç sayılması için bir tehdit, zorlama veya şiddet uygulanmış olması gerekiyor.  Gönüllü cinsel ilişki istemeyen kadınların direnecekleri, kendilerini müdafaa edeceklerinden yola çıkılıyor. Bu durum pratikte, bir kadının ağlaması, yalvarması ve birkaç kez ‚hayır‘ demesinin yeterli olmadığı anlamına geliyor.  Yumruk, tekme, tokat kullanarak fiziki karşı çıkılmaması halinde suçlular cezalandırılmıyor. Kadınların çoğunluğu için bu korku veya vücutlarının erkeğe göre güçsüz olması nedeniyle imkansız. Bazı kadınlar ise o sırada evde olan çocukları şiddet görmesin diye yapılanlara ses çıkarmıyorlar.

Almanya cinsel suçlar ceza hukukundaki açıkları kapatacak bazı değişiklikler yapmadan karşılıklı gönüllülüğe dayanmayan her cinsel taciz ve ilişkinin cezalandırılmasını esas alan İstanbul Konvansiyonu’nu imzalayamıyor.  Hükümetin şimdiki tasarısı açıkları kapatmıyor, cinselliğin gönüllü yapılmasını garanti altına almıyor. Bu nedenle federal hükümetin hukuk sistemini İstanbul Konvansiyonu’na uydurması zorunlu.