Tekellere karşı birlikte mücadele

Almanya’nın 7 ayrı kentinde 17 Eylül Cumartesi günü bir kez daha onbinlerce insan ABD ile AB arasında imzalanması planlanan TTIP ve AB ile Kanada arasında imzalanması planlanan CETA anlaşmalarına karşı sokağa çıkıyor. Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin de eylemlere katılması büyük bir önem taşıyor.

Almanya’da iki yıldır ABD ile AB arasında imzalanması planlanan Transatlantik Serbest Ticaret ve Yatırım Anlaşması’na (TTIP) karşı yerelden küçük etkinlikler ve toplantılarla başlayan mücadele gelinen aşamada kitlesel bir harekete dönüşmüş durumda. ABD’deki çalışma koşullarının Avrupa’ya taşınması, tekeller arasında rekabetin kızışması ve buna bağlı olarak çok sayıda sağlıksız ürünün piyasaya sürülmesinin planlandığı anlaşmaya karşı ilk büyük gösteri geçen yıl 10 Ekim’de Berlin’de yapıldı.

Örgütleyenlerin bile ne kadar katılımın olacağı konusunda bir tahmin yapamadığı gösteriye 250 bin kişinin katılması, TTIP’e karşı tepkinin halk arasında oldukça yüksek olduğunu açık olarak gösteriyordu. Ardından bu yılın nisan ayında Hannover’de yapılan gösteriye katılım da beklenenin çok üzerinde gerçekleşti. 90 bin emekçi bir kez daha asıl olarak ABD ve AB’deki büyük tekellerin işine yarayacak anlaşmanın geri çekilmesini talep etti.

Şimdi bu tepki eyaletler düzeyinde bir kez daha ifade edilecek. 7 ayrı kentte aynı saatte yapılacak eylemlere katılımın yine yüzbinleri bulması bekleniyor.

Halk arasındaki bu geniş tepki şimdiden anlaşmanın planlandığı gibi hayata geçirilemeyeceğini gösteriyor. Başta Fransa olmak üzere bir çok ülke anlaşmayı imzalamayacağını açıkladı. Almanya’da da özellikle koalisyon ortağı SPD içinde tepki yüksek. Bu nedenle TTIP’in Almanya tarafından da olduğu gibi onaylanmayacağı görülüyor.

Ne var ki; Almanya başta olmak üzere AB tekelleri, doğrudan ABD ile yapamadığı ticareti bu kez Kanada üzerinden, dolaylı olarak gerçekleştirmek istiyorlar. AB ile Kanada arasında bu yılın sonunda imzalanması planlanan Kanada-Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması (CETA), ABD-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması’nın yarattığı zemin nedeniyle AB ile ABD arasındaki serbest ticareti olanaklı kılıyor. Bu nedenle, gösterilerin merkezinde bu kez daha çok CETA bulunuyor.

ALMAN EMEKÇİLERİNİ ETKİLEYEN ANLAŞMALAR TÜRKİYE KÖKENLİLERİ DE ETKİLEYECEK

Alman emekçi ve gençlerinin yararlarının zararlarından çok olduğu bu anlaşmalara karşı vermiş olduğu kitlesel mücadelede ne yazık ki, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin önemli bir bölümü yok. Daha doğrusu anlaşmalardan da habersiz. Çok sayıda örgüt ve kurumun içinde yer aldığı birlikte göçmen örgütü olarak bir tek DİDF’in yer alması da ilgisizliğin düzeyini gösteriyor.

Türkiye’deki gelişmelerin, çatışmaların bu denli derin olduğu bir dönemde elbette dikkatler bu gelişmeler üzerinde olabilir. Ancak bu, yaşadığımız ülkelerdeki gelişmeler, sorunlar ve eylemler konusunda duyarsız kalmak anlamına gelmiyor.

Alman emekçilerinin karşı çıktığı gelişmeler, doğal olarak Almanya’da yaşayan biz Türkiye kökenlileri de yakından etkileyecektir. Hatta daha fazla. ABD’deki kuralsız çalışma koşullarının olduğu gibi AB’ye taşınması durumunda, sömürü ve baskı en çok düşük ücretli işlerde, kiralık firmalarda çalışan göçmen işçi ve emekçiler üzerinde yoğunlaştırılacak.

Keza, tekellerin daha fazla kar elde etmesi için değişik alanlarda yapılacak düzenlemeler, çevre, doğa ve yaşamın her alanında her ulustan emekçilere zarar verecektir. Bu nedenle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli işçilerin, emekçilerin çıkarı 17 Eylül’de Alman işçi ve emekçileriyle birlikte alanlarda olmaktır. Bu aynı zamanda son aylarda Türkiye-Almanya arasındaki gerilim nedeniyle körüklenmek istenen önyargıların püskürtülmesi için de önemli bir fırsattır. Alanlarda ortak sorunlar ve talepler için verilecek mücadele önyargıların panzehiridir. (YH)

ttip

Sermayenin insanlığın geleceği ile oynamasına izin vermeyelim!

TTIP’e karşı verilen mücadelenin örgütlenmesinde merkezi düzeyde yer alan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) yaptığı açıklamada, bütün Türkiye kökenli emekçileri güçlü şekilde eylemlere katılmaya çağırdı.

DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “TTIP ile yürürlüğe konulmak istenen yasalar doğal olarak, dünya genelinde işsizliği, yoksulluğu, savaşları, insanların ülkelerini terk etmesini hızlandıracaktır. Bugün milyonlarca insanın ülkesini terk etmesinin, işsiz, yoksul olmasının esas nedeni de bu yasaları gündeme getiren AB ülkeleri, ABD, Kanada gibi emperyalist ülkelerin ve tekellerinin politikalarıdır. Savaşların, yoksulluğun esas nedeni 67 kişinin mal varlığının 3,5 milyar insandan daha fazla olduğu bir sistem değil midir? Bu yasaların hayata geçmesi, daha fazla insanın yoksullaşmasından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Ve dünyanın neresinde olursa olsun, etkilerini her işçi, emekçi ve yoksul halklar hissedecektir. Sermaye sömürü politikalarının üstünü kapatmak için, işçilerin-emekçilerin dini ve etnik kimlikleri üzerinden bölmeye çalışıyor. Bu çabalar son dönemlerde yeniden yoğunlaştı. Bunun için 17 Eylül’de yapılacak yürüyüşlere tüm Türkiyelileri daha kitlesel katılmaya çağırıyoruz. 17 Eylül aynı zamanda emekçilerin birliğini ve kardeşliğini güçlendirmenin olanağıdır.” denildi. (YH)