Savaşın durması için mücadele etmeliyiz

8 Ekin’de Berlin’de savaş ve silahlanmaya karşı gerçekleştirilen eylemde, Sol Parti Federal Meclis Milletvekili ve Uluslararası İlişkiler Komisyon Üyesi Wolfgang Gehrcke ile Almanya’nın savaş ve silahlanma politikası ve Türkiye ile ilişkilerini konuştuk. Almanya’nın savaşlarda merkezi bir rol oynadığını belirten Gehrcke “Suriye’ye, Ukrayna’ya, Suudi Arabistan’a bakarsak savaşların hemen durması için mücadele etmek gerektiğini anlarız” dedi.

Aziz Koçyiğit / Berlin

Sayın Gehrcke, siz aynı zamanda 8 Ekim eyleminin örgütleyicileri arasındasınız. Bu eylemin amaç ve aktualitesi hakkında neler söylersiniz?
Bu acil bir ihtiyaçtı. Etrafımıza baktığımızda, dünyada birçok savaşın devam ettiğini görüyoruz. Ben bizim de savaşın tam ortasında olduğumuzu söylüyorum. Suriye’ye, Ukrayna’ya bir göz atarsak; Türkiye’deki gelişmelere, Suudi Arabistan’a baktığımızda, savaşların hemen durdurulmasının aciliyetini anlarız. Bunun için de, herkesin sokaklara çıkıp protesto etmesi gerekir. Almanya’da halkın büyük bir çoğunluğu gibi ben de barış talep ediyor ve onun için çaba gösteriyorum.

Almanya bu savaşlarda nasıl bir rol oynuyor?
Maalesef merkezi bir rol oynuyor. Almanya’nın savaşları reddetmesi beni mutlu ederdi. Biz Almanya’nın savaşlarda yer almasını istemiyoruz, silah satmasını istemiyoruz. Almanya bu bölgelere insani yardım etmeli, ilaç ve yiyecek gibi yardımlar yapmalıdır. Bunlar politik görüşünden bağımsız olarak herkesin yapması gereken şeyler. Bunun yerine Almanya hâlâ silah ihraç ediyor. Bunlar da IŞİD gibi örgütlerin eline geçiyor ve demokrasi güçlerine karşı kullanılıyor.

ERDOĞAN’LA ANLAŞMA YAPILMAMALIDIR’

Bir grup milletvekili geçtiğimiz günlerde Türkiye’de Alman ordusunun bulunduğu İncirlik üssünü ziyaret ettiler. Alman tornado uçaklarının uçuş kabiliyetlerinin olmadığı tartışması yapıldı. İşin aslı nedir?
Ben bu ziyarete katılmadım. Bunun arka planı Erdoğan’la yapılan anlaşmadır. Normal olarak başka bir ülkede askeri olan ülkenin milletvekillerinin onları ziyaret etmesi doğaldır. Bütün dünyada bu böyledir. Erdoğan bu anlaşmayı kötüye kulladı ve Almanya bu politikalara karşı hiçbir şey yapmadı. Keyfi istediğinde müsade edilmesi milletvekili saygınlığına gölge düşürür. Bu nedenle ben bu geziye katılmadım. Ben ister Tornado ister Awacs uçaklarının gönderilmesine karşıyım.
Elbette Türkiye Awacs uçaklarının kullanabilmesinin Almanya tarafından onaylanmasını bekliyor. Eğer bu yapılırsa Alman asker ve subayları da birlikte uçmak zorunda. Bu hukuksuzdur. Yani bu konularda Erdoğanla hiçbir anlaşma yapılmamalıdır.

Türkiye’de geçtiğimiz günlerde 12 televizyon ve 11 radyo kanalı kapatıldı. Bilginiz oldu mu? Ne düşünüyorsunuz?
Elbette. Federal Parlamento milletvekiliyim, çok okuyorum ve gelişmeleri yakından takip ediyorum. Bu politikalara boyun eğmemek gerekir. Ben Türkiye ile iyi ilişkilerden yanayım. Türkiye’de çok dostum da var.

Sizce Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olan Almanya ve Avrupa Birliği bu konuda neler yapmalı?
Öncelikle Türkiye’deki demokrasi güçleriyle birlikte çalışmalılar. Takibe uğrayanlara kapılarını açmalılar, onlarla dayanışmalılar. Bunlar mümkün olan şeyler. Türk hükümetiyle pazarlık edebilirler. Örneğin gazeteciler hakkında açılan soruşturmaların durdurulmasını talep edebilirler. Bunları kamuoyunun gündemine taşıyabilirler. Erdoğan basın ve kamuoyundan korkuyor. Türkiye’de cesur gazeteciler, avukatlar, sivil toplum örgütlerinde cesur insanlar var. Bunlar bizim müttefikimiz ama Cumhurbaşkanı değil.

Kapatılan televizyon kanalları ve radyolara dair sizin mesajınız ne olur?
Lütfen devam edin. Size tüm Türkiye halklarının ihtiyacı var. Bizim de size ihtiyacımız var. Sizler bizi aydınlatmazsanız, başka kim yapacak? Bu benim için çok önemli zira arkamızı dönmek değil, tam tersine gelişmeleri doğrudan bilmek istiyoruz.