Musul hesabı tutar mı?

2010’deki resmi nüfus sayımına göre 2.9 milyon kişinin yaşadığı Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’un Haziran 2014’de, Suriye rejimini yıkmak için başta ABD olmak üzere batılı güçler ve bölgesel aktörler tarafından desteklenen Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından ele geçirilmesinin üzerinden tam 27 ay geçti. Bugüne kadar kenti geri almak için yapılan bir kaç denemenin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, Irak ordusu bu kez daha güçlü bir hamle başlattı. Önceki gece başlatılan bu güçlü operasyonun ne zaman tamamlanacağı, nasıl sonuçlanacağı ise belirsiz.

Birleşmiş Milletler’in verilerine göre halen 1,5 milyondan fazla insanın yaşadığı Musul’da 4 ila 8 bin kadar IŞİD militanı bulunuyor. Ancak, aylardır açık açık hazırlıkları yapılan operasyon hazırlığı nedeniyle IŞİD’in kenti elinde tutmak için askeri yığınak yapmış olabileceği tahmin ediliyor. Bu da kenti kısa sürede teslim etmeye niyetli olmadığını gösteriyor. Zira, kentin savaşılmadan teslim edilmesi durumunda örgütün bölgede estirdiği “güç gösterisi”nin boş olduğu, çözülme sürecinin hızlanabileceği tahmin ediliyor.

Saldırıya geçen Irak ordusu ve Güney Kurdistan askeri gücü Peşmergelerin sayısının 30 bin (Bazı kaynaklara göre 40 bin) olması ve yüksek teknolojik silahlarla donatılması, askeri açıdan güç dengesinin açık arayla IŞİD’in aleyhine olduğunu gösteriyor. Bu askeri üstünlüğün sonucun da Irak ordusu ve Peşmerge’den yana olacağını gösteriyor. Ancak Musul hesabının planlandığı gibi kısa sürede olması ise pek beklenmiyor.

IŞİD’in içeride şehir savaşı yöntemiyle çatışmayı uzun sürece yayabileceği, Irak ordusu ve Peşmergelere yüksek zayiyat verebileceği de tahmin ediliyor. Musul’un kısa sürede ele geçirilmemesi durumunda hem bölgede hem de Irak içinde yeni sıkıntı ve çatışmalara yol açabileceğine şimdiden işaret ediliyor.

Die Tageszeitung gazetesinde dün yer alan yorum yazısında, Musul’un kısa sürede ele geçirilmemesi durumunda Şii Başbakan Haydar El Abadi’nin de Nuri el Maliki gibi devrilebileceği ifade edildi.

AB’NİN DERDİ SIĞINMACI VE TERÖRİST

Avrupa Birliği ise her zaman olduğu gibi, çatışma nedeniyle ne kadar sığınmacının geleceğinin derdine düşmüş durumda. AB Güvenlik Komiseri Julian King, Almanya’da yayınlanan Die Welt gazetesinde verdiği demeçte Musul’a yönelik yapılan büyük askeri operasyonun olumsuz sonuçlara yol açabileceğini belirterek, Musul’un ele geçirilmesi durumunda IŞİD militanlarının Avrupa’ya gelebileceği uyarısında bulundu. Başka bir değişle King, Musul’dan kaçacak terörist unsurların bölgede kalmasını istiyor.

Frankfurter Rundschau gazetesinde yer alan yorum yazısında, Musul’dan çıkan IŞİD’li teröristlerin şiddet eylemlerine bundan sonra da devam edeceğine işaret edilerek, “İslamcı şiddetin sona ereceğini varsaymak için ortada herhangi bir işaret yok. IŞİD başından beri şiddetin bireyselleşmesi üzerine kurulu. Bölgesel bir varlığa ise bağımlı değil. Öldürme bağımlısı milisleri için yeni geri çekilme alanları bulacaktır” diye yazdı.

İNSAN HAKLARI UYARISI

Yardım kuruluşları ve insan hakları örgütleri ise haklı olarak milyonluk şehrin ele geçirilmesi sırasında yaşanacak insanlık dramına dikkat çekiyorlar. Kızıl Haç Uluslararası Komitesi (IKRK), taraflara kentte yaşayan sivillerin durumuna dikkat edilmesini istedi. Ayrıca, kentten ayrılmak isteyen siviller için bir koridor açılmasını istendi.

Uluslararası Af örgütü ise, kentte yaşanabileceği insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, keyfi tutuklamaların ve idamların olabileceğini işaret etti. Ayrıca IŞİD’in sivil insanları kalkan olarak tutabileceğine dikkat çekildi.

ABD IŞİD’LİLERİN SURİYE’YE GEÇMESİNE GÜVENCE VERDİ

Irak ordusu ve Peşmergelerin yaptığı operasyon karşısında IŞİD üyelerinin kenti terk edebileceği konusunda değişik bilgeler Alman basınında yer alıyor. Dün Junge Welt gazetesinde yer alan haberde, Rus kaynaklarının ABD ve Suudi Arabistan’ın aracılar vasıtasıyla IŞİD ile görüşmeler yürüttüğü ileri sürüldü. RIA Novosti sitesinde de yer alan ancak adı belirtilmeyen Rus kaynak, ABD ve Suudi Arabistan’ın IŞİD üyelerine Suriye’nin doğusuna çekilmesi güvencesi verdiğini söyledi. Böylece, IŞİD gibi radikal dinciler üzerinden Esad rejimiyle mücadelenin bu bölgeye kaydırılabileceği ifade ediliyor. Aşrıca, Suriye ve Irak’taki IŞİD üyelerinin bir kısmının Libya’ya geçtiği de bir süre önce Alman basınında yer almıştı. Bütün bunlar, IŞİD’in elinden Musul’un alınması durumunda da örgütün varlığını uzun bir süre daha bölgede sürdüreceği anlamına geliyor.

MUSUL’U KİM YÖNETECEK?

Musul’un belkide uzun çatışmaların ardından IŞİD’den kurtarılacağı yayın bir görüş. Çünkü, Musul’un üzerinde hesap yapan bütün güçler terör örgütünün kentten çıkarılması konusunda hemfikir. Ancak IŞİD sonrasında kentin yönetiminin kimlerin elinde en büyük tartışma konusu. Irak yönetiminin eskiden olduğu gibi Musul’u merkeze bağlama isteğine iç dengeler açısından nasıl bir sonuç vereceği bilinmiyor. Türkiye’nin kendisine yakın güçler üzerinden kenti yönetmeye aday olması, çatışma olasılığını daha da güçlendiriyor.

Bölgede kontrolü kaybetmek istemeyen ABD ile adeta tetikte. Operasyon vesilesiyle bölgeye gönderilen 600 kadar ABD askerin de Musul’un geri alınmasına yardımcı olduğu belirtiliyor. Irak’ta halen 5100 ABD askeri bulunuyor.

AB üyeleri ise, Musul yönetimi konusunda şimdilik pek renk vermiyor. Ancak, Güney Kürdistan askeri gücüne verilen destek ve kurulan yakın işbirliği nedeniyle, Kürtlerin Musul yönetimine dahil edilmesi konusunda bir görüş oluşturabileceği söylenebilir. Bu nedenle her ülkenin IŞİD sonrası Musul üzerinde yaptığı planlan var. Bunların ne kadar tutup tutmayacağı ise başlatılan operasyonun sonucu belirleyecek.

 


ALMANYA’NIN PEŞMERGE PLANI

Irak ordusu öncülüğünde Musul’a yönelik başlatılan geri alma operasyonunda her ülke kendisine bir pay çıkarmaya çalışıyor. ABD fiilen bölgede askeri güç bulundururken, Almanya ve Fransa ise Peşmerge güçlerine verdikleri askeri eğitim ve silahla sürecin parçası olduklarını dile getiriyorlar.

Alman basınında yer alan haberlere göre, Alman ordusu tarafından eğitilen Peşmergeler operasyonun en önünde yer alıyor. Eylül 2014’te başlatılanr eğit-donat planı çerçevesinde Almanya’nın 11 bin Peşmergeyi eğittiği, bunların 400’ünün şu anda operasyonda yer aldığı ifade edildi.

Peşmergeler ayrına Milan tipi Alman malı panzer savunma sistemi, G 36 ve P1 marka Alman silahları taşıyor. Yine Peşmergeleri taşışan “Dingo” marka araçların da Alman malı olduğu belirtildi. N-TV’de yer alan haberde Ekim ayına kadar toplam 2200 ton Alman savaş araç ve gereci Irak ordusuna verildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, Musul operasyonun Irak’ta IŞİD’e karşı mücadelede dönüm noktası olduğunu söylerken, Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, operasyonun uzun sürmesini beklediğini ifade etti.

Öte yanan Peşmergelerin eğitilmesinde yer alan Fransa da da konferans hazırlığında. Fransa’nın davetiyle ABD ve 12 ülkenin savunma bakanlarının katılacağı bir toplantı Paris’te yapılacak.

Yücel Özdemir