CSU, AfD ile yarışıyor

Başbakan Merkel’in partisi CDU’nun Bavyera Eyaleti’ndeki kardeş partisi CSU, ırkçı AfD’nin yerine oynamaya hazır olduğunu gösterdi. Münih’te yapılan genel kongrede AfD’yi aratmayacak kararları parti programı haline getirdi. Merkel, kongreye katılmadı.

Önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimler öncesinde ırkçı-yabancı düşmanı AfD’nin yükselişe geçmesini gerekçe gösteren Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi, yaptığı kongrede daha sağcı-milliyetçi çizgide bir programı karar altına aldı. 5 Kasım’da Münih’te toplanan CSU Genel Kogresi’nde bu kez kardeş parti CDU Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel katılmazken, önümüzdeki genel seçimlere “milliyetçi-muhafazakar” bir programla girme kararı alındı.

CSU Genel Başkanı ve Bavyera Başbakanı Horst Seehofer, bu programla milleyetçi-muhafazakar çizgide olanlar için de oy verilebilecek bir parti olmasını hedeflediklerini söyleyerek, “Biz klasik bir partiyiz. Ancak ortanın sağındaki kesimlerin de partisiyiz” dedi.

Seehofer, partinin siyasetteki yerinin “Orta-sağ” olduğunu belirterek, bundan sonra başta Bavyera olmak üzere değişik eyaletlerdeki seçmenler için de adres olmak istediklerini ifade etti.

MİLLİYETÇİ-MUHAFAZAKAR PROGRAM

Die Ordnung/Düzen” başlığıyla hazırlanan CSU programında, genel anlamda “çokkültürlü toplum” söylemine karşı çıkılıyor ve bunun yerine “Alman öncü kültürü” öne çıkarılıyor. Asıl olarak bunun belirleyici olduğuna vurgu yapılıyor. Dolayısıyla, göçmenlere de bu “öncü kültürü” kabul etmesi ve ona göre yaşaması öneriliyor.

Genel olarak İslam’ın bir din olduğundan hareketle İslam doğrudan hedefe konulmazken, “Politik İslam”a karşı mücadele de programın en temel ayaklarından birini oluşturuyor. AfD de sürdürmüş olduğu propaganda da açıktan İslam karşıtlığını öne çıkarıyor. AfD, utanmadan yaşanan bir çok sorunun İslam’dan kaynaklandığını söylerken, CSU bunu biraz çevirerek “Politik İslam” olarak adlandırıyor. Özünde, her iki söylem de aynı kapıya çıkıyor.

Bu nedenle, genel seçimler öncesinde her iki parti arasında özellikle Bavyera’da İslam üzerinden sürdürülen yabancı düşmanlığı konusunda amansız bir rekabetin süreceği şimdiden anlaşılıyor.

SIĞINMACILAR İÇİN ÜST SINIR ISRARI

CSU, ayrıca, ülkeye gelecek sığınmacılar için bir üst sınırın belirlenmesini de programına yazdı. Hatta bu üst sınırın önümüzdeki dönem kurulacak bir hükümet için şart olarak öne sürülmesi de isteniyor. Bu nedenle Merkel’in izlediği sığınmacılar politikası CSU tarafından kongrede sıkça eleştirildi.

Genel Başkan Yardımcısı Manfred Weber, bu şartın olmadığı bir koalisyonda yer almayacağını açık olarak dile getirdi. Bu da seçimler öncesinde AfD ile sığınmacı düşmanlığı üzerinden de CSU’nun yarışa gireceği anlamına geliyor.

2007’den bu yana ilk kez temel program üzerinde bir tartışma yapan CSU, almış olduğu yeni kararlarla siyasetteki yerini daha fazla sağa kaydırdı. Muhafazakarlık ve Alman kültürünün korunmasının merkeze alındığı programda, genel olarak göçmenler üzerinden önyargıların körüklenmesi esas alındı.

Bu sağcı programın AfD’nin yükselişini ne kadar engelleyip engellemeyeceği ise önümüzdeki genel seçimlerde görülecek.

Federal Göç ve Uyum Bakanı Aydan Özoğuz yaptığı açıklamada, CSU’nun sağ bir programı karar altına almasını eleştirdi. (YH)