Ücretler arasında fark artıyor

Almanya’da kadın ve erkek, doğulu ve batılı, kadrolu ve kiralık, süreli ve süresiz sözleşmeli işçilere ödenen ücretlerde ciddi farklar var. Hükümete soru önergesi veren Sol Parti Federal Milletvekili Klaus Ernst, “Kiralık işçilik ücret dampinginin örgütlenmesidir” diyerek değerlendirmede bulunuyor ve kiralık işçiliğin yasaklanmasını talep ediyor. Ernst, “taşerona verilecek işlerin ise ancak işyeri temsilciliğinin onayı ile mümkün olmasını” istiyor.

Federal Almanya’nın ekonomisinin iyi olması milyonlarca işçi açısından bir şey değiştirmiyor. Tekeller kârlarına kâr katarken işçiler arasındaki ücret farklılıkları artıyor. İş yasalarında “eşit işe eşit ücret” prensibi olmasına karşın çalışma yaşamının hiçbir alanında bu prensip geçerli değil.

Başta kadın ve erkek işçilerin aldıkları ücretler arasındaki fark olmak üzere kadrolu ve süreli sözleşmeli, kısa süreli işler, kiralık ve taşeron işçi olarak çalışanlar arasındaki ücret farkı olağanüstü artıyor. Yıllardır “iş piyasasının yeniden düzenlenmesi” adı altında güvencesiz işlerin artmasının önünü açan uygulamaları eleştiren mücadeleci sendikacıların bunların geri alınması, düzenlemelerin iptal edilmesini talep ediyorlar.

YÜZDE 60 ÜCRET FARKI

Sol Parti Federal Milletvekili Klaus Ernst’in hükümete verdiği soru önergesine verilen yanıtta, kiralık işçilerle kadrolu işçiler arasında ücret farkının yüzde 60 dolayında olduğu belirtildi. Buna göre Aralık 2015’de kiralık işçi olarak çalışan bir emekçinin aldığı ortalama brüt ücret 1799 Euro düzeyindeydi. Aynı dönem kadrolu olarak çalışan bir işçinin aldığı ortalama brüt ücret ise 3084 Euro düzeyinde.

Bu durumun bir “skandal” olduğunu belirten Ernst, “Kiralık işçilik uygulaması ücretlerin düşük tutulması için örgütlenmedir” diyerek tepki gösteriyor. Alman sermayesinin ülkede ve uluslararası alandaki başarısının sırrının da milyonlarca emekçinin güvencesiz işlerde çalışmasında olduğunu ifade eden Ernst, “Bu durumun değişmesi için yıllardır yapılan regülâsyonların geri alınması gerektiğini” söylüyor.

Kiralık işçilerin yüzde 60’a varan bir düzeyde düşük ücretle çalışmalarının hiçbir haklı açıklaması olamayacağını dile getiren Ernst, “Bu işçilerin kalifiye düzeylerinin düşük olduğu da gerçeği yansıtmıyor. Kiralık işçi olarak çalışanların yüzde 59’u diplomalı meslek sahibi konumundalar. Bütün işçiler arasında diplomalı meslek sahibi oranının yüzde 62 olduğu göz önüne alındığında ücretlerin düşük olmasının kalifiye olup olmamakla bağlantılı olmadığı görülecektir” diyor.

SINIF BÖLÜNMÜŞ DURUMDA!

Ernst’in soru önergesine verilen yanıt (bkz. www.mdb-klaus-ernst.de/) işçi ve emekçiler arasındaki ücret farklılıklarının had safhada olduğunu gösteriyor. Özellikle işçilerin durumuyla ilgili bilgi isteyen Ernst’e hükümet tarafından verilen yanıtta kadın işçilerin erkeklere göre yüzde 11 daha az ücret aldıklarını görülüyor.

Süreli iş sözleşmesine sahip olanlar ise süresiz iş sözleşmesine sahip olanlara oranla yüzde 22 daha az ücret alıyorlar. Buna göre süreli iş sözleşmesine sahip olanların ortalama saat ücreti 13,54 Euro iken bu miktar süresiz iş sözleşmesine sahip olanlarda 17,42 Euro’ya çıkıyor.

İşçilerin doğu ve batı da farklı ücret aldıklarını hatırlatan Ernst bunu, “Birleşmenin üzerinden 26 yıl sonra bu farklı muamelenin hiçbir mantıklı açıklaması olamaz” diye değerlendiriyor. Batı Almanya’da işçilerin ortalama olarak 17,63 Euro saat ücreti alırken Doğu Almanya’da ise bu miktar ortalama olarak 12,80 düzeyinde. “Yüzde 28 dolayında olan ücret farkı kabul edilemez” diye vurgulayan Ernst, Doğu Almanya’da işçilerin ayrıca yüzde 41’inin düşük ücretli işlerde çalıştığını da dikkat çekiyor.

“Doğu Almanya’da düşük ücretli işler çok az bir gerileme gösterirken Batı Almanya’da ise 2001-2014 arasında yüzde 8,8’den 13,1’e çıktı” diye açıklamada bulunan Ernst, “Normal iş koşullarına dönmemiz gerekiyor” diyerek hükümetin yanıtını değerlendiriyor. (YH)