Avusturya’nın Türkiye’ye ambargosu ne anlama geliyor?

Gökhan UYSAL
Viyana

Avusturya Parlamentosu, geçtiğimiz hafta aldığı kararla Türkiye ile yaptığı silah ticaretini durdurdu. Pazar payına bakıldığında Türkiye’yi çok etkilemeyecek gibi görünen bu karar, AB ülkeleri arasında Türkiye’ye uygulanan ilk ambargo olma özelliği taşıması nedeniyle önemli. Avusturya ile Türkiye ilişkilerinin bu noktaya nasıl geldiğini, Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan ile konuştuk.

TÜRKİYE İLE SİLAH TİCARETİ 2008 YILINDA BAŞLADI

Avusturya, Türkiye silah pazarına 2008 yılında Glock ve Steyr marka silahlarıyla girdi. 2012 yılına gelindiğinde ise Avusturya’dan Türkiye, Suudi Arabistan ve Libya’ya 40 milyon avroluk silah satışı gerçekleşti. Bu, dünya silah pazarında çok küçük bir yüzdeye denk gelse de Avusturya’nın silah ihracat oranını ciddi biçimde yükseltti. Milletvekili Berivan Aslan’nın verdiği bilgiye göre Parlamento raporlarında öne çıkan 2011-2012 yıllarında Türkiye’ye gönderilen 600 adet keskin nişancı Steyr SSG tipi silahın Kürt illerinde yürütülen operasyonlarda halka karşı kullanılması oldu.

Avusturya’nın Türkiye’ye ihraç ettiği silahlarla ilgili ise Avusturya Sosyal Demokrat Partisi ve Avusturya Halk Partisi’ndan oluşan koalisyon hükümeti, herhangi bir detay vermekten kaçınıyor. Ambargo, savunma sanayiinde kullanılan yedek parça ihracatını kapsamıyor.

AMBARGO HAZIRLIĞI YENİ DEĞİL

Kararnamenin hazırlanması ve Parlamentoya gelmesi ise, Avusturya ve Türkiye’nin yaşadığı siyasi krizden 8 ay önceye dayanıyor. Yeşiller Partisi Milletvekilleri Peter Pilz ve Berivan Aslan öncülüğünde, silahların Dışişleri Komisyonunda gündeme getirilmesi bir karşılık bulmayınca tasarı hazırlıklarına başlanıyor.

İki ülke arasındaki krizin Türkiye’deki gelişmeler doğrultusunda büyümesiyle de Parlamentoda bulunan altı parti tasarı çalışmalarını ortak yürütme kararı alıyor.

Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan süreci şöyle özetliyor: “Türkiye’deki gelişmeler kaygı vericiydi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik yürütülen politikalara karşı Meclisten kararname çıkartmıştık. Medyaya yönelik kapatma ve susturma eylemleriyle birlikte seçilmiş milletvekillerinin tutuklanması üzerine Parlamentodan, Türkiye ile müzakerelerin durdurulması üzerine bir kararname daha geçti. Biz bu karara destek vermedik çünkü müzakerenin durdurulması değil de askıya alınmasını talep ediyorduk. Bunu da Türkiye’deki demokratik kitlelerin tamamen çaresiz bırakılmaması için istedik. Çünkü Erdoğan tam olarak müzakerelerin bitmesi ile kendini izole etmek istiyor.”

‘BİZİM BİLDİRİMİZ AP’NİN KARARINDA ETKİLİ OLDU’

“İki hafta sonra ise Parlamentoda bulunan beş partinin fraksiyon başkanları ile Yeşiller Partisi adına ben, Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerin ve milletvekillerinin serbest bırakılması, barış müzakerelerine geri dönülmesi adına yeni bir bildiri imzaladık. Bu bildiriyi AB ilgili birimlere ve Uluslararası Parlamenterler Birliği’ne (IPU) gönderdik. Bu hamlemizden sonra da Avrupa Parlamentosu’ndan da müzakereleri askıya alma önergesi çıktı. Bu önergede de Avusturya’nın etkisi olduğunu düşünüyorum fakat bu gelişmelerin Türkiye devletine bir etkisi olmadı. Daha somut adım atma ihtiyacı duyduk. Silah ambargosu da atılacak somut adımların ilkiydi ve devamının geleceğinin de bir mesajıydı.”

‘DEMOKRATİKLEŞME’ YARDIMI DURSUN TALEBİ GÜNDEMDE

AB’nin Türkiye’ye “demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünü sağlamada” kullanması için verdiği yıllık 700 milyon avro ve yine aynı sebepten 2020 yılına kadar vermeyi planladığı 2.45 milyar avro, Avusturyalı parlamenterler arasında çokça tartışılan konulardan bir diğeri. Verilen paraların AKP’nin kasasına gittiği ve savaş harcamaları olarak kullanıldığı düşüncesi ise Avusturya Parlamentosunu somut adım atmaya yönetmiş. Berivan Aslan, gönderilen bu paraların da kesilmesi yönünde çalışmaların yapıldığını ve yakın zamanda somut adımların atılacağını söylüyor.

‘AMBARGONUN ETKİSİ DOLAYLI YOLDAN OLACAK’

Avusturya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Başkanı Coşkun Kesici de, söz konusu ambargonun direk olarak Türkiye’ye etkisinin pek fazla olmayacağını fakat savunma sanayiinde Avusturya’dan alınan yedek parçaların dolaylı olarak Türkiye’yi etkileyebileceği görüşünde. Gazetemize konuşan Kesici, “Türkiye’ye karşı alınan ambargo kararının bozulan ilişkilerin ardından gelmesi dikkat çekici. Top şimdi Türkiye’yi yönetenlerde. Atacakları adımlar gelişmelerin seyrini belirleyecek. İlan edilen ve uzatılan OHAL’in, Avrupa’yla ilişkilerin ‘buhal’e gelmesinde önemli rol oynadığına şahit oluyoruz.”