DİTİB imamlarından ‚ajan‘ yarattılar

Yücel ÖZDEMİR

Almanya’da “en büyük İslami kuruluş” olarak tanımlanan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile Türkiye devleti arasındaki ilişki yıllardır değişik düzeylerde tartışılıyor. DİTİB, resmi açıdan her ne kadar Alman Dernekler Yasası’na göre kurulmuş ve bir “Almanya derneği” statüsünde olsa da örgütün asıl olarak Ankara’daki Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olduğu ve oradan gelen raporlar çerçevesinde hareket ettiği biliniyor.
Buna rağmen Federal Hükümet, merkezi Köln’de olan DİTİB’i yılda bir toplanan İslam Konferansına ve Uyum Zirvesi’ne davet ederek resmi muhatap ilan etti.

900 CAMİ VE DERNEK
Ülke genelinde 900’e yakın cami ve derneğin bağlı olduğu DİTİB’in asıl kadroları ise Türkiye’de Diyanet tarafından beş yıllığına gönderilen imamlar. Die Welt gazetesinde dün yer alan habere göre Türkiye’den gönderilen ve DİTİB’e bağlı camilerde çalışan 970 imam var. Yine Diyanet tarafında her yıl DİTİB’e 1.8 milyar avro bütçe aktarılıyor. Bu bütçeyle bir taraftan imamlar ve diğer personelin maaşı ödenirken diğer taraftan da yeni camiler yapılıyor.
Kurulduğu 1985’ten bu yana Türkiye’de hükümeti kuran bütün partilerin yaptığı gibi AKP de DİTİB’i kendi politik amaçları için etkili şekilde kullandı, kullanmaya da devam ediyor. Her DİTİB camisi neredeyse AKP seçim bürosu haline getirildi. AKP’nin Almanya’daki uzantısı Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Gelsenkirchen DİTİB cami imamlarına seçimlerde gösterdikleri üstün çabadan ötürü ödül dahi verdi.
AKP için Almanya’da bu denli önemli olan DİTİB ve onun imamları, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bu kez etkili şekilde Gülen Cemaati ve muhalif güçlere karşı “ajan olarak” kullanılmaya başlandılar.

AJAN GİBİ LİSTE TUTTULAR
Cumhuriyet gazetesinden Mahmut Lıcalı’nın yaptığı habere göre, DİTİB imamları yaşadıkları kentlerde cemaat üyeleri ve muhalif kesimlerle ilgili ayrıntılı raporlar hazırlayarak Türkiye’ye gönderdiler. Raporlarda DİTİB camilerine gidenler arasında kimlerin Gülen Cemaati taraftarı olduğu listelendi.
Ayrıca, yaşadıkları kentte cemaate ait okullar, ders yardım kursları, işverenlerin isimleri de imamlar tarafından tutulan raporlarda yer aldı.
Örneğin Bonn’daki imam tarafından gönderilen raporda, imamın Aleviler, Kürtler hakkında bilgi toplayarak Ankara’ya ilettiği görüldü.
Münih’teki bir imamın raporda ise Gülen Cemaati tarafından kentte düzenlenen Türkçe Olimpiyat’ları hakkında bilgi verildi. Olimpiyatlara katılan Alman siyasetçileri ve televizyon sunucu Sabine Christiansen’in de ismi yer aldı.
Raporlar imamlar tarafından doğrudan bölge konsolosluklarına gönderildi. Cemaat ve muhalif kesimlere karşı “ajan” gibi kullanılan imamların durumu konusunda bugün yazılı bir açıklama yapan DİTİB Yönetim Kurulu, “Ne DİTİB Yönetim Kurulu, ne eyalet örgütleri, ne de bölge örgütleri imamlara böyle bir emir vermiştir. Sözü edilen raporların hiçbiri DİTİB ve değişik bölümlerine ulaşmamış ya da bir yere ulaştırılmamıştır. Camiler herkese açıktır, politika ve polemik yerleri değildir” denildi.
Açıklamada DİTİB’in partiler üstü bir kurum olduğu ve bu prensibe bağlı kalmaya devam edeceği ileri sürüldü.
DİTİB imamlarının “ajan” gibi çalışması Almanya’da geniş yankı yarattı. Konunun hükümet tarafından de ele alınabileceği belirtilmişti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra DİTİB’in açıktan AKP ve Erdoğan’dan yana açıklamalar yapması da tepkiyle karşılanmıştı. Bir çok eyalet hükümeti, örgütle işbirliğini bitirmişti.

HER YÖNDEN BASKILAMA
17-25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla başlayan AKP-Cemaat gerilimi 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da artarken. pek çok DİTİB camisine cemaat üyeler giremez oldu.
Gülen Cemaati’nde yakınlığıyla bilinen Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun, bir dergiye yaptığı açıklamada her imamın bir ajan gibi hareket ettiğini belirterek, imamın dediklerini yapmayanların cemaat üyesi ilan edilerek dışlandığını söyledi.
Almanya’da Gülen Cemaati’nin 150 bin üyesinin olduğunu ileri süren Karakoyun, şa anda cemaat içinde DİTİB’den bağımsız eğitim içerikli camilerin yapılmasının tartışıldığını dile getirdi.
DİTİB, Büyükelçilik ve bölge başkonsoluslukları üzerinden Gülen Cemaati’nin özel okulları ve ders yardım kurslarına yönelik de geniş bir kampanya sürdürülüyor. Bir çok kentte AKP’den yana saf tutan ya da korkan cemaat sempatizanın cemaate yakın derneklerden istifa ettiği, çocuklarını okullara ve ders yardım yerlerine götürülmediği belirtiliyor.
Gazetemize bilgi veren bir kaynak, Köln’de cemaate yakınlığıyla bilinen Dialog Gymnasium’un kapatılması için Türkiye başkonsolusluğunun, okulun bulunduğu Mülheim semtinde belediye ile görüştüğü ve okulun kapatılmasını istediğini söyledi.