Doğrusu eğrisi

DİDF üyesi Dortmund Bezent e.V. derneğinde bir süredir çalışma yürüten „Doğrusu eğrisi“ adlı tiyatro grubu, hem oyuncuları hem sergiledikleri oyunlarla dikkat çekiyor. Ev kadınları, işçiler ve öğrencilerden oluşan grup, hayatın içinden seçtikleri konuları kendileri oyunlaştırıp sahneye taşıyorlar. Şimdiye kadar Dortmund ve Bochum’da sahneye çıkan grubun yönetmeni Helin Doğan, çalışmalarını gazetemiz için yazdı.

‚Doğrusu eğrisi‘ tiyatro grubu, Dortmund Bezent e.V kültür komisyonunun bir çalışması olarak ortaya çıktı. Çoğunluğu çalışan kadın ve gençlerden oluşuyor. Daha önce tiyatro izlemiş, tiyatroyu seven ama daha önce hiç sahne deneyimi olmamış bir topluluğuz.
Bir araya geldiğimizde, yaşamın içinden seçtiğimiz konulardan skeçlerle başlayalım dedik ve konuları birlikte belirlemeye başladık. İşe girişince, yaşamın insana o kadar malzeme verdiğini gördük ve çalışan bir arkadaşın işyerinde arkadaşlarıyla yaşantısından, hak mücadelesine, alışkanlıklarımıza, kıyıya vuran mülteci çocuklardan, göçmenlerin yerli toplumla ilişkilerine, Türkiye’deki demokrasi ve basın özgürlüğü gibi birçok olaya kadar kendimizi konu deryasına düşmüş bulduk.

BİRLİKTE TARTIŞIP BİRLİKTE YAZIYORUZ

Bütün bu konu ve olayları emeğin gözünden sahneye yansıtalım dedik. Kimi zaman güldürüp kimi zaman düşündüren skeçler ürettik ve oynadık. Oynamayı düşündüğümüz her konuyu aramızda konuştuk yaşanılanları sorguladık, üzerinde fikir yürüttük.

Tiyatronun ismini de ona göre belirledik: Yaşam doğrular ve eğrilerle dolu. Doğru!.. kimine göre, nedir tam doğru olan? Eğri!… kimine göre eğri? Doğruyu, eğriyi aldık ve teraziye koyduk, hangisinin ağır basacağını izleyicilere bıraktık.

İlk skeçlerimizi oynadığımız günün bir gün öncesinde bütün ekip heyecandan uyuyamadı ve sonradan birbirimize itiraf ettiğimiz korkular yaşadık.

Neden mi korktuk’ derseniz, ev kadınları ve işçilerden oluşan ekibimiz hayatında hiç tiyatro oynamamıştı ve bizim için büyük bir sınav olacaktı. Yani kendimizi kanıtlayacağımız bir olanağı iyi kullanamazsak çalışmamızın sona ereceğini hepimiz düşünüyor ama birbirimizle paylaşamyorduk.

EMEK VE ÖZVERİNİN BAŞARAMAYACAĞI ŞEY YOKTUR

Dortmund’da 80 kişiye oynadığımız ilk oyun büyük bir ilgiyle izlendi. Arkadaşlarımızdan aldığımız olumlu tepkiler‚ “biz bu kadarını beklemiyorduk” şeklindeki değerlendirmeler bütün ekibinin kendine güvenini artmasını sağladı.

Çalışma koşularımız, yer sorunu, teknik bilgideki noksanlığımız, maddi imkansızlıklar vb. zorluklar karşısında, özveriyle cebimizden ve evlerimizden getirdiğimiz dekorla sahneye çıktık ve bu bir kez daha kendi tecrübemizle gördük ki, emek ve özveriyle başarılmayacak hiç bir şey yoktur.

Ekipte çoğunluğu kadın arkadaşlarım oluşturuyor. Yer sonumuz yüzünden akşam 20.00’de başlayan çalışmamız gece 12 kadar sürüyordu. Bunun yalnız ve çalışan anneler için ne demek olduğu ortada. Uyutulup gelinen çocuklar, sabahın beşinde işe gitmeler… Ama ilk oyunumuzun ardından bu kadar emeğin boşa gitmediğini görmemiz, tiyatroyu hayatımızın bir parçası haline getirdi.

Daha sonra Bochum DIDF derneğinde iki kere farklı oyunlarla sahne aldık. Orada bizi çağıran Bochum derneğinin sıcak yürekli insanları ve oyundan sonraki beğeni ve tepkileri, her oyunda daha geliştiğimizi söylemeleri, tiyatro yolunda doğru şeyler yaptığımız gösterdi.

Şu anda yeni oyunumuz bitti ve ilk yine Bochum’da oynadık. Konumuz ‘integrasyon’. Çok güleceğiniz ve mutlaka kendinizi içinde bulacağınızı garanti edebiliriz. Oyunumuzun Almanca ve Türkçe olması da ayrıca ilgi çekiyor.

Son olarak bize değer verip bu satırları okumaya zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum ve diyorum ki, tiyatro ekibimizin bu Şubat ayına kadar oynayacağı oyunların gelirini dayanışma amacıyla kapatılan Hayatın Sesi TV’na vereceğiz. Buluşmak dileğiyle.