Küreselleşme korkusu aşırı sağı büyüttü

Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin yanı sıra Avrupa Birliği’nin değişik ülkelerinde aşırı sağcı-popülist parti ve örgütlerin son yıllarda yükseliş içinde olduğu sıkça dile getiriliyor. Ancak, bu yükselişin neden olduğu konusunda değişik görüşler ortaya atılıyordu.

Bertelsmann Vakfı tarafından Avrupa’nın 9 ülkesinde 14 bin 936 kişi arasında yapılan bir araştırmada, insanların hangi nedenlerden dolayı aşırı sağ partilere oy verdiği ortaya konuldu. Araştırmada, küreselleşmeyle birlikte insanlar arasında korkuların büyüdüğü bu nedenle sağ partileri tercih ettiği tespit edildi.

Araştırmaya katılanların yüzde 55’i genel olarak küreselleşmeyi olumlu bulurken, yüzde 45’i olumsuz değerlendiriyor. Bu oran sağcı partilere oy verenler arasında ise çok daha yüksek.

Bertelsmann’ın araştırmasına göre, Almanya’da AfD’ye oy verenlerin yüzde 78’i, Fransa’da Milliyetçi Cephe’ye oy verenlerin yüzde 76’sı, Avusturya Özgürlük Partisi’ne (FPÖ) oy verenlerin yüzde 69’u küreselleşmeyi tehlike olarak görüyor.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Bertelsmann Vakfı Başkanı Aart De Guest, “Küreselleşme korkusu nedeniyle tereddüt içinde olan yurttaşları popülist partilere terk edemeyiz” diyerek diğer partileri göreve çağırdı.

Araştırmanın sonucuna göre küreselleşme nedeniyle korku içinde olan insanların endişe duyduğu konuların başında göç, savaş, çevre, yoksulluk, ekonomik kriz ve terörizm geliyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 54’ü göçü tehlikeli görüyor ve kendisini yaşadığı ülkede yabancı olarak hissediyor. Bu şekilde düşünenlerin yüzde 55’inin yabancılarla irtibatı yok.

Küreselleşmeyi tehlike olarak görenlerin yüzde 47’si ülkesinin AB’den ayrılmasını istiyor. Şans olarak görenler ise yüzde 83 AB’de kalmayı savunuyor.

Araştırmanın ortaya çıkardığı bir diğer önemli nokta ise partilere güvenin oldukça azaldığı, Küreselleşme korkusu yaşayanların sadece yüzde 9’u partilere güveniyor. Küreselleşmeyi şans olarak görenlerde ise partilere güvenenlerin oranı yüzde 20.

Aynı şekilde demokrasiye güven de oldukça azalmış durumda. Küreselleşmeyi tehlike olarak görenlerin yüzde 38’i demokrasiye inanırken, yana olanların yüzde 53’ü demokrasiden memnun.

Araştırmanın sonuçları, aşırı sağcı parti ve akımların asıl olarak kapitalizmin yaratmış olduğu sorunlardan dolayı ortaya çıkan korkuları kullanarak güçlendiğini gösteriyor. Sol parti ve akımlar ise sorunları işleme, geniş kitlelere seslerini ulaştırmada büyük bir sıkıntı çekiyor. Söz konusu konularda izlenecek politikalardaki belirsizlikler de bu sıkıntıyı daha da büyütüyor.

Eski sosyal demokrat partilerin çoğu artık temel insani değerlerden, adaletten, paylaşımdan, eşitlikten söz edemez oldu. İnandırıcılıkları kalmadı. Çünkü, küreselleşmenin ilan edildiği dönemde en acımasız neoliberal politikalar bu partiler tarafından hayata geçirildi.

Dolayısıyla bunların yeniden 70’li, 80’li yılların sosyal demokrat partilerine dönüşerek geniş kitlelerin desteğini alması pek mümkün görünmüyor. Daha soldaki sol sosyal demokrat partiler ise küreselleşmenin yarattığı temel sorunların çözümü konusunda kafa karışıklığı içinde ve ürkek. Sistemle bağlarını koparıp doğrudan muhalefeti yerine bazı rötuşlarla sorunların çözülebileceğini söylüyorlar. Bunun elbette ideolojik nedenleri var. Dolayısıyla henüz geniş kitlelere güven vermekten uzaklar.

Küreselleşmenin yarattığı korku ve endişelerin popülist sağa, milliyetçiliğe değil de sola kaymasının yolu, sistem ve onun partilerine karşı güçlü alternatifler üretmek ve bunları yüksek sesle korkmadan ifade etmekten geçiyor. (YH)