AB Zirvesi’ne Halep damgası

Önceki gün Brüksel’de toplanan AB Zirvesi’nde Halep’te batı yanlısı güçlerin yenilmesi, Surye ve müttefiklerinin kazanması damga vurgu. AB’nin bölgedeki gelişmelerin dışında olduğu bir kez daha görüldü. Rusya ile ilişkiler yeniden gerilim sürecine girdi. Sığınmacılar konusunda ise Türkiye ile imzalanan anlaşmanın devam ettirilmesine karar verildi.

28 AB ülkesinin liderinin bir araya geldiği Brüksel’deki yıl sonu zirvesinde, Suriye’deki gelişmeler sadece rutin bir gelişme olarak gündemde yer alıyordu. Gündemin baş sırasında sığınmacılar, göç, Türkiye ile müzakereler gibi konular bulunuyordu. Ancak, 11 saat süren ve planlandığından daha uzun süren zirveden bir gün önce Halep’te Batı yanlısı terörist grupların kontrol ettiği Doğu Halep’in Suriye rejimin eline geçmesi, zirvenin de gündemini değiştirdi.

Almanya’da yayınlanan Die Welt gazetesinin dün yazdığına göre, Halep’deki gelişmelere dikkat çekmek üzere AB Konsey binası önünde yapılan gösteriye katılan Doğu Halep Belediye Başkanı Brita Hagi Hasan, AB Konsey Başkanı Donald Tusk’un ani kararıyla AB Zirvesi’nde davet edildi. “Bir anda” kendisini Avrupa’nın en güçlü liderlerinin karşısında bulan Hasan, Halep’de bir katliamın yapıldığına dikkat çekerek Avrupalı liderleri bir an önce harekete geçmeye, katliamı durdurmaya çağırdı.

Die Welt, Hasan’ın “Bir an oradakilerin sizin akrabalarınız olduğunu düşünün” şeklindeki sözlerinin AB liderlerini derinden etkilediğini yazdı.

Ancak, bu feryat karşısında AB’nin güçlü liderlerinin Suriye, Rusya ve İran’ı protesto etmekten başka yapabileceği bir şey yok. Zira zirve sonrasında yayınlanan ortak açıklamada Suriye yönetimi açık bir şekilde katliam yapmakla, Rusya ve İran da katlama ortak olmakla suçlandı. Bunun dışında AB ülkelerinin şu anda yapabileceği başka bir şey yok.

RUSYA’YA AMBARGOYA DEVAM

Zirve öncesinde Ukrayna dolayısıyla Rusya ile gerilen ilişkileri yumuşatmayı planlayan AB, Halep’deki gelişmeler nedeniyle bu planından vazgeçerek, yaptırımların devam etmesinde karar verdi. Bu da AB-Rusya ilişkilerinin bir süre daha normalleşmeyeceği anlamına geliyor.

Bölgedeki gelişmeler üzerinde bir etkisi bulunmayan AB ülkeleri, Batı yanlılarının kazanması durumunda bunlar üzerinden hareket etmesi bekleniyordu. Bunun için 9 milyar Euro yeniden inşa için ayrılmıştı. Ancak, Suriye ve Rusya’nın kazanmasından sonra söz konusu paranın verilmeyeceği belirtiliyor.

Suriye’nin Halep’i terörist gruplardan geri almasına üzülen AB liderleri, bundan sonra bölgede etkili olamayacaklarının farkında. AB Konsey Başkanı bu durumu, “Avrupa bölgede etkili olmak istediği kadar olamadı” şeklinde özetledi.

AB ve işbirlikçilerinin bölgedeki planlarını bozan Rusya’ya karşı yine sert söylem öne çıktı. Bu nedenle ekonomik ambargo Temmuz 2017’ye kadar uzatıldı. İngiltere ve Polonya’nın ambargonun tam bir yıl uzatılması önerisi ise kabul görmedi.

TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİNE DEVAM

Zirve öncesinde yoğun bir şekilde tartışılan Türkiye ilişkiler konusu ise daha çok sığunmacı akının durdurulması çerçevesinde ele alındı. AB Dışişleri Bakanları toplantısında alınan yen müzakere başlıklarının açılmaması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Müzakerelerin dondurulmasını isteyen Avusturya, Türkiye’nin AB üyesi olmasına karşı olmadığını açıkladı.

Zirvede sığınmacılar konusunda Türkiye ile yapılan ve 18 Mart 2015’te yürürlüğe giren anlaşmaya bağlı kalındığı vurgulandı. AB Konseyi Başkanı Tusk, bu konuda yeniden bir AB-Türkiye Zirvesi yapılabileceğini belirterek, basın ve insan hakları konusunda AKP Hükümeti tarafından yapılanlara göz yumduklarını bir kez daha gösterdi.

Zirvede, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin bundan sonra nasıl devam edeceği gündeme getirilmedi ve Avrupa Parlamentosunun „müzakerelerin dondurulması” yönündeki tavsiye kararına atıfta bulunulmadı. Bu da AB Zirvesi’nin AP kararını yok saydığı anlamına geliyor.

Zirve sonuç bildirgesinde AB’nin 18 Mart Türkiye-AB Zirvesi ortak açıklamasındaki taahhütlere bağlı kaldığı hatırlatıldı ve belirtilen bütün noktaların hayata geçirilmesi istendi.