Berlin saldırısının faturası sığınmacılara

Almanya’da Berlin’de Noel pazarına yapılan TIR’lı saldırının ardından başlayan güvenlik tartışmaları yeni yasal düzenlemeleri beraberinde getirdi. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ve Federal Adalet Bakanı Haiko Maas tarafından üzerinde anlaşmaya varılan yeni “güvenlik paketinde” Almanya’ya gelip iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların hızlı şekilde sınırdışı edilmesi bulunuyor.

Mevcut yasalara göre iltica başvurusu kabul edilmeyenler ülkeyi terk etmelerine üç ay kala sınırdışı hapishanesine konulabiliyor. Gönderilecekleri ülkenin sığınmacıyı almamaya yanaşmaması durumunda ise söz konusu sığınmacı hapiste tutulamıyordu. Bakanlar tarafından üzerinde anlaşmaya varılan yeni düzenlemeye göre bu üç aylık süre kaldırılırken, sınırdışından önce gözaltına alma süresi de dört günden 10 güne çıkarılıyor.

Bakanlar ayrıca “terör tehlikesi” ya da “güvenlik için tehlikeli” görülen sığınmacılar çok fazla delil ortaya konulmadan gözaltına alınabilecek. İçişleri Bakanı tarafından geçtiğimiz yaz aylarında gündeme getirilen bu öneri, Berlin saldırısından sonra hükümet partileri tarafından üzerinde kolayca anlaşmaya varılan bir diğer madde oldu.

ELEKTRONİK PRANGA

İçişleri ve Adalet bakanlarının üzerinde anlaştıkları bir diğer önemli nokta ise kişilerin dinlenmesi ve izlenmesinin yaygınlaştırılması oldu. Hakkında sınırdışı kararı verilen ancak sınırdışı edilemeyen “tehlikeli yabancılara” elektronik pranga takılacak. Her iki bakan 2016’da cezaevinden çıkan tehlikeli kişilere elektronik pranga takılması konusunda anlaşmaya varmıştı. Yeni anlaşmaya göre güvenlik birimleri tarafından “tehlikeli” ilan edilen bütün kişilere elektronik pranga takılabilecek.

Bakanlar ayrıca, geldikleri ülkeler ve kimlikleri konusunda yetkili daireler tarafından şüphe duyulan sığınmacıların bulundukları bölgeleri terk etmemesi, terk etmesi durumunda yüksek cezaya çarptırılması konusunda da anlaşmaya vardı. Önümüzdeki dönemde AB ülkeleri arasında geldikleri ülkeler ve kimlikleri kesin olarak bilinmeyen ya da şüphe duyulan sığınmacılar konusunda ortak çalışmalar yoğunlaştırılacak.

HIZLI SINIRDIŞI DÖNEMİ

Bir diğer önemli nokta ise iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların sınırdışı edilmesi. Berlin saldırısını yapan Anis Amri’de olduğu gibi, vatandaşı olduğu Tunus’un geri almaya yanaşmamasından yola çıkarak bu ülkeler üzerinde baskı kurulacak. Geri kabul anlaşması yaptığı halde sığınmacıları kısa zamanda almayan ülkelere verilen Kalkınma Yardımı’nın ya da ekonomik desteğin kesilmesi veya vize düzenlenmesinin yeniden ele alınması söz konusu olabilecek. Hedef, iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların en kısa zamanda sınırdışı edilmesi olacak.

2015’in yaz aylarında Almanya’ya giriş yaptıktan kısa bir süre sonra radikal dinci olduğu tespit edilen Berlin saldırganı Anis Amri’ye karşı gerekli önlemleri almayarak, saldırıya zemin hazırlayan güvenlik birimlerinin bu zaafı şimdi, hiç bir şekilde saldırıyla ilgisi olmayan sığınmacılara fatura edilmek isteniyor. Zira bakanlar tarafından üzerinden anlaşmaya varılan düzenlemeler her ne kadar ilk etapta “tehlikeli” görülen sığınmacılar için yapıldığı ileri sürülse de gerçekte çok daha fazla insanı etkileyecek.