Medya olayları ırkçı yaklaşımla yansıttı

Köln’de iki yılbaşı gecesi olanlar Alman kamuoyunda mültecilere karşı düşmanlığı körükledi, yaptırım ve sınırdışı politikalarını hızlandırdı. Kurbanların yani kadınların talepleri ise dikkate alınmadı. Heinrich Böll Vakfı’na bağlı Gunda Werner Enstitüsü (GWI) Köln’de iki yılbaşı gecesi olan bitenlerin devlet televizyon ve radyolarında nasıl ele alındığını araştırdı. Araştırmada olayın kadınlara yönelik saldırı olmasından ziyade göç kökenliler tarafından işlenmiş olmasının öne çıkarıldığı belirlendi. GWI, araştırma sonuçlarını yayınladığı raporda, haber programlarının ırkçı unsurlar taşıdığını ama feminist bir perspektiften çok uzak olduğunu belirtti.

Nasıl bir habercilik yapılmalıydı ve gazeteciler kendilerini hangi problemlerle karşı karşıya buldular? Araştırmanın bazı sonuçları şöyle:

Haberlerde suçlular, homojen bir grupmuş gibi yansıtıldı. Böylece suçlular, ötekiler, ‚Kuzey Afrikalılar‘ olarak nitelendi ve cinsiyetçilik, cinsel şiddet bir kültürün ürünüymüş gibi gösterildi.

Devlet televizyon ve radyoları homojen görülen suçlulara nasıl bir ceza verilmesi gerektiğine endekslendi. Suçlular Kuzey Afrikalı ‚ötekiler‘ olduğuna göre sınırdışı etme veya iltica yasasının sertleştirilmesi sonuçlarına varıldı.

Insel şiddetin toplumun her kesimini ilgilendiren ve her kesiminde ortaya çıkan bir fenomen olduğu göz ardı edildi veya gözlerden gizlendi. Bu konuda uzman görüşleri almaya gerek bile duyulmadı ve Alman Kadın Hukukçular Birliği’nin cinsel suçlara verilen cezanın arttırılması girişimine ilgi duyulmadı, anlamı araştırılmadı.

Kadın inisiyatiflerinin başlattığı „bizim feminizmimiz ırkçılığa da karşıdır“ kampanyası, oldukça kısa haberleştirildi. Kamuoyunun bu düşünce ve kampanya hakkında bilgi alması taraflı olarak engellendi.

Gunda Werner Enstitüsü 2007 yılında kuruldu. Heinrich Böll Vakfı’na bağlı olarak feminizm ve cinsler arasındaki demokrasi konularında seminer ve araştırmalar yapıyor. Hedefleri arasında kadın haklarını güçlendirmek, bilim, politika ve sivil toplum arasında koordineli çalışmayı teşvik etmek, feminist ve cinsler arası demokrasi konularındaki adımları eleştirel olarak izlemek yer alıyor.