İşyeri temsilciliğine engeller artıyor

Hans-Böckler-Vakfı’ına bağlı WSI’nin (Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü) araştırmaları sonucuna göre, patronlar her altı işyerinden birinde işyeri temsilciliği (BR) kurma girişimine karşı, adaylara işten çıkarma tehdidinde bulunarak seçim kurulu atanmasına çeşitli yöntemlerle engel oluyor.
 Özellikle yeni kurulmak istenen işyeri temsilciklerine karşı işletmeler saldırgan davranıyor.

Birçok işletmede işçiler, yasal olan birlikte karar verme haklarını kullanma durumunda patronların kendilerine karşı hile ve baskısını hesaba katmak zorunda.

WSI araştırmacıları geçtiğimiz yıl IG BCE, IG Metall ve NGG sendikalarında çalışan 159 sendikacıdan değişik işyerlerinde işyeri temsilciliği seçimlerinde yaşadıkları ve edindikleri tecrübeler hakkında sendikacıların yarısından fazlasından alınan cevap, işletmelerde gerçekleştirilen işyeri temsilciliği seçimlerini işverenin engelleme girişimi ile karşılaştıkları oldu.

KORKU VE ÇIKIŞ TEHDİTİ
 İLE MÜDAHALE ARTIYOR

Özellikle yiyecek ve içecek endüstrisi ve gastronomi işletmelerinde durum daha ağır bir hal alıyor. Bu branşlarda, yeni işyeri temsilciliği kurma veya gerçekleşen seçimlerde sendikacıların yüzde 76‘sı patronların çeşitli engelleme girişimleri ile karşılaştıklarını belirtiyor. Metal-elektro endüstrisinde bu oran yüzde 53, IG BCE’nin alanlarında yüzde 43. Ayrıca her üç sendikacıdan biri, işverenlerin, seçilmiş işyeri temsilcilerinin işlerini yapmasına engel olduğunu, zorluklar çıkardığını belirtiyor. NGG’de bu oran yüzde 48, IG BCE’de yüzde 37 ve IG Metall’de yüzde 31.

Ankete katılan IG BCE’nin sorumlu olduğu 35 bölgesi ve IG Metall’in 103 şubesinde yapılan araştırmada, 2013 ve 2015 yılları arasında gerçekleştirilen işyeri temsilciliği seçimlerinde toplam 10 bin 445 temsilci seçilmiş. Gerçekleştirilen seçimlerin yüzde 1,7‘sinde işyeri yönetiminin engelleme girişimleri ile karşılaşılmış. Yeni işyeri temsilciliği kurulmasında bu oran çok daha çok. IG BCE ve IG Metall’in sorumlu olduğu ve ilk temsilcilik seçimlerinin gerçekleştirildiği 835 işletmede bu oran yüzde 16,3‘a denk geliyor.

Araştırmaya göre, BR seçimlerini sabote etmek için işverenlerin başvurdukları yöntemlerin başında adaylara gözdağı vermek ve korkutmak geliyor. Seçimlerin engellendiği yerlerin yüzde 71‘inde bu durum yaşanmış. Yüzde 61‘inde seçim kurulunun atanmasına engel olunarak ve yüzde 43‘de kendilerine yakın adayları destekleyerek tutumlarını göstermişler. Temsilcilik seçimlerinin engellendiği işletmelerin beşte birinde adaylara çıkış verilmiş. İşverenlerin, seçilmiş temsilcilerin engellenmesi için en sık başvurduğu yöntemler arasında, üyelerin istifaya zorlanması, işten çıkarma ve iş mahkemesinde anlaşmaların feshi başvuruları geliyor. Bu durumun yaşandığı işletmelerde, seçimlerin engellendiği gerekçesi ile suç duyurusunda bulunan işyeri temsilcilerinin oranı yüzde 7,7 ve var olan işyeri temsilcilerine karşı saldırılardan dolayı ise yüzde 7,5.

Anket için görüşülen sendikacıların verdikleri bilgiye göre, işverenlerin yarısı, bu engelleme girişimi için hukuk firmaları ve çeşitli danışmanlıklar devreye sokarak dışarıdan yardım alıyor.

Sonuç olarak bilim insanları şu konuda hemfikirler: „işyeri temsilciliğine dayak atma“ sorunu endüstriyel sektör boyutuna varmış durumda.

İHLALLERE KARŞI YASAL TEDBİR VE GÜVENCE

Araştırmacıların yaptıkları analizin ardından altını çizdikleri şey, işyeri yönetiminin saldırılarından koruyacak kapsamlı bir yasal düzenlemenin ne kadar önemli olduğu. Burada Behrens ve Dribbusch’un özellikle arzu ettikleri, işyeri temsilciliği seçimlerinin hazırlanmaya başladığı ilk günden itibaren bu hazırlığa katılan tüm işçilerin çıkıştan korunacağı yasal bir düzenleme. Aynı şekilde ihlallerin etkili yaptırıma tabi tutulmaları. (YH)