Fransa’da karışık bir dönem açıldı

Fransa’da Mayıs ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine Sosyalist Parti’de sol kanat adayı Benois Hamon yarışı kazandı. Hamon’un sağ kanada karşı elde ettiği başarı yeniden “solda birlik” tartışmalarını alevlendirdi.

Deniz Uztopal

Fransa’da 29 Ocak Pazar günü gerçekleşen Sosyalist Parti’nin (SP) cumhurbaşkanlığı seçimleri adaylık yarışmasını partisinin sol kanadını temsil eden Benois Hamon kazandı. İlk turda 7 aday adayının yarıştığı ön seçimlerde ikinci tura eski Eğitim Bakanı Benois Hamon ile eski Başbakan Manuel Valls kalmıştı. Parti içi sol ve sağ kanat olarak kutuplaşma, adaylar ve taraftarları arasında sert karşılıklı atışmalardan sonra partinin sol kanadının temsilcisi Hamon, sağ kanadının temsilci Valls’ı yüzde 59 oy alarak eledi ve SP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak belirlendi.

PARTİ İÇİNDE KUTUPLAŞMA

2012’de iktidara gelen ve geldiği günden itibaren istikrarlı bir şekilde sağa kayan Hollande ve hükümetleri, emekçi kesimlerin büyük tepkilerini çekmiş ve 60 yıllık 5. Cumhuriyet tarihinin en az kamuoyu desteği alan Cumhurbaşkanı olma rekorunu kırmıştı. İzlenen liberal politikalar en son eski Cumhurbaşkanı, emekçi düşmanı Nicolas Sarkozy’nin bile meclise getirmeye cesaret edemediği El Khomri İş Yasası’yla doruk noktasına gelmişti. Emekçiler ve sendikalar buna karşı aylar süren bir mücadele başlatmış, fakat OHAL’in verdiği yetkiler kullanarak aşırı şiddete başvurulmuş, işçiler, sendikacılar, gençler gazlanmış, coplanmış, hatta yürüyüş yasaklamasına kadar gidilmiş ve nihayetinde meclis üç kez baypas edilerek İş Yasası onaylatılmıştı. Toplumda biriken bu tepkiler, SP içine de yansımış ve parti içinde ciddi bir muhalif çıkmış ve tekrar partisinin desteğini alabilmek için yapılan onca manevraya karşın Hollande yeniden aday olmayacağını açıklayınca adaylık yarışması başlamıştı. Aralarında beş eski bakan olmak üzere yedi aday SP’nin adayı olabilmek için kampanyaya başlamış, fakat 22 Ocak’ta seçimlerin ilk turunda Benois Hamon ve Manuel Valls ikinci tura kalmıştı. 29 Ocak pazar günü gerçekleşen ikinci turda ise Hamon, yüzde 59 oyla artık SP’nin adayı oldu.

Beş yıldır iktidarda olan ve hayata geçirdiği emek düşmanı politikaları ile emekçiler içerisinde büyük tepkiler çeken SP gibi bir parti içerisinde sol-sosyal demokrat bir çizgiye sahip bir genç adayın seçilmesi Fransa siyasi arenasında yaşanan kutuplaşmanın devam ettiğinin ifadelerinden birisidir. Merkez sağ partisi “Cumhuriyetçiler” de ultra-liberal ve aşırı muhafazakar bir çizgiyi savunan François Fillon’un adaylık yarışmasını kazanması ve seçimleri kazanma ihtimalinin yüksek olması, aşırı sağcı Marine Le Pen’in seçimlerin ikinci turuna kalma ihtimalinin yüksek olması, Hollande’ın eski ekonomi bakanı ve eski bankacı Emmanuel Macron’in kamuoyu yoklamalarında desteğin giderek artması ve bakanlar içinde bile destek bulması, antiliberal ve eski sol cephe bileşenlerin ezici çoğunluğunun adayı olan Jean-Luc Melenchon’un kamuoyu yoklamalarında hükümet partisinin önüne geçmesi ve en son olarak da Benois Hamon’un adaylık yarışmasını kazanması Fransa siyasi arenasında değişimlerin yaşandığının somut örnekleridir.


HAMON KİMDİR?

49 yaşında olan Benois Hamon, Sosyalist Parti’nin sol kanadını temsil ediyor. François Hollande’in iktidarının ilk iki yılında, 2012-2014 arasında önce Sosyal Ekonomi ve Tüketim Bakanlığı, ardından da Eğitim Bakanlığı yaptı. Bu yıllarda hükümetin liberal ve emek düşmanı politikalarıyla dayanışma içinde olan, bunları içeriden eleştirdiğini savunan Hamon, 2013 sonbaharında İçişleri Bakanı olan Manuel Valls ve Üretimi Kalkındırma Bakanı Arnault Monterbourg’la birlikte dönemin Başbakan Jean-Marc Ayrault’ya karşı gizli bir ittifak yaparak görevden alınmasının ve Manuel Valls’in başbakan olmasında rol oynadı. Fakat partisinin sağ kanadının temsil eden Valls’in sert ve ısrarlı ultra-liberal çizgisinden dolayı, Hamon görevden alındı. O tarihten itibaren ise SP içinde sol çizgiyi savunan akımlara yakınlaştı ve Valls hükümetine açıktan muhalefet etmeye başladı. Uzun süre Hollande’nın tekrar aday olmaması için iç çalışma yürüttü ve cumhurbaşkanının ne partisini birleştirebileceği, ne de kazanama şansının olduğunu açıklamasından sonra adaylık yarışmasına katıldı. Gençler içinde popüler olan ve rakibi Valls’ın sosyal liberal çizgisine karşı sol sosyal demokrat bir çizgi savunan Hamon, adaylık yarışmasını kazanırken aynı zamanda SP’nin doğal lideri haline geldi.

23 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kazanma ihtimali şimdilik zayıf görülen Hamon en azından giderek sağa kayan partisinin siyasi çizgisini daha sol-sosyal demokrat bir çizgiye çekmesi bekleniyor. Fakat bu eğilimin parti içerisinde daha fazla kutuplaşmaya neden olması kaçınılmaz gibi görünüyor.


SOLUN BİRLİĞİ TARTIŞMASI YENİDEN ALEVLENDİ”

Hamon’un yaptığı ilk deklarasyonda seçimleri kazanabilmek için tüm solun birliği çağrısında bulundu ve eski bir tartışmayı tekrar alevlendirdi. Özellikle de Yeşiller Partisi adayı Yannick Jadot ve anti-liberal solun adayı Jean-Luc Melenchon’a açıktan çağrı yaparak ortak bir çizgide birlik yapma çağrısı yaptı. Yeşiller Partisi içinde SP’ye yakın kanadının temsilcisi olan Jadot daha bir açıklama yapmamakla birlikte Hamon’un daha önce dillendirdiği çağrıya sıcak baktığı biliniyor. Jean-Luc Melenchon ise “SP’den beklenecek bir şey yok” diye uzatılan eli şimdilik reddetti.

Fakat bu tartışmalar devam edecektir ve olası bir hükümet oluşturma ittifakının programı konusundan önce atılması gereken birçok adım var. Her şeyden önce Benois Hamon kendi partisinin birliğini sağlaması gerekiyor, fakat şimdilik yapılan açıklamalar bunun zor olacağını gösteriyor. Örneğin ikinci turda rakibi Valls partinin sağ kanadının temsilcisi ve Benois Hamon’un savunduğu programının “gerçekçi” olmadığını defalarca ifade etti ve programı savunamayacağını açıktan belirtti. SP’den ayrı ve bağımsız cumhurbaşkanlığına aday olan eski Macron’un savunduğu liberal çizgi ise partinin sağ kanadı içerisinde olumlu yankı buluyor. Şimdiden Macron’u destekleyeceğini açıklayan sosyalist milletvekillerinin sayısı az değil ve bunların daha da artması bekleniliyor. Fakat SP’nin sağ kanadı, örgütü Hamon ve ekibine de bırakmak istemiyor, dolayısıyla Macron’a destek büyük ihtimalle sınırlı olacak. Yani SP’nin birliğinin sağlanması zor gibi görünüyor. Hamon’un programının sağa kayması bunların desteğini kısmen alabilecektir fakat bu sefer de var olan desteğinin önemli bir kısmını kaybetme ihtimali yükselecek ve kamuoyu yoklamalarında yüzde 17’lere kadar çıkan Sol Cephe bileşenlerinin adayı Melenchon ile yakınlaşması imkansızlaşacaktır. Fakat burada Fransa Komünist Partisi’nin tavrı belirleyici olacak. Büyük iç tartışmalardan sonra alternatifsizlikten dolayı Melenchon’un adaylığını desteklemeye karar vermiş ama bunu utangaç bir şekilde yapan FKP, başından beri “solun” birliğini savunuyor. Melenchon’a karşı tekrar aynı çizgiye dönmesi işleri tekrar karıştırabilir.